Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Turkcell Süper Lig’


gonzalo-higuain-370x270

Dün bir gol kaçırdı ki pasaportunda Türk yazsaydı ve Turkcell Süper Lig’de oynuyor olsaydı, futbol kariyeri çoktan bitmişti. Yanılmıyorsam Ronaldo, soldan topu getirdi, çalımları bir bir atarak rakip defansı goldeki gibi ipe dizdi pası çıkardı ama altıpasta ayağıyla kaleye dürtüklemesi için ‘verilen’ topu daha da kötü değerlendiremezdi Gonzalo Higuain! Tek vuruşla topu ağlarla buluşturma düşüncesi çok yerinde olsa da sol ayağınla vuramıyorsan çok da zorlamamalısın. Skor henüz 1-0 iken alınacak bir risk değil o. 5-0 iken dene istediğin kadar ama 6pastan böyle gol kaçıran adamı sevemem. Tek bu pozisyondan ötürü oluşmadı bu yargım. Geçen yıl bir maçta 4 tane karşı karşıya pozisyonu kaçırmışlığını da izledim. “Benzema’yı daha mı iyi sanki, Higuain’i kesemez bu Fransız” diyenler utansın!

Reklamlar

Read Full Post »


sivasspor_uzuntuTurkcell Süper Lig’de geride bıraktığımız son iki sezonun flaş ekibiydi Sıvasspor. İki sezon boyunca aldıkları sonuçlarla akıllara “Trabzonspor’dan sonra şampiyonluğa uzanabilecek takım acaba Sıvas olabilecek mi?” sorusunu getirmişlerdi. Süper Lige çıkalı 5 yıl olmasına karşın 2005/06 yılından itibaren sırasıyla sezonlarını 8., 7., 4. ve 2. bitiren Yiğidoların bu başarısının en büyük nedeni kadro istikrarıydı. Geçen sezon öncesi takıma katılan Herve Tum, Bilica, Faruk Bayar, İbrahim Dağaşan’dan sonra ara transfer döneminde de Kamanan ve Murat Erdoğan’la oluşturulan kadro derinliği bu yıl bozulunca ‘usta’ teknik adam Bülent Uygun ve Sıvasspor’un düşüşü başladı. (daha&helliip;)

Read Full Post »


944168_medium

1. Hafta
(7-9 Ağustos)
Gaziantepspor-Galatasaray

Antalyaspor-Ankaraspor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Beşiktaş
Gençlerbirliği-Kayserispor
Bursaspor-Kasımpaşa
Manisaspor-Eskişehirspor
Diyarbakırspor-Ankaragücü
Sivasspor-Trabzonspor
Denizlispor-Fenerbahçe

2. Hafta:
(14-16 Ağustos)

Ankaraspor-Gençlerbirliği
Trabzonspor-Diyarbakırspor
Ankaragücü-Manisaspor
Eskişehirspor-Bursaspor
Beşiktaş-Antalyaspor
Kayserispor-Gaziantepspor
Galatasaray-Denizlispor
Kasımpaşa-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Fenerbahçe-Sivasspor

3. Hafta:
(21-23 Ağustos)

Denizlispor-Sivasspor
Gençlerbirliği-Beşiktaş
Bursaspor-Ankaragücü
Gaziantepspor-Ankaraspor
Antalyaspor-Kasımpaşa
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Eskişehirspor
Diyarbakırspor-Fenerbahçe
Galatasaray-Kayserispor
Manisaspor-Trabzonspor

4. Hafta:
(28-30 Ağustos)

Eskişehirspor-Antalyaspor
Beşiktaş-Gaziantepspor
Sivasspor-Diyarbakırspor
Ankaragücü-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Kasımpaşa-Gençlerbirliği
Ankaraspor-Galatasaray
Kayserispor-Denizlispor
Trabzonspor-Bursaspor
Fenerbahçe-Manisaspor

5. Hafta:
(11-13) Eylül

Gaziantepspor-Kasımpaşa
Kayserispor-Ankaraspor
Galatasaray-Beşiktaş
Denizlispor-Diyarbakırspor
Gençlerbirliği-Eskişehirspor
Antalyaspor-Ankaragücü
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Trabzonspor
Bursaspor-Fenerbahçe
Manisaspor-Sivasspor

6. Hafta:
(18-20) Eylül

Beşiktaş-Kayserispor
Ankaraspor-Denizlispor
Fenerbahçe-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Ankaragücü-Gençlerbirliği
Eskişehirspor-Gaziantepspor
Kasımpaşa-Galatasaray
Diyarbakırspor-Manisaspor
Sivasspor-Bursaspor
Trabzonspor-Antalyaspor

7. Hafta:
(25-27) Eylül

Gaziantepspor-Ankaragücü
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Sivasspor
Ankaraspor-Beşiktaş
Gençlerbirliği-Trabzonspor
Antalyaspor-Fenerbahçe
Bursaspor-Diyarbakırspor
Kayserispor-Kasımpaşa
Galatasaray-Eskişehirspor

