Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Xavi’


Aylardan beri bugünü bekliyorum. Kısa ve öz de olsa dolu dolu yazabilmeyi. Turnuvanın en güzel ve heyecanlı maçlarında arasında gösterilmeye aday bir Almanya – İspanya maçı izleyeceğiz birazdan. Herkesin favorisi Almanya. Çünkü hem Arjantin hem de İngiltere’yi 4 golle eledi. Attıkları gollerin dışında oynadıkları güzel futbol da favori olarak gösterilmelerinin en büyük nedeni. Ama bu akşam için ben Almanya’nın İspanya’yı eleyebileceğinden çok emin değilim. Hatta finali Hollanda ile İspanya’nın oynamasını istiyorum. Bu da beni İspanya’nın Almanya’yı eleme ihtimaline meyillendiriyor. Sadece duygusal yaklaşmıyorum. Gerekçelerim var elbette.

Almanya çok iyi futbol oynadı hem İngiltere, hem de Arjantin maçında. Turnuva boyunca Arjantin için yapılan en önemli eleştiri ne idi? Takımın orta sahasız ya da 5 atakçı 5 savunmacı ile oynadıklarından dolayı yaşadıkları-yaşayacakları orta saha zaafıydı. Almanya maçında bunu yaşadılar. Veron o maçta oynamadı bile! Tek başına Mascherano’ya güvenmekse çok anlamsız kaldı. Sonuç orta sahasız bir Arjantin Almanya’dan 4 yedi!

Altın jenerasyon olarak gösterilen İngiliz takımında ise Capello Gerrad’ı sağ kanada, James Milner’ı da sol kanada koydu ve iki oyunucunun sahadan silinmesini sağladığı gibi bir de kanatları çok iyi kullanana Almanya’ya davetiye çıkardı. Stoperdeki ve defanstaki eksikler ve zaaflar da Almanya’nın affedemeyeceği şekildeydi ki Almanlar affetmedi ve kontraya çıktıkları 3 atakta 3 gol bulup İngilizleri kupadan sepetlediler.

Arjantin ve İngiltere orta sahaları, Khedira, Schweinsteiger, Müller ve Podolski’den oluşan futbolu iki yönlü oynayabilen Almanya’nın orta dörtlüsüne mağlup oldu. İngiltere’de birbirine benzeyen oyuncu fazlalığı ve yaratıcı oyuncu eksikliği ile Arjantin’de tek adam dayalı sistem iki takımın da sonunu getirdi. İki takımda da bahsettiğim bölgedeki zaaflar İspanya’da mevcut mu peki?

İspanya dünyanın en iyi orta sahasına sahiptir dese 100 kişiden kaçı hayır diyebilir? Xavi, Iniesta, Busquets bu yıl birarada  40’tan fazla maç yaparak inanılmaz bir uyum içinde. Busquets dışında Xavi de, Iniesta da maç sıkıştığında bireysel inisiyatif alıp skoru değiştirebilecek isimler ve oyunu çok iyi okuyup yönlendiriyorlar. Xabi Alonso sessiz maestro gibi. Uzaktan beklenmedik şutları ise skoru takımının lehine değiştirebilir. Tamam daha fazla zırvalayamayacağım bu adamlar hakkında.

Biraz önce İspanya’nın maça Torres’le değil de Pedro ile başlayacağı haberi bence İspanya’yı bir adım öne götürüyor. Gerçi Pedro Barcelona’da ilk 11’de çıktığı maçlarda değil de sonradan girdiği maçlarda daha iyi oyunlar sergiledi. (Şu anda Mustafa Doğan diyor ki…) İspanya’nın zaafı beklerinin ileri çıkması imiş. Arkalarında çok açık bırakıyorlarmış bu bekler. Çağdaş futbolda olması gereken şey de zaten bu değil mi? Beklerle hücuma destek vermek… Ayrıca Busquets ne güne duruyor? Bekler çıkınca bu iki oyuncunun kademesine girsin diye… Neyse Mustafa Doğan Alman’dır ondan diyelim…

