Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Rıdvan Dilmen’


Ne zaman uçakla balkanların üzerinde geçsem her sıradağ benim için Karpatlardır! Onun maradona’sı* da Hagi’dir! Böyle bir etki işte Hagi’nin bıraktığı. Şimdi ne alaka ki Hagi’yle… Eh Avrupa ön elemesindeki rakibimizin adı malumunuz Karpat içeriyor. Karpat-y Lviv’in de rakibi Galatasaray’ın efsanesi Hagi… Tam daha fazla bağlamayın onu-buna-seni-bana… Ne diyo abi* “Bağlanmayacaksın!”

Eskiden USSR kupası kazanmış, o dönem iyiymiş falan bunlar hikaye… USSR’mi kaldı! Eskiden bir Borussia Mönchengladbach vardı bildin mi gibi bir durum oluyor bu mazi hikayeler. Bakıyorum ki takım 1991’den itibaren bugünkü halini almış. O zamandan beri naptığına bakalım. 1993 ve 1999’da Ukrayna Kupası’nda finale çıkmış, eli boş dönmüş. Bir de Ukrayna 1. Ligi’ni ikinci bitirmiş 2005-06’da. (wiki kafamı karıştırdı ama son karar budur.) Ligin kalburüstü bir ekibi oluvermiş Ukrayna Premier Ligi’nde…

Özünde herhangi bir takım görüntüsünde.Tek artısı altyapı sistemi. Önemli topçular yetiştirmiş. Öyle ki 10 Milyon Euro’ya 1 yıllığına kiraladı Barcelona Chygrynskiy’i! Kadrolarında bir kaç Chygrynskiy, bir kaç Oleh Luzhny varsa ve biz bilmiyorsak Beşiktaş’ın Metalist kazasına uğrayabiliriz. Ama ben Galatasaray’a güveniyorum. Sami Yen’de bitiririz işi, Ukrayna’ya da Cem Yılmaz, Rıdvan Dilmen hep beraber “takımı desteklemeye” gideriz(!!!)…

Vodpod videoları artık kullanılamıyor.

Reklamlar

Read Full Post »


yildiz-tablosuBazen ne desen boştur. Ne anlatırsan anlat, yorulmaktan öteye gitmez çabaların. Bunu yapmak yerine susmayı tercih etmiş Nevzat Dindar. Derbiye verilen en güzel tepki. Sayıları konuşturmuş. O sıfıra bir sorsak neler neler anlatır… Daha önce 19/05/2007’de oynanan derbi sonrası Mustafa Denizli’nin ve Rıdvan Dilmen’in yazmadıkları yazılarını yayınladığın için, bu puan tablosunun yayınlanmasına onay verdiğin için için teşekkürler Milliyet Spor Servisi. Teşekkürler Nevzat Dindar. Taraf Gazetesi de tüm futbolculara davranış notundan 1 puan vererek hepsini sınıfta bırakmıştır. Pardon Taraf Gazetesi bırakmadı, futbolcular sınıfta kaldı.

Read Full Post »


Bir maçtaki her pozisyonu en az bir diğer maça kadar, zaman zaman da sezon sonuna kadar konuşan “pek değerli” pozisyon yorumcularımız bu sefer 17 sene öncesini tekrar tartışmak için gündeme getirmişler.  Lig TV’de Futbol Gündemi programında yapmışlar bu işi. Nedeni yeni uygulamaya geçirdikleri piero sistemlerini test etmek olabilir. Ama benim bir kaç sorum var?!?

-Sistemlerini test ettikleri maç neden 17 sene önceki maç? Bildiğim kadarıyla bir konu hakkında hukuki bir işlem başlatmak için 10 sene içinde başvurulmak lazım. Yoksa durum hakkında zaman aşımından hukuki işlem başlatılamıyor. Bu konu hakkında hukuki işlem başlatabilme süresi geçtiği için mi bu pozisyon seçildi?

-Daha geçen haftalarda Servet’in pozisyonu var mesela. Bu pozisyonu neden seçmemişler? Takımları hukuki bir işlem yürütme şansı olduğu için mi seçmemişler? Mesela büyük bir takımın topu içerden çıkardığını tespit ederlerse o takımla ters düşmemek için mi daha önce yaşanan bu olayları seçmemişler? Ya da seçmişler mi ben programı izleyemediğim için bilmiyorum.

-Neden Ahmet Çakar’ın maçını seçmişler?

-Erman Toroğlu’nun böyle bir maçı yok mu? Varsa neden onun maçında yaşanmış bir pozisyonu seçmemişler?

-Erman Toroğlu’nun böyle bir maçı varsa ve bu maçı değil de “rakip” kanalın hakem yorumcusunun maçını seçmek ne kadar objektif?

daha bir çok soru üretebilirim, üretilebilir,üretseniz iyi olur sorgulamak güzeldir…

Sorgulanma sırası Rıdvan Dilmen’de!’

41769Bir bu adamın maç hakkındaki yorumlarını kaale alıyorum. Dinliyorum beğeniyorum. Çünkü kendisi futbol oynamış biri olarak, oyun içinde futbolcunun yaptığı bir hatayı veya güzel bir hareketi empatiyle yorumlamayı beceriyor. Örneğin Güiza’nın attığı son gol hakkındaki yorumu herkes yapamaz. Islak zeminde, ıslak, dolayısıyla kaygan bir ayakkabıyla, ıslak ve seken bir topu tek vuruşla aşırtmanın kolay olmadığını söyleyip de yiğidin hakkını bu şekilde veren bir o vardı. Ya da yine ben ona rastladım desem bile şimdi başka bir yorumcunun böyle bir yoruma kafa yoracağını bile sanmadığımdan “bir o vardı” lafımı rahatlıkla söylüyorum..