Denizlispor-Manisaspor

8. Hafta:
(2-4 Ekim)

Fenerbahçe-Gençlerbirliği
Eskişehirspor-Kayserispor
Sivasspor-Antalyaspor
Ankaragücü-Galatasaray
Kasımpaşa-Ankaraspor
Beşiktaş-Denizlispor
Manisaspor-Bursaspor
Diyarbakırspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Trabzonspor-Gaziantepspor

9. Hafta:
(16-18 Ekim)

Antalyaspor-Diyarbakırspor
Beşiktaş-Kasımpaşa
Galatasaray-Trabzonspor
Gaziantepspor-Fenerbahçe
Gençlerbirliği-Sivassppor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Manisaspor
Ankaraspor-Eskişehirspor
Kayserispor-Ankaragücü
Denizlispor-Bursaspor

10. Hafta:
(23-25 Ekim)

Diyarbakırspor-Gençlerbirliği
Trabzonspor-Kayserispor
Fenerbahçe-Galatasaray
Ankaragücü-Ankaraspor
Eskişehirspor-Beşiktaş
Kasımpaşa-Denizlispor
Bursaspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Manisaspor-Antalyaspor
Sivasspor-Gaziantepspor

11. Hafta:
(30-31 Ekim-1 Kasım)

Beşiktaş-Ankaragücü
Ankaraspor-Trabzonspor
Denizlispor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Gaziantepspor-Diyarbakırspor
Gençlerbirliği-Manisaspor
Antalyaspor-Bursaspor
Kasımpaşa-Eskişehirspor
Kayserispor-Fenerbahçe
Galatasaray-Sivasspor

12. Hafta:
(6-8 Kasım)

Bursaspor-Gençlerbirliği
Diyarbakırspor-Galatasaray
Trabzonspor-Beşiktaş
Fenerbahçe-Ankaraspor
Ankaragücü-Kasımpaşa
Eskişehirspor-Denizlispor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Antalyaspor
Manisaspor-Gaziantepspor
Sivasspor-Kayserispor

13. Hafta:
(20-22 Kasım)

Gaziantepspor-Bursaspor
Ankaraspor-Sivasspor
Kayserispor-Diyarbakırspor
Gençlerbirliği-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Eskişehirspor-Ankaragücü
Kasımpaşa-Trabzonspor
Beşiktaş-Fenerbahçe
Galatasaray-Manisaspor
Denizlispor-Antalyaspor

14. Hafta:
(27-29 Kasım)

Antalyaspor-Gençlerbirliği
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Gaziantepspor
Trabzonspor-Eskişehirspor
Fenerbahçe-Kasımpaşa
Ankaragücü-Denizlispor
Bursaspor-Galatasaray
Manisaspor-Kayserispor
Diyarbakırspor-Ankaraspor
Sivasspor-Beşiktaş

15. Hafta:
(4-6 Aralık)

Gaziantepspor-Antalyaspor
Kasımpaşa-Sivasspor
Kayserispor-Bursaspor
Gençlerbirliği-Denizlispor
Eskişehirspor-Fenerbahçe
Beşiktaş-Diyarbakırspor
Ankaraspor-Manisaspor
Galatasaray-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Trabzonspor-Ankaragücü

16. Hafta:
(11-13 Aralık)

İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Kayserispor
Diyarbakırspor-Kasımpaşa
Denizlispor-Trabzonspor
Fenerbahçe-Ankaragücü
Gençlerbirliği-Gaziantepspor
Antalyaspor-Galatasaray
Bursaspor-Ankaraspor
Manisaspor-Beşiktaş
Sivasspor-Eskişehirspor

17.Hafta:
(18-20 Aralık)

Gaziantepspor-Denizlispor
Beşiktaş-Bursaspor
Galatasaray-Gençlerbirliği
Ankaragücü-Sivasspor
Eskişehirspor-Diyarbakırspor
Kasımpaşa-Manisaspor
Ankaraspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Kayserispor-Antalyaspor
Trabzonspor-Fenerbahçe

Read Full Post »


Tek galibiyetle çenesi açılan teknik direktörlerin başında gelir Güvenç Kurtar. Kendisinin de dediği gibi kimsenin bildiği hocalardan değildir o, farklıdır, müthiş taktisyendir! He bir de son sırada aldığı takımı ligde tutmayı başararak gazete manşetlerine ismi sayesinde malzeme olabilen yegane teknik adamlardan. “Güvenç Kurtarsın” gibilerinden…

Rotasyon sevdalısı yöneticiler yedek kulübesinde bekleyen Kurtar’a ligin 10. haftasında şans tanıdı. Kimin şans tanıdığı farkeder mi? Nasıl olse sezon sonunda, onu aynı takımın başında görebilme şansımız %50!