Kıssadan hisse kalecisiyle, defansıyla, ortasahası ve forvetiyle dünyanın en iyi isimlerine sahip İspanya, bence bir adım önde olan takım. Hem daha iki yıl önce Avrupa’nın en büyüğü olan takım İspanya finalde Almaya’yı elememiş miydi? Almanya ise İspanya’dan çok daha iyi olduğu için değil Arjantin ve İngiltere’ye karşı aldıkları galibiyetlerin getirdiği hava ile İspanya’yı eleyebilir. Bence bu maçta İspanyol orta sahasında Mesut Özil kaybolabilir… Gönlüm İspanya’dan yana… İspanya çıksın ki dünya kupası “anadoluya” daha önce bu kupayı hiç kazanmamış bir takıma gitsin…

Read Full Post »

Bu aralar Aurelio gibiyim


Bir kaç yazı önce de kendimi Xavi gibi hissettiğimi söyleyen bir başlık altında tuşlamıştım klavyeyi. Fakat tamamen o gün oynadığım maça dair bir hissiyattı bu. Bu seferki böyle değil. Bu sefer hayata dair bir Aurelio’luk var bende. Birşeyler yazmama engel olan bir şeyler var sanki ve bu ne bulamıyorum. Kimi tahminlerim var beni tutan şeylere dair. Ama tam bulamıyorum bunun nedenini… Bulana kadar da yan pas yapmaktayım Aurelio gibi. Yazamıyorum yani gole gidemiyorum. Sürekli yan pas… Al ver, sağa bak, sola bak, öne bak… Baktın dolu, kimse boşa kaçmıyor, pas atacak kimse yok geri dön, yan pas ver. Sonra en çok topa dokunan adam ol, en çok isabetli pas atan adam ol… Şu anda aynen böyleyim… Du bakalım ne zaman bitecek bu durgunluk. Herhalde ne zaman yine yeni şeyler söyleyebildiğimi hissettiğim zamanda gaza basabileceğim.

Bu arada şu istatistikleri ölçme şeklini değiştirin allah aşkına. Sırf bu yüzden Aurelio gibi adamlar sükse yapıyor. O tarz adamlar beğeniliyor. Bakınız Mustafa Sarp! Türk futbolunun önündeki en büyük engel şu istatistikler…

Read Full Post »


www.yeniresimler.com-komik_karikatrler-resimler-seluk-erdem_6

Son halı saha maçımı 12 Ağustos’ta yaptığımdan o günden bu güne dek bu günlüğe bir yazı ekleyememiştim. Geçen hafta içi maç dolu geçti. Yani bu iki farklı maç yazısı demek. Aslında geçen salı gününden önce de 2 maç daha yapmıştım ancak o iki maç için yazılacak çok bir şey yok. İki kelam edeyim sadece o iki maç için. Takımların dengesizliği ve benim bulunduğum takımdaki oyun ve mevki disiplini çok çok farklı iki galibiyet almamızı sağladı. Bu iki maç için pek söylenecek bir şey yok… Gelelim salı günü yaptığım maça… (devamını oku…)

Read Full Post »


Kaynağını söylemem. Ama zaten hepimiz Galatasaray’ın iki tane daha bomba transfer yapacağını biliyoruz. Bunlardan birinin Luca Neill olma ihtimali gittkçe artıyor. Kaynağım bunu doğruladı. Diğer isim ise beni düşündürdü. Çünkü artık kendisinin hem Ulusal Takımda hem de avrupa futbolunda yeri azaldı. Artık bizi Lampard,Gerard,Xavi,İniesta tipi adamlar paklar. Bu pozisyonun ikinci kalitedeki isimleri Appiah,Essien, Emana’dır… Üçüncü kaliteye ise Ernst,Cisse,Poulsen gibi adamlardır… Hepsi de arzu edilen futbolculardır. Aldığım habere göre bomba transferlerden diğeri olan Aurelio ise bunların artık yanından geçemez. Ki transfermarkt.de’de yazana göre sözleşmesi 30.06.2011’de bitecek olan oyuncunun değeri 10 milyon Euro. Kendisine yıllık minimum 2 Milyon Euro verileceğini düşünürsek, ben bu paraya bir Mehmet Topal (Çanakkale Dardanel’den 1 Milyon Euro’ya gelmişti) daha bulunabilir diyorum. Bekleyip göreceğiz.