İtiraz eden futbolcuya da oldukça hiddetlenen, itirazlardan alınan sarı kartlara anlam veremeyen sevdiceğim Rıdvan gel gör ki o 17 yıl önceki maçta hakemin gol kararına, pozisyonun gol olduğunu bilmesine karşın gidip kararın değişmeyeceğine bile bile itiraz etmiş. Hem de topun çizgiyi geçtiğini gören arkadaşı Semih’in itiklemesiyle yapmış bu işi. Şimdi ben Rıdvan’ın itirazdan kart gören futbolcuya kızmasını nasıl inandırıcı bulabilirm! Bari sen yapmayaydın bunu Rıdvan.. –Şimdi senden vaz mı geçmeliiii.. diyor Hüseyin (Yalın) arka fonda

Milliyet Gazetesini de internet sitesinde yayınladığı bu haberin son satırlarındaki Rıdvan ile alakalı kısımları kesip yayınlamaması objektif yayıncılıkla ne kadar bağlantılıdır?

haber aşağıdaki gibidir. kaynak Anadolu Ajansı’dır.. Evet bir iki cümle bende attım ama gerçekten fasa fiso cümlelerdi. Kişiler ve olaylar aynen buradaki gibidir…

Fenerbahçe ile Beşiktaş futbol takımları arasında 17 yıl önce oynanan derbide, son dakikada Beşiktaşlı Mehmet Özdilek’in attığı ve uzun süre tartışmalara neden olan golde, topun gol çizgisini 4 santimetre geçtiği görüntülerden tespit edilmiş.
O maçın hakemi Ahmet Çakar’ın, yardımcısı Çetin Oytuner: ”Hayatımda o karardan sonra çok şey değişti. İşler çığırından çıktı. İnandığınız bir kararı vermişsiniz, ama her türlü tehlike senin etrafında. Telefonlarınızı kesiyorsunuz, çocuğunuzu okula gönderirken, ‘Aman benim oğlum olduğunu söyleme’ diyorsunuz, ticaret hayatınızı askıya alıyorsunuz. O pozisyondan sonra zaten hakemliği bıraktım. Benim 30 yıllık futbol hayatım vardı. Yanlış bir karar vermiş olsaydık ne olacaktı, asılacak mıydık…” diyor..
Çetin Oytuner, verilen gol sonrasında Fenerbahçelilerin tepkisini aldığını, ancak kendisinin Fenerbahçe’nin genç takımlarında kaleci olarak oynadığını söyledi.10_10_2007_ahmet_cakar1

AHMET ÇAKAR: ”BENİM 17 SENEME NE OLACAK?”(fonda Sezen Aksu’dan şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler…)

Ahmet Çakar da, maç sonrasında iki gün, Cihangir’de bir arkadaşının bodrum katında dışarı çıkmadan yaşadığını anlattı.
“15 gün boyunca İstanbul’da kılık değiştirerek dolaştım. Ailemin güvenliği için kimseye yerimi söylemedim. Aylar geçiyor, olaylar yumuşuyor. Devrin ünlü Fenerbahçelileri beni düşman ilan ediyorlar. ‘Geçti mi, geçmedi mi‘ diye bana soruyorlar. O gün bugündür Fenerbahçelilerin sevmediği, Fenerbahçe düşmanı ilan edilmiş biri olarak yaşadım. Bizler günah keçisi olduk. Geçmeseydi, karar, sorumluluk benimdi. Madem geçti, bu doğru Çetin’in doğrusudur. Yanlış olsaydı, ben çaldım, benim yanlışımdır. Doğru Çetin’in. Peki benim 17 seneme ne olacak kardeşim?

SEMİH YUVAKURAN: ”TOP BANA GELDİĞİNDE GOL OLMUŞTU”

Maçtaki o kritik pozisyonda topa kale çizgisinde müdahale eden, derbide Fenerbahçe formasını giyen Semih Yuvakuran ise telefonla bağlandığı programda, kendisinin meşin yuvarlağı çizgi üstünden çevirdiğini, ancak topun kendisine gelmeden gol çizgisini geçtiğini savundu.
Semih, ”Top bana gelmeden önce gol olmuştu. Dönerek gelen topu ben çizgi üzerinden çevirmiştim” ifadesini kullandı.
Golü atan Mehmet Özdilek de ”Kararın doğruluğunun ortaya çıkması beni de çok rahatlattı. O günkü şartlarda Ahmet 112741hoca ve yardımcısı kararını inanarak vermişti. Hamleyi yapan oyuncu bendim. Topun içeri girdiğini, içerden Semih’in müdahalesi ile çıktığını söylemiştim. 17 yıl sonra bunun gündeme gelmesi, kafalardaki soru işaretlerinin giderilmesi önemli. Şu anda tarihe herkes tanıklık ediyor. Ahmet hocayı ve yardımcısını o günkü cesaretinden dolayı tekrar kutluyorum” diye konuştu.
Bu arada, o günkü maçta Turhan Sofuoğlu’nun yerine oyuna giren Rıdvan Dilmen, yıllar sonra bir itirafta bulundu. Dilmen, pozisyon sonrası topu çeviren Semih’e gol olup olmadığını sorduğunu ve Semih’in de kendisine, ”Gol ama itiraz et” dediğini söyledi. Dilmen, bunu saklamadıklarını, maçtan sonra da söylediklerini belirtti.

Read Full Post »