Hiç bir şekilde nedenini anlayamadığım halde gönderildi Samet Aybaba Bursaspor’dan. Takımın başında kaldığı süre içerisinde zirveye bile çıkma başarısını gösteren takım ilk 6 haftada sadece Sivasspor’a yenilmiş. Galatasaray’ı yendikten sonra, form grafiği hafiften yükselişe geçen Eskişehir,Fenerbahçe ve Ankaraspor’a yenilmişler. 5 galibiyete karşın, 4 mağlubiyet alsa da, yöneticiler için ağır basan taraf yenilgi sayısı olmuş kanımca. Hatta belki berabersizlik canlarını çok sıkmış olabilir. Zira takımın başına getirdikleri Güvenç Kurtar, ilk maçında hemen bir beraberlik almış yönetimi rahatlatmış…

Ardından Trabzonspor maçına kadar çıktığı maçlarda ne gariptir ki hiç galibiyeti yok! Beşiktaş ve Konya’ya ne gol atabilmiş ne de yemiş. Antalyaspor ile geriye düştüğü maçta zorlanarak berabere kalmış. Unutulmayacak Denizlispor maçında ise öne geçmesine karşın son 5 dakika’da yediği iki golle karşılaşmayı 4-3 yenik bitirmiş.

kedi-kopekTrabzonspor maçını tam izlemedim. İlk yarısına bakındım diyebilirim. İlk yarım saatinde iki takımında adam akıllı bir atağını göremedim. Televizyon karşısında uyuklarken Gökhan Güleç’in şişko Sylva’yı alt ettiğini gördüm. Güzel bir goldü, tebriklerim Gökhan’a gider. Trabzonspor nasılsa alır bu maçı rehavetiyle uyudum tabi ki. Gözümü açtığımda bir Sercan sesi duydum, bir de hakemin bitiş düdüğünü…

Vay be dedim Bursa’ya helal.. Demez olaydım! Attıkları ikinci gol külliyen ofsayt! Tunç Kayacı’nın yorumladığına göre ikinci yarıda Bursaspor’un atağı bile yok, geriye yaslanmış, kaderinin çizilmesini bekleyen kurbanlık koyun gibi oyunu seyredalmış. Güvenç Kurtar’a göre ise kendisi takımını geriye yaslamamış! Sadece Emrah’ı dörtlü defans bloğunun önüne koyup 4+1 defans yapmış. Ama aslında top rakip sahadayken ileri çıkmaları gerekiyormuş..Trabzonspor’a karşı oynadıkları oyunla da takdir edilmeleri gerekiyormuş!..

Ben yılların hocasıyım diyen hocam futbolcu psikolojisi vardır bilir misin? Takımı 1-0 öndeyken kenardan gelen oyuncusun mevkisi direkt olarak futbolcuların psikolojisini dolayısıyla oyun tarzını etkiler. Sen defansını 4+1 yaparsan, rakip takım isterse sonuncu olsun illa ki kendi oyuncun geriye yaslanır.. Seni bunu bilmediğin için mi takdir edelim? Takımın başına geçtiğinden beri takımın kazandığı puan sayısının, bu maç dışında Samet Aybaba’nın takımın başında olduğu dönemin 5’te biri kadar bile olmadığı için mi takdir edelim? Yoksa ofsayttan attığın gole rağmen hiç bundan bahsetmeden  egonu şişirdiğin için mi takdir edelim? Takdir edilecek bir vardı da biz mi gör(e)medik? Ya da bırakalım sen böyle devam et, nasılsa 5 maçta bir konuşabilme şansın oluyor..

Read Full Post »


Turkcell Süper Lig’de ilk üç haftada hakemler rekor kırdı: 20 kırmızı, 127 sarı kart. 3 haftada hakemlerin eli toplam 147 kez cebine giderken, en çok kart kullanan Fırat Aydınus oldu. Aydınus, futbolculara 7 kırmızı 19 sarı gösterirken, Cüneyt Çakır ise 5 Kırmızı 9 Sarı çıkardı. Kartlarını en az kullanan Serkan Çınar ise sadece 1 Sarı kart gösterdi.

Gerçekten rekor gibi bir şey bu sonuçlar. Diğer liglerde çıkan kart sayılarından bir haberim ama zaten onlarla bir kıyaslamaya girmek niyetinde değilim. Daha ziyade kendimize dönüp bakalım bu kadar kartın sebebi nedir diye. Yoksa karşılaştırmaya kalkarsak sonuç belli… Eee onlarda da bu kadar kart çıkmış ne var ki bunda…

Futbol sert oyundur. Hatta faul yapmak bile bence oyunun gereğidir, bir kuralıdır. Ancak bu fauller yapılırken yapan kişi karşısındakini sakatlayacak kasti hareketlerden uzak durmalı. Yani küt diye gelip adamın alnının ortasına dirseği bindirmek yerine, koşan adamı durdurmak için ufaktan ayağına dokunsa sonuç belli faul ve yapana sarı kart… İşte bu oyunun içinde bir harekettir ve bence de bu yüzden faul yapmak oyunun bir kuralıdır.

Oyunun kuralı olmayan şey ise hakeme itiraz etmek! Bugüne kadar benim izlediğim maç sayısının bir çok katı maç izlemiş insanlara sorsak hakeme itiraz edip kararı değiştiren kaç olay vardır diye, bir emsal göstereceklerini sanmıyorum. Ama bizim futbolcumuzda var bir inat bu konuda bir ilk olmak konusunda.