mehmet aurelio betis

Fakat yine de ters köşeye düşeceğimizi düşünüyorum ben. Fransa’ya gidip, yeni transferin kulübünden (Olympic Lyon) bir oyuncunun (Govou) dedikodularının ortaya çıkmasından sonra yine aynı kulüpten yine aynı mevki için oyuncu (Keita) transfer edildi. Bugünlerde ise en çok konuşulan şey elbette takıma bir yabancı defans oyuncusunun katılacağı konusu. Coloccini diyorlar. Sanmıyorum. Çünkü o haberin kaynağı Haldun Üstünel değil. Ama bence oyuncunun adresi belli. Yeni transferimizin Premier Lig’den geleceği kesin. Yine aynı taktiği düşünürsek Coloccini değil de Kamerun asıllı Fransız genç Sebastien Bassong neden olmasın yeni stoperimiz. İçimden geçen o en azından.

Sebastien-Bassong1_1666890

Read Full Post »


trt_logoKonfederasyon Kupası bu aralar tek üst düzey futbol zevkimiz. TRT’ye dünyanın öbür ucundaki futbol ziyafetini evimize taşıdığı için çok teşekkür ediyoruz. Ama maç anlatılırken yapılan  yanlışlar, hatalar benim canımı çok sıkıyor vallahi.

Maç izlerken, bir spikerin yapmasını en sevmediğim şey o futbolcunun adını yanlış söylemesidir. Yanlış telafuz edebilir, dili dönmeyebilir, dili sürçebilir de, Ahmet’e Süleyman, Tuncay’a Nihat denmesini anlayamıyorum. Eğer işin buysa, top Süleyman’daysa gidip de top o oyuncudayken mikrofona Muhammed demeyeceksin! Dememelisin. (devamını oku…)

Read Full Post »


xavi-iniestaCumartesi günü oynanacak İspanya-Türkiye maçında ikisi de orta sahada olmayacak. İniesta en az 10, Xavi de haftasonu oynadığı maç sonrası yaşadığı sakatlıktan dolayı 2 hafta top oynayamayacak. İkisi de stada gelmezlerse muhtemelen evlerinde maçı böyle izleyecekler.  Yerlerine Xabi Alonso, Cazorla ve Senna oynayabilir. Belki de kadroya Guti’yi çağırabilir Del Bosque. Real Madrid’de en çok güvendiği isimlerden biri oydu. Bu arada İspanya’da defansta Puyol’un da olmadığını hatırlatalım. Bu durumda İspanya karşısında şansımızın biraz daha artacağını düşünüyorum…

Read Full Post »


Barcelona– Son Durum:
Sakatlar : Carles Puyol, Gabriel Milito, Eric Abidal
Cezalılar: Yok
Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Barcelona Muhtemel 11’i (4-3-3):

(devamını oku…)

Read Full Post »


barca-abilbao“Barcelona-Athletic Bilbao” Maç Analizi

Mactagibi

Barcelona– Son Durum:

Sakatlar : Eric Abidal, Gabriel Milito,

Cezalılar : Martin Caceres, Dani Alves

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Joan Laporta (Barcelona Kulüp Başkanı): “Son haftalarda maç kaybedeişimizin sebebi olarak diğer takımların bizden daha iyi oynadıklarını söyleyebilirim. Her zaman rakiplerimize saygı göstermek zorundayız. Ama artık bu mağlubiyetler tekrarlanmamalı. Şampiyonluğun en güçlü adayı hala biziz.”

Josep Guardiola (Barcelona Teknik Direktörü): “5 maçlık kötü gidişata son vermemiz lazım. Her maçı kazanacağız diye bir söz veremem ama takımımda güvendiğim şey dayanışma olması. Takım olarak çok daha fazla çalışmalıyız. Sınırlarımızı zorladığımız sürece daha iyi olacağız. Athletic Bilbao’yu Kral Kupası finaline çıktıkları için tebrik ediyorum. Her zaman yaşanabilecek bir sevinç değildir bu. Yeste, Orbaiz ve David Lopez gibi önemli oyuncuları var. Bizde de Messi var tabi ki. Ancak topu ne zaman alsa tekmelerle durduruluyor ve hakemler bu konuda hiç bir şey yapmıyor. Bir gün çok kötü sakatlanabilir. Bu duruma düşen başka bir oyuncu da olabilir.”

