Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘real madrid’


Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde geçen yılın finalisti Bayern Münih bugün sahasında Roma’yı konuk edecek. Mesut Özil’in formasını giydiği Real Madrid’de Jose Mourinho 3’te 3 yapmak için ilk adımında Ajax’ı , Ibrahimovic’li, Robinho’lu Milan Fransız Auxerre’i, Çağdaş Atan’ın oynadığı Basel de Rumen CFR Cluj’u ağırlayacak. İşte bugünkü maçları ve ayrıntılı değerlendirmeleri…

E Grubu

Son Şampiyonlar Ligi finalisti ve Bundesliga şampiyonu Bayern Münih sahası Allianz Arena’da İtalyan ekibi Roma’yla karşılaşacak. Ligdeki kötü gidişatlarını durduramayan Bayern Münih’te Dünya Kupası’nda sakatlanan Hollandalı yıldızın sakatlığına Franck Ribery’nin de eklenmesi teknik direktör Louis van Gaal’i düşündürüyor. Her şeye karşın kadroda bulunan Dünya Kupası’nın yıldızlarından Thomas Müller, Bastian Schweinsteiger gibi isimler Alman ekibinin en önemli silahları olacak. Roma da ise durumlar daha kötü. Haftasonu Cagliari deplasmanından 5-1’lik mağlubiyetle dönen başkent takımında ekibin gol yükünü çeken Mirko Vucinic ile birlikte Rodrigo Taddei, Phillipe Mexes ve John Arne Riise sakatlıkları nedeniyle forma giyemeyecek. Bavyera ekibiyle gurubun favorisi olarak gösterilen Roma geçen sezon mücadele ettiği Avrupa Ligi’ne 2. turda veda etmiş, İtalya Ligi’ni de Inter’in ardından 2. sırada bitirmişti.

Romanya Ligi’nde Bükreş hegamonyasını yıkan CFR Cluj Şampiyonlar Ligi’ne ilk kez 2008/09 sezonunda kaıtıldı. O sezon da Roma’yla aynı grupta bulunan rumen takımı ertesi sezon Avrupa Ligi’nde mücadele etti ve aynı yıl Romanya Ligi’nde şampiyon olarak 2010/11 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde tekrar mücadele etme hakkı kazandı. Teknik direktör değişikliğine gidip Sorin Cartu’nun göreve getirildiği takımda transfer sezonu da hareketli geçti. 8 oyuncuyla yollarını ayıran Cluj 10 yeni isimle sözleşme imzaladı. Bu isimler arasında yer alan Sasa Bjelanovic bugünkü maçta forma giyemeyecek. Basel de ise sakatlıklar teknik direktör Thorsten Fink’i zorlayacağa benziyor. Jacques Zoua, Genseric Kusunga’nın oynama ihtimalleri yok. Valentin Stocker’in durumu ise maç saati belli olacak. Geçen yıl Avrupa Ligi’nde Roma’yla aynı grupta bulunan