En son itirazdan kartı Volkan gördü aklımda kalan. Bir sarı kart da Ayhan görmüştü hakemden rakibe kart göstermesini isteyerek. Kim bilir bu 127 sarı kartın kaç tanesi itirazdan, hakeme işini öğretme çabasından çıkartıldı merak ediyorum.

Bu kadar kart gösterilmesinin başka sebepleri de olabilir tabi ki itiraz dışında.  Futbolcu sert girebilir, düdükten sonra topa vurmuş olabilir ve tabi ki hakem haksız yönetim göstermiş de olabilir… Her yol hakemlere çıkıyor ya böyle durumlarda!

Bence eğer bu kartların gösterilme sebebi de araştırılırıp yayınlanırsa H,akemlerimiz mi çok acımasız ya da haksız kullanıyor kartlarını, yoksa futbolcular mı çok sert oynuyorlar ya da mental açıdan bazı şeyleri aşamamışlar mı daha iyi anlayabiliriz… Yani bir kere de skora bakmasak diyorum!

Read Full Post »


The Turkish Super Lig begins on the 23rd August. Before the entertainment starts Inside Futbol casts an eye over how the teams prepared for the new season. (insidefutbol)

Ankaragücü

The team from the capital will continue to be a mid-table team. They have lost their strongest midfielder, Giani Stelian Kirita, a Romanian international, but in bringing in 11 players seems to go some way towards making up for his loss. Buying two tall strikers like Mehmet Yilmaz and Leo Iglesias will help the team to score more goals as both will combine well with their best player, the Brazilian Jaba.

Ex-Ankaragücü defender Hakan Kutlu will celebrate his 28th year at Ankaragücü, and has been the manager of the team since he retired from football in 2007. In his first season with Ankaragücü he led the club to 8th place. With a stronger team this term they will fight for a European place, but the question is can they achieve it? Their U-17 player Abdülkadir Kayali is the youngest player in the squad (born in 1991), and he is ready to shine if he gets the chance to play in the first team. English club Manchester City have already made an enquiry about an availability.

Ankaraspor

When they first gained promotion to the Super Lig, their idealistic but not realistic president stated they would be champions within five years. Last season however they were almost relegated. On the bench they have hired Aykut Kocaman again, he started last season with Ankaraspor but was fired after just eight weeks of the campaign. He is the one of the most young and talented managers in the Super Lig and I have no doubt that he will make Ankaraspor a much better side than they were last season.

Although they have lost important players this has been offset somewhat by the capturing of five important first team players from their rivals. From Besiktas Baki Mercimek and from Mehmet Çakir could help the team up the table. Managing to hold onto strikers De Nigris and Neca makes Ankaraspor a frightening team going forward, and with Swedish international defender Fredrik Risp and Slovakian international goalkeeper Stefan Senecky they are going to be hard to score against. They also have a young Liberian talent Theo Weeks, who could be the surpise of the league.

Antalyaspor

The Turkish Super League seems to be the most trigger-happy league when it comes to firing managers. Last year the Çaykur Rizespor board fired their manager in the very first week of the season after losing 4-0 to Galatasaray. Newly promoted Antalyaspor fired their promotion winning manager a week before the season begun and signed their former boss, Czech Joseph Jarabinsky.

In pre-season they brought in 12 players including ex-Galatasaray player Orhan Ak, Volkan Arslan and national team goalkeeper Ömer Çatkiç from Gaziantepspor. If they are to avoid relegation, (but i personally don’t give them a chance), they will surely owe their survival to the performance of those three arrivals, plus the help of the two Polish defenders Bieniuk and Dziewicki.

Besiktas

One of the favourites to win the title. Even though they have a good team, mistakes in the running of the club could bring them trouble. Pre-season began with a declaration from their most well known ultras -which English fans are familiar with after both Liverpool and Tottenham played in Turkey- “Çarsi”. They declared that they have withdrawn their support for the current regime.On the transfer front the team began by losing talented Ibrahim Kas, who signed for Getafe, Baki Mercimek was released by the club, and after losing two central defenders and Gökhan Zan became out of contract, they had just two defenders left. Brought in to address this were Tuna Üzümcü for free and Udinese defenders Tomas Zapotocny and Tomas Sivok for € 6.950 million.

While Besiktas were at their pre-season camp in Austria, two captains of the team got into a fight. After this fight they were transfer listed and told they would be excluded from the team, but they have already been forgiven and are now part of the team again. This behaviour of the board made every fan upset because it wasn’t the first time that the management of the club had made a decision and then simply reversed it.

To build up a strong defensive structure they also bought left back Anthony Seric from Panathinaikos. But his transfer is still on hold, because they have a Gordon Schieldenfeld problem. They signed him in January for € 1.5 million and after he played just a few games decided to be sell him. However, the Black Eagles are still waiting for him to find a new club but there are still no offers to buy him.

The biggest executive fiasco happened over Fahri Tatan’s transfer. The defensive midfielder sold was to Konyaspor and learned that he has been transferred from an SMS message!