Aleksandr Hleb (Barcelonalı Futbolcu): “Kariyerimin en iyi yıllarını yaşıyorum. Ancak bu dönemi yedek kulübesinde geçirmek niyetinde değilim. Takımdaki yerim için savaşmaya devam edeceğim. Eğer bu gerçekleşmezse sezon sonu takımdan ayrılabilirim. Dünyanın en iyi kulüplerinden biri olan Bayern Münich’in teklifine kayıtsız kalamam.”

Barcelona Muhtemel 11‘I (4-3-3):

Valdes-Puyol, Marquez, Pique,Sylvinho-Xavi, T. Yaya,Iniesta-Messi,Eto’o,Henry

Athletic Bilbao– Son Durum:

Sakatlar : Aitor Ocio, David López , Ion Vélez.

Cezalılar: Yok

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Joaquin Caparros (A. Bilbao Direktörü): “Kral Kupası’nda finale çıkarak tarihi bir başarı elde ettik. Ama artık bunu unutup Barcelona maçına konsantre olmalıyız. Önümüzde ligde oynayacağımız 13 maç var ve en az 10,11 puan almamız gerek. Herhangi bir ciddiyetsizlik anında aşağılara sürüklenebiliriz. Barcelona üç kulvarda da mücadele veriyor ve 5 maçtır da kazanamıyorlar. Fakat mükemmel bir kadroya sahipler. Toquero’nun formu beni çok şaşırttı. Bu performansını devam ettirdiği sürece kendine olan güveni de yerine gelecektir.“

Athletic Bilbao Muhtemel 11’i(4-4-2):

Armando-Iraola, Etxeita, Amorebieta, Koikili- Susaeta, Orbaiz,J. Martinez, F. Yeste-Toquero, Llorente

Maçla ilgili dikkat çekici notlar :

  • İki takımın arasında oynanan son 13 maçın sadece birinde Athletic Bilbao kazanbildi.
  • Barcelona’nın sahasında oynanan son 6 maçta Bilbao’nun galibiyeti bulunmuyor.
  • Athletic Bilbao ligdeki son galibiyetini aldığı 31 Ocak’tan bu yana ligde maç kazanamadı.
  • Bilbao ligde oynadığı 25 maçın sadece 3’ünde gol atamadı. Sadece bir deplasman maçında gol atamadı.
  • Ligdeki ilk maçta Barcelona Bilbao deplasmanından 1-0’lık galibiyetle dönmüştü.
  • Barcelona Eto’o’nun gol atamadığı son 4 maçı kazanamadı. Eto’o en son 2-2 biten Real Betis maçında iki gol atmıştı.

“Real Madrid-Atletico Madrid” Maç Analizi

Real Madrid– Son Durum:

Sakatlar : Ruud van Nistelrooy, M. Diarra, Ruben de la Red

Cezalılar : Pepe, Wesley Sneijder

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Juande Ramos (Real Madrid Teknik Direktörü): Hangi 18 oyuncuyu kadroya alacağım çok önemli. Derbi maçlarında kazanmaktan başka seçeneğiniz yoktur. Rakibimizin kazanıp ilk dörde girmek istediğini biliyoruz. Çok da iyi bir kadroları var maçın zor geçeceğinin farkındayız. Forlan ve Agüero çok tehlikeli oyuncular. Teknik direktörü Abel Resino A.Madrid yıllarca forma giymiş kulübü bilen biri ve takımına önemli galibiyetler kazandırdı. Barcelona maçında inanılmaz bir oyun sergilediler. Önünde uzun ve başarılı bir yol olduğuna inanıyorum. Raul ligdeki puan farkını kapatmamızda en önemli oyuncuydu. Onun tecrübesi bizi buralara getirdi. Ligde kötü bir durumdayken ayakta kalıp sorumluluk alabilen bir kaptanımız var. Robben’i yedek oturtacağım. Guti ise ilk 11’de sahada olacak.”

raul-gonzalesReal Madrid Muhtemel ilk 11’i (4-4-2):

Casillas-Salgado, Ramos, Cannavaro, Heinze- Higuain, L.Diarra, Guti, Marcelo-Huntelaar, Raul

Atletico Madrid– Son Durum:

Sakatlar : Yok

Cezalılar: Raul Garcia

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Abel Resino (A. Madrid Teknik Direktörü): Futbolcuyken bir çok derbi oynadım. Bu maçların havasını çok iyi biliyorum. Ancak teknik direktör olarak bu tecrübeyi yaşamak en büyük düşlerden biri. Real Madrid çok iyi bir form yakalamış olabilir. Kendilerine saygı duyuyoruz. Ancak kazanmak için tüm gücümüzü sahaya yansıtmamız gerekiyor. İstatistikler değiştirilmek için vardır. Bence bunun tam zamanı. Rakibimizi her yönüyle analiz ettik. Robben dengeyi bozabilecek bir oyuncu. Juande Ramos ne kadar iyi bir teknik direktör olduğunu geldiği günden beri ligde kazandığı maçlarla gösterdi.”