Despite problems they still have perhaps the strongest attacking players in the league. Matias Delgado (chosen as new captain after the fight) will be an important player this season, while Holosko, Bobo and Mert Nobre will be relied upon to score the goals. In the midst of all this chaos they are still bringing players to the club. One of them is Aydin Karabulut, a player who should be watched. If Batuhan uses his chances better we will memorize his name in all the Besiktas games. He was also wanted by Manchester City.

Besiktas could win the title but it doesn’t look so easy for them. I do though believe they could do something in the UEFA Cup.

Bursaspor

They were one of the busiest teams’ in the transfer market this summer, selling 14 players and bringing in 12 new faces. After underachieving last season the board brought in Samet Aybaba as manager. He has won the Turkish Cup with two different teams and his pedigree can’t be questioned.

Losing central defenders Egemen Korkmaz and Ismail Güldüren will push them into the trouble though, because, they couldn’t sign good replacements. However, the signing of ex-Kayserispor goalkeeper Ivankov is one the best pieces of business of the summer. Bursa also brought in experienced Yusuf Simsek. Importantly, Belarusian Maxim Romaschenko can be the difference between being competitive in the Super Lig and not.

Denizlispor

A team which once competed in the UEFA Cup and knocked out French champions Lyon but lost to eventual winners Porto in the 2002-2003 season, will try to stay away from the bottom of the table for this season. They finished last season in 7th place, a real surprise given their limited facilities.

According to the transfermarkt.de they are the lowest market value team in the Super Lig. They lost their important first team players like Yusuf Simsek,Gökhan Güleç and the goalkeeper Souleymanou Hamidou. They will try to stay in the league with their youth and unknown players which looks so hard.

Eskisehirspor

The real Anatolian legend has returned to his home. They were the first team which had pushed to be champions in the early years of the Turkish First League. Between 1968-1974 they finished 2nd three times, and twice in 3rd and 4th position. They are the one of the Anatolian teams who won the Turkish Cup in its early seasons too. Also in the 1970-71 season they made history, knocking out Spanish side Sevilla 3-2 on aggregate. But after all this history they were relegated in 1982 to the second league. Even if they had managed to get promoted to first division for a few seasons they couldn’t have stayed up.

In 2007 with help of the minister of finance they signed ex-national team legend Sergen Yalçin and began to build up a very strong squad. Despite the fact that they made a good start to the season they almost lost their chance to win promotion. They finally managed to book their ticket to the Super Lig in the play-off games. They won their first play-off game after a penalty thriller and in the final they won 2-0.

Like every promoted team in Turkey their board have started to change things. They signed a new coach and 16 players. Amongst those 16 players, Tayfun Türkmen, 21 year-old from the Galatasaray youth academy, Oguz Sabankay and ex-Lille and Besiktas player Souleymane Youla are the flamboyant signings with important Super Lig experience.

Every football fan would like too see Eskisehir in the Super Lig for the next few seasons because of their great stadium and atmosphere, but staying up will be tough enough for them.

Sivasspor

Although they failed their European Dream (lost out in qualifying recently) last season’s Anatolian wrestler is still a danger in the Super Lig. They became successful with a limited bench but this year they bought eight players to strenghten the team. Two of them are important first team players including Cameroonian Herve Tum and left winger Faruk Bayar. Selling Bulgarian Ivan Cvetkov though could be the wrong decision. Also if they could hold onto Ugur Yildirim they will be stronger than last year. Even if they don’t manage to scale the heights reached last season they look a sure bet for the top 5.

Trabzonspor

The big brother of all Anatolian teams had a sensational summer buying more than 20 players. After fininshing in an unsatisfactory place in the league former national team manager Ersun Yanal changed the whole team. While buying so many players, he didn’t forget the future and signed 12 players younger than 23. But signing Gökhan Ünal from Kayserispor could be the best signing of the season. He was wanted by Istanbul’s big teams and there was also interest from Russian clubs. We will see what he is going to do.

They signed Rigobert Song, Egemen Korkmaz and Giray Kaçar for central defence, which was easily their worst position last season. Song could be the key player for them this season. They also signed Belgian Cristian Brüls for the future, but loaned him out to MVV Maastricht immediately.

Flying Guinea winger Ibrahima Yattara was made the new club captain, and this extra responsibility could take his performances onto the next level. Yattara can be a really careless player but Ersun Yanal thinks that the captaincy will improve his behaviour. Although they are the one the biggest teams, in my opinion they are going to be the surprise team of the Super Lig.

Gaziantepspor

Just a few years ago Gaziantepspor was the team most sides were frightened of visiting, but they were almost relegated last season. After changing their president of 12 years they lost their place in the top half of the table.

This summer they lost some important first team players but defenders Bekir Irtegün and Armand Deumi will try to help the team’s position to be secure. Their strongest area is undoubtedly midfield. They have some young and experienced players, and if manager Nurullah Saglam can find a good balance for that area they will push themselves to their limits and find their way back to the top half again.

Having just two strikers will make the task of scoring harder. If they don’t sign another striker their job will be hard.

Hacettepe SK

If there is anybody who follows the Super Lig very closely, they could be surprised with the name of this team and ask “who are they!?” If you look at the whole page you didn’t see the name of the Gençlerbirligi OFTAS. Let me summarise: Hacettepe is a district name in Ankara. In early years of the Turkish first league they were competing but they couldn’t stand against the footballing giants and closed in 1988. Gençlerbirligi OFTAS was the feeder club of Gençlerbirligi, both owned by the same president. The president Ilhan Cavcav bought OFTAS seven years ago and left them as a Super Lig team without changing their name. As you understand OFTAS has changed their name to Hacettepe SK. Everybody in Turkey, especially in Ankara from that district got excited after this exchange.

They have tried to hold onto the players that did so well for them last season but lost their best defender Giray Kaçar. They are an unpretentious hardworking team and I think this will bring them the success they need to stay in the league.

Istanbul Büyüksehir Belediyespor

They enjoyed a great campaign last season starting with a 2-0 victory against Fenerbahçe. With the help loan players from bigger teams they finished the season in 12th position. Succesful young and talented former u-17 manager Abdullah Avci will try to move his team up into the top-half this season. 24 year-old Ibrahim Akin and striker Adriano will be the important players for Istanbul BB. They signed Okan Buruk from Galatasaray and I think he will help the team with his experience gained from the national team and Inter Milan. Replacing the retired Mert Korkmaz with Metin Depe is a good transfer. They didn’t choose to make big changes to their team because they believe in stability and supporting their manager like Hacettepe SK.

Kocaelispor

This team went into the transfer market with grand ambitions this summer, trying to sign Dutch legends Patrick Kluivert and Edgar Davids. In the end they settled with ex-Fenerbahçe and national team player Serhat Akin. From time to time he performed very well at Anderlecht but problems with the manager brought him back to Turkey again. Their other good signings are Bülent Bölükbasi from Gaziantepspor, Serdar Kulbilge from Fenerbahçe, Tolga Seyhan from Trabzonspor and Serbian Nenad Jestrovic form Red Star. Ex-national team goalkeeper Engin Ipekoglu is going to manage the team. He showed the Turkish sports media that he could do good things when he was the manager of Bursaspor. He could bring back the former Turkish Cup winners back to a competitive level over the coming years….if he doesn’t get fired.

Fenerbahçe

They continue to sign world class players as a main part of their transfer policy. But how is it logical to pay €14 million for Daniel Güiza while Ronaldinho costs €21 million? As a part of the European Champions Guiza should continue his excellent form from last season (28 La Liga goals) to prove his is truly worth the huge fee. When Galatasaray hired Karl Heinz Feldkamp Fenerbahce fans were critical of his age, but now their club has hired the 70 year-old Aragones. Firing Zico, who is the most successful manager in Fenerbahçe’s history in Europe, seems to be a strange move, but that is a tradition of Fenerbahçe. If you can’t win the title, what ever you do, you will be shown the door.

It wasn’t so hard to implement Aragones’s football mentality for the Spanish national team because most of them were playing as Aragones wants at their clubs. Fast, to feet and surging into the area. But Fenerbahçe’s last five years is related to Alex De Souza. To make him a first team player every manager changed the style of to play with one striker. But Aragones is trying to manage the team how he managed Spain, which looks so hard for Fenerbahçe I think. The strongest part of Spain was the midfield position and Marcos Senna was the key player here. Mehmet Aurelio could have been the Marcos Senna for Aragones, but Fenerbahçe didn’t renew his contract and lost him for free, and are now still trying to fill his position.

According to speculation Marcos Senna could be a Fenerbahçe player soon. We will see. Signing ex-Galatasaray youth player Emre Belözoglu became the one of the most sensational transfers of the summer, simply because when he was playing for clubs outside Turkey he always said that he would only play for Galatasaray if he returned. Emre though chose the money of Fenerbahce and Galatasaray fans were furious.

Even if it looks like they have a strong first eleven their bench is not good enough. There is no experienced goalkeeper behind Volkan Demirel, and also no experienced defenders behind Edu and Lugano. If one them gets injured or suspened Fenerbahçe will be in real trouble.

The European Championships come-back goal-king Semih Sentürk will be the most important player in the team, and will have to perform if the Canaries are to win the title.

Konyaspor

Former U-21 manager Rasit Çetiner has built up a new team, buying 15 and selling 10 players after an unsuccessful season. The players they signed are experienced Super Lig players, including Erhan Albayrak, Ismail Güldüren, Cihan Haspolatli, Fatih Egedik, Sener Askaroglu, and Fahri Tatan. They have a quality squad but if the new signings don’t gel quickly and the squad doesn’t find harmony they could be in a big trouble this season again.

Kayserispor

Maybe they are the team most ready for the new season. Amongst the transfers they made were two highly rated players who were playing for Wigan Athletic before the end of the last season. Signing Julius Aghahowa and Salomon Olembe from the English Premier League is a really big thing for an Anatolian team. These transfers will help the fans to forget Ivankov’s and Gökhan Ünal’s departure. They brought in a replacement number one in the form of Souleymane Hamidou and also loaned Milan Purovic from Sporting Lisbon. Another coming in was U-21 talent Eren Güngör from Altay. He is a player who should work well with youth midfield player Abdullah Eren. After Gökhan Ünal’s departure all responsibilities are on Mehmet Topuz’s shoulders, but he must not try to do everything on the pitch.