A. Madrid Muhtemel 11’i(4-4-2):

Leo Franco-Perea, Pablo, Ujfalusi, Lopez-M. Rodriguez, Assunçao, Maniche, Simao-Forlan,Agüero

Maçla ilgili dikkat çekici notlar :

  • İki takım arasında oynanan son 13 maçın hiçbirinde Real Madrid kaybetmedi. 9’unu kazanırken üçü beraberlikle sonuçlandı.
  • Real Madrid’in evinde oynanan son 6 derbi maçın üçü beraberlik, üçü de Real Madrid’in galibiyeti ile sonuçlandı.
  • Ligdeki son maçı Real Madrid deplasmanda 2-1 kazanmıştı. O maçta Real Madrid’den Nistelrooy, A. Madrid’den Luis Perea kırmızı kartla oyun dışında kalmıştı.
  • Real Madrid Juande Ramos ile çıktığı 10 lig maçının hepsini kazandı. Ve bu maçlarda sadece 2 gol yedi.
  • Atletic Madrid, Abel Resino ile çıktığı maçların 2’sini kazanırken bir beraberlik ve bir yenilgi aldı.
  • Real Madrid bu yıl içeride oynadığı maçlarda sadece bir yenilgi ve bir beraberlik aldı.
  • Atletico Madrid bu yıl ligde sadece üç karşılaşmada golle buluşamadı.

“Villareal-Espanyol” Maç Analizi

Villareal– Son Durum:

Sakatlar : Gonzalo Rodriguez

Cezalılar : Yok

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Joan Capdevilla (Villareal’li Futbolcu): “Sevilla ile aramızda şu anda 5 puan farkı var ama ligi üçüncü sırada bitirmek için savaşmaya devam edeceğiz. Gelecek yıl da Şampiyonlar Ligi’nde olabilmek için ligdeki konumumuzu daha çok önemsiyoruz.

Diego Lopez (Villareal’li Futbolcu): “Defansif yöndeki açıklarımızı kapatmamız gerek. Artık istediklerimizi oyuna yansıtabiliyoruz. Böylece maçlarda daha rahat oynayabiliyoruz. Bu takım amaçlarına ulaşabilecek kapasitede. Geçen yılki performansımızdan çok uzak değiliz. Aynı grafiği tekrar yakalayabiliriz. Espanyol’un çok daha fazla kazanmak zorunda olması işimizi zorlaştıracak. Çünkü kazandıkları her puanın onlar için anlamı büyük.”

Villareal Muhtemel 11’i(4-4-2):

D.Lopez-Angel,Godin,Fuentes,Capdevilla-Cazorla,Senna,Pires,Cani-Rossi,Llorentevillareal-espanyol

Espanyol– Son Durum:

Sakatlar : Angel Martinez, Oscar Sielva

Cezalılar: Yok

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Mauricio Pochettino (Espanyol Teknik Direktörü): “Artık bizim için her maç kritik. Ligin sonları yaklaştıkça maçların önemi artıyor. Alacağımız her puanın önemi çok büyük. Yaşadığımız stres yüzünden elde ettiğimiz pozisyonları gole çeviremiyoruz. Bunu aşmamız gerek. Villareal maçının bizim için Barcelona maçından farkı yok. Bugünkü maçı 2003/04 sezonunda 1-0 kazandığımız maçla karşılaştırmanın anlamı yok. Aradan yıllar geçti ve iki takımda da bir çok şey değişti.“

Espanyol Muhtemel 11’i(4-5-1):

Kameni-S.Sanchez,Jarque,Pareja,D.Garcia-L. Smiljanic,R. Martinez-L. Garcia,De la Pena,Nene- Raul Tamudo