Kayserispor will be more successful than last season and I’m sure they are going to make a name for themselves in the group stages of the UEFA Cup.

Gençlerbirligi

Another team that suffered last season through firing their manager so easily. That was the reason they finished in 15th even though they had a strong team. If they can keep faith with manager Mesut Bakkal, who likes to play pressing football, they could push for one of the European places.

Losing powerful attackers Mehmet Çakir and Nigerian international Isaac Promise could not be a easy thing for any team, but the president is one of the best spotters of talent there is. He is the one who brought Geremi Njitap to the football scene. After Isaac’s departure, they signed 21 year-old Australian Bruce Djite as a replacement. For Çakir’s place they snapped up Hertha Berlin’s Bilal Çubukçu. Their defence looks their strongest position. Chilean goalkeeper Nicolas Peric is going to wear a kit reminiscent of Spider-man in matches according to the sport agencies. Watching this team is going to be very interesting.

Galatasaray

We left the last year’s deserved winner to the end. As in previous seasons, a young and hungry team is still ready for success. The squad has been strengthened with Italian goalkeeper Morgan De Sanctis, Champions League winner Harry “Potter” Kewell and Bundesliga winning captain of Stuttgart Fernando Meira. If you compare the careers of these three players with the transfers of their rivals, Galatasaray will once again be top of the tree.Galatasaray probably made the best transfers in Turkey, because there is no player, who has played two Champions League Finals in Turkey except Roberto Carlos. In my opinion though I think the best transfer Galatasaray made was holding onto Arda Turan. He showed that he is a world class talent at Euro 2008, and he will be the team’s most dangerous player this season.

Fernando Meira will cover the loss of Rigobert Song and play alongside Servet Çetin. Meria’s ability to dictate the game from defence will add more power to the team. Harry Kewell’s one goal and one assist in the Turkish Super Cup has put Lincoln’s nose out of joint. He is still searching for the form of his Schalke days, and will have to work harder to claim a place in the first eleven.

Having Shabani Nonda and Ümit Karan as a strikers is such a good thing, but is not enough because if they are both injured or suspened at the same time. This could be a weakness for Galatasaray because there is no other strong striker in the squad. Also the team needs another right back because there is only one Sabri Sarioglu.

Hiring Michael Skibbe is a very smart move to try get consistency from Lincoln and the other young players. Everybody knows that he works very well with youth players,but at a big team like Galatasaray you should be successful besides bringing through youth players. If Skibbe continues to manage the team without making any big changes from last season his path to success will be easier.

Read Full Post »


Gençlerbirliği Oftaşspor’un Hacettepe ismini alması, Türkiye’de bildiğimiz, alıştığımız kayırmacı kulüp birleşmelerine benzemiyor. (MedyaKronik)

Gençlerbirliği Oftaşspor yılların eskitemediği futbol adamı İlhan Cavcav’ın uzun süreli bir projesi. Gençlerbirliği’nin başkanı Cavcav’ın kulüp ve futbol takımı yönetme becerisi, Kamerun’dan futbolcu alıp Real Madrid’e satmasından anlaşılabilir. Altyapı tesislerini de avrupa standartlarına çıkartan Cavcav’ın daha fazla genç yetenek yetiştirmek için yedi sene öncesinden başladığı bir proje’nin son aşaması Gençlerbirliği Oftaşspor.

Yedi yıl önce 3. ligde mücadele eden Asaşspor kulübün kapısına kilit vurulma aşamasına gelince İlhan Cavcav tarafından o zamanın parasıyla 75 milyar liraya satın alındı. Cavcav, kulübün isminin önüne Gençlerbirliği markasını ekledi. Bu takım 2006/2007 sezonunda Birinci Lig’e (o zamanki adıyla Türk Telekom Birinci Ligi) çıkınca, Asaşspor ismi bu kez de Oftaşspor olarak değişti.

Oftaşspor, Gençlerbirliği kulübünün bünyesine girdiğinden beri bir pilot takım olarak görüldü. “Alkaralar”da şans bulamayan gençler, bu takımda forma şansı buldu. Ve takım, Birinci Lig’e çıkmasının bir sezon ardından, Turkcell Süper Lig’e çıkma başarısını gösterdi.

Böylece –birisi onursal olmak üzere- İlhan Cavcav’ın başkanı olduğu iki ayrı Gençlerbirliği, Türkiye’nin en üst düzey futbol liginde bir araya geldi. Elbette bu, alışılageldik bir durum değildi. Tartışmaları da beraberinde getirdi. Cavcav’ın lokomotif kulübü Gençlerbirliği’ne “kıyak geçebilir”di Oftaşspor. Ancak tam tersi oldu. İki takım dört defa karşılaştı. Oftaşspor hiç mağlubiyet almadı ve sezonu Gençlerbirliği’nin üzerinde bitirdi.

Gençlere şans tanımak üzere “projelendirilen” takım fazlasıyla başarılı olmuştu, ki defansın vazgeçilmez isimlerinden Giray Kaçar hem milli takıma seçildi, hem de Trabzonspor’a transfer oldu. Dört Ankara takımının arasında da en iyi futbolu oynayan Oftaşspor oldu. Ancak bir eksikleri vardı. Zaman zaman bedavaya izleme fırsatı verilen takımın maçları dolmuyordu. Türk futbolunun gediklisi olmuş Cavcav bu sorunu halletmek için de bence mantıklı ama eleştiriye açık bir hamle yaptı.

Ankara’nın en eski semti Hacettepe’nin spor klübü, semtin gençleri tarafından kurulup üst üste başarılarla Ankara 1. Ligi’ne çıkmıştı. Artık yerinde yeller esen bu ligde de başarılı oldu ve Türkiye Birinci Ligi’ne çıkmaya hak kazandı. Ancak burada aynı başarıyı tekrarlayamadı. 1968 sezonundan sonra sürekli küme düştü. 1988 yılında (Ankara’ya elini attığından beri susuzluktan kurutan) dönemin Keçiören Belediye Başkanı Melih Gökçek, Hacettepe’yi de “kuruttu”. İki semtin takımını birleştirip Keçiörengücü yaptı ve böylece Hacettepe tarihe karıştı.

Geçtiğimiz sezon biter bitmez, ligden düşen Kasımpaşaspor’un, İstanbul Büyükşehir Belediye Spor ile birleştirileceği haberi gündeme gelmişti. Bu “bomba” haber balon çıktı çünkü birleşme gerçekleşmedi. Doğrusu, iktidara yakın bu iki klubün birleşme ihtimali bile, tüylerimi diken diken etmeye yeterliydi.

Birleşme fikrine, en masum tarafından bakıldığında bile, alnının teriyle ligde kalmayı haketmiş futbolcuların durumu ne olacaktı? Üstelik ülkenin gelecek vaad eden teknik direktörünü Abdullah Avcı’nın oturtmaya çalıştığı istikrarlı sistemi yerle bir edecek bir durumdu bu.

Kasımpaşaspor düşürülmeyip, gelecek sezon Süper Lig’de mücadele etse ve yine küme düşseydi, yine siyaseti işe karıştırıp Kasımpaşaspor’u ligde tutacaklar mıydı? Peki böyle bir Kasımpaşaspor’a semt sakinlerinin bakışı nasıl olacaktı?

Evet, bomba balon çıktı. Yıllarca siyasetin spordan elini çekmesi için yazan medya, görünen o ki bu birleşme yalanını uydurdu.

Benzer düşüncelerle yapılan birleşmelere, değişmelere kesinlikle karşıyım. Zamanında birinci lige çıkan Kayseri Erciyes’in, Kayserispor olmasına da hâlâ alışamadım. Ancak Hacettepe ve GB Oftaşspor’u bir araya getiren bu son birleşmeyi destekliyorum.

İlhan Cavcav kapanmaya yüz tutan kulübü himayesine aldı ve ona kendi ayakları üstünde durabilecek bir yapı kazandırdı. Şimdi ona güzel anılarla hatırlanan, Ankara’nın en eski semt takımlarından birinin adını verdi. Şu anda borcu olmayan yegane kulübümüz Gençlerbirliği’nin yönetim sistemi Hacettepe Spor Kulübü’nde de mevcut.

Ayrıca Türkiye’nin en büyük üniversitelerden birinin adını taşıdığı için, hem semt hem de öğrenciler tarafından benimsenip fazlasıyla desteklenen bir takım olma ihtimali de var. Hacettepe’nin efsane dönemlerine şahit olmuş futbolseverleri tekrar yeşil sahalara çekebilir bu değişim. Hayırlı olsun.

Bir taraftar yorumu
(Tribün Dergi‘ye yazan, Colpa Deo takma isimli yorumcu)

Valla Hamamönü doğumlu biri olarak Hacettepe’nin adı bile adrenalin yaptı bende. Ama bu Ankaragücümüze ihanet edeceğiz anlamına gelmez. Zaten Ankara’da Ankaraspor dışında herhangi bir takımı desteklemek Ankaragüçlüler için ihanet olarak algılanmamıştır. 1965-1968 yılları arasında babamın işlettiği Hergele Meydanı’ndaki (şimdiki İtfaiye Meydanı) kahvede toplanan Hacettepe taraftarlarının fotoğrafları hâlâ duruyor babamın albümlerinde. Bu yüzden sanki tarih canlanacak gibi ama içimden de bir his Hacettepe adı geri gelir de o ünlü “Hacettepe ruhu” döner mi diye beni sorguluyor. Semt olarak Hacettepe, Hamamönü, Cebeci ve Abidinpaşa’ya kadar olan yerlere hitap edebilir. Ordaki profil potansiyel olarak “Hacettepe ruhu”nu yaşatmaya yeter. Bir de maçlarını 2008/2009 sezonunda Cebeci Stadı’nda oynarsa Ankaragücü’nün tabanından çok seyirci çalacağını tahmin ediyorum.

Read Full Post »

Older Posts »