Maçla ilgili dikkat çekici notlar :

  • Villareal son 10 resmi maçında sadece iki yenilgi aldı. Ancak maçların üçünden galip ayrılabildi.
  • Espanyol ise son 10 resmi maçında sadece iki galibiyet alabildi. 4’ünden ise beraberlikle ayrıldı.
  • İki takım arasındaki son maç golsüz beraberlikle sonuçlanmıştı.
  • İki takım arasında oynanan son 14 maçtan 12’sinde Villareal yenilmedi. 6’sını kazanırken 6 maçı berabere bitirdi.
  • Villareal’in sahasında oynanan son 6 maçtan sadece birini Espanyol kazanabildi.
  • Espanyol son üç Villareal deplasmanında golle buluşamadı.
  • Villareal bu yıl lig maçlarında evinde oynadığı karşılaşmaların 7’sini galibiyet, 3’ünü beraberlik ve 2’sini mağlubiyet ile bitirdi.
  • 19’uncu sırada bulunan Espanyol ligde toplamda 10 gol attığı deplasman maçlarında 2 galibiyet ve 5 beraberlik alıken, 6’sında sahadan boynu bükük ayrıldı.
  • Villareal bu yıl lig karşılaşmalarında evinde oynadığı maçların 3’ünde kalesinde gol göremezken, sadece birinde gol atamadı.
  • Espanyol takımı teknik direktör Pochettino göreve geldikten sonra oynadığı 6 maçın ikisinde gol atamadı.

Read Full Post »


Aziz Yıldırım’ın başkanlığından beri hedeflediği bir şey var. O da kupa kazanmaya alışmış takım yaratmak. Ancak 12 yıldır hala aynı hedefe gidilen bu yolda alınan kupa sayısı sadece şampiyonluklarla 5’i falan buluyor.

Şampiyonluklar yaşatan teknik direktörler Denizli,Daum,Zico sebepsiz! gönderilirken yerine EURO 2008’den önce son kupasını 1988’de kazanan Luis Aragones takımın başına getirilidi.

Şampiyonada İspanya’ya dünyanın hayranlıkla izlediği bir futbol oynatan “Dede”, yaz başında dünyanın en direktörüydü. Şimdi ise eleştirilerin hedef noktası (klişeleri seviyoruz!..) . İspanya’yı zirveye taşırken, elinde geçen senekinden daha iyi bir kadrosu olan Fenerbahçe’yi bu duruma nasıl düşürdü?

Tezimizin sunumu için küçük çaplı bir araştırma yaptım tabii. Önce Aragones’ten başlamalı.

“Modern Futbol” oyunu resmilik kazandıktan 40 sene sonra dünyaya gelmiş başkent Madrid’de. Bu şehrin “Güngören’i” Getafe’de futbolculuk kariyerine başlamış. Bir golcü olduğu için muhtemelen bir Zafer Biryol performansıyla Real Madrid’e transfer olmuş. 1958-1961 yılları arasında bulunduğu kulüpte ne kadar forma giymiş meçhul. Ama bu yıllar arasında her sene farklı takımlara kiralandığı görülüyor. Ya sözleşmesi bittiğinden ya da artık üs düzey mücadele hırsından takıdan ayrılıp -Çaykur Rize’ye- Real Oviedo’ya geçmiş. Bir kaç sezonda 33 gol attıktan sonra 1964-1974 yılları arasında -Ankaragücü’nüze gitmesin-, “Ankaragücü’ne” yani Atletico Madrid’de yıldızlaşıyor. 10 senede 5 kupa kazanıp gol krallıkları elde ediyor. Belki biraz Fatih Tekke misali yani. Fatih Biryol veya Zafer Tekke de denilebilemsi.

Futbolu bırakınca efsnane oyuncularını, teknik direktör olarak alelacele Atletico Madrid’in başına geçiriyorlar bundan tam 34 yıl önce. O da “sizi mi kırcam “amigos” “diyip 6 kupa da teknik direktör olarak kazandırıyor. Kupalardan ikisini  2’sini ilk 6 senelik A.Madrid flörtüyle değil, 5 senelik ikinci baharlarını yaşadıkları 1982-1987’nin tam ortasında, 1985 yılında müzesine götürüyor (klişeleri seviyoruz!..). Sonrası Yılmaz Vural misali… 1. senelik büyük takım tecrübesi, ardından tekrar Real Betis, biraz Valencia, biraz Sevilla, olmadı Real Oviedo, biraz adalara inip Mallorca, 4. kez Madrid -orası iyiydi-, yoksa adalar mı iyiydi diyip tekrar Mallorca. 2004’te  “ada ekibini” bıraktıktan sonra son durağı ise her yere 2’şer 3’şer kez gidebileceği İspanya Ulusal takımında duruyor.

Bu yıllar içinde, 2006 Dünya Kupası’nda çeyrek finalden dönülürken “Kara pislik” Henry’nin arkadaşları da Aragones’e cevabı sahada vermiş. 2008 Avrupa Şampiyonası’nda ise 4 senelik İspanya kariyeri sonrası kazanılan şampiyonluk var. 2 kadro arasındaki farka baktım. Kaleci, defans, ortasaha’nın 3-5’i ve forvet ikilisi neredeyse aynı oyuncular. Torres, Villa ileride, Casillas kalede, stoper’de Puyol ve muhtemelen yine Marchena ya da Navarro, beklerde ufak çaplı değişmeler, orta-sahada yine Xavi,Xabi sanırım bir de Guti(es geçemem) kadrodaki aynı isimler. Üzerinde 4 yıl boyunca ilk 11’de ısrar edilen 8 oyuncu var. Yani fark aslında olması gerektiği gibi. Maç için değişmesi muhtemel maksimum 3 kişi, yedekleriyle 6 kişi ediyor. Mecburi 2 kaleciyle şu haliyle bile takımda toplam İngiliz takımlarının bir lig maçına çıktığı oyuncusu sayısı(16) kadar adam var. Geri kalan 6-7 ise figüran ve genç yetenekler. Kısaca elinde kadro istikrarı bulunan ve zaten takımlarında şampiyonada oynadıkları futboldan farklı bir oyun segilemeyen 8 oyuncusu bulunan takıma bir de Ramos,Senna ve Fabregas eklenince başarı kaçınılımazdı. Hepimiz de bundan zevk aldık! (çarptırmaları seviyoruz!..)

Başarı dolu kariyere sahip futbol adamını takımın başına geçiren Fenerbahçe, sanırım zevkten dört köşe olduğu için bu adamdaki birkaç eksikliği farkedememiş. Öncelikle bu adamın istikrarlı bir şekilde takımın bulunması gerektiği çok açık. Çünkü ancak 10 sene başında kalabildiği takıma kupa kazandırabilmiş. ! sene yönetip kupa aldığı bir de Barcelona var ama o da “Barcelona!”…

Takımının başına “kupalara alışmış bir takım” yaratması için getirdiğin adam son kupasını 1988’de kazanmış. Bu yazıyı okuyanların bir çoğu 1988’de portakalda vitamindi!! (klişeleri seviyoruz!..) (gerçi ‘portakalda vitamin olmak iyidir’.. >> CenkErdem’i seviyoruz!..) Kupa kazanma alışkanlığını 20 sene önce yitiren bir teknik adamın 90’dan bu yana, değişen futbola ayak uyduramadığının kimse mi farkında değildi? 2008’deki İspanya çok farklı bir örnek onlar kendileri oynadı,Aragones oynatmadı. Takım istikrarına da ihtiyacı varken eline ise, darmadağın olmuş, 60. dakikalar için oyuna girecek alternatif sayısı da bir hayli az bir takım verildi. Bu takımla bu sene için ne yapılabilir ki daha fazla? Hala uyum süreci geçiriyorlar (klişeleri seviyoruz!..) .

Fenerbahçe’de Yıldırım başkan olduğu sürece sadece faşist rejimde istikrar oldu. Ne kadro, ne de çalıştırıcılarda belirgin bir istikrara şahit olamadık. Padişaha bir sandık altın değil de sadece elmas yüzük getirdi diye tezelden vuruldu kimini kellesi. (Bknz. Arthur Antunes Coimbra Zico) Kadıköy’de başarının istikrar gerektirdiği dersini veren Arsenal’den ders almak lazım biraz. Yoksa Aragones’in elinde takımı hemen kupalar kazanan yapıya sokacak sihirli değneği vardı, Dumbledore’du da biz mi görmedik?

Read Full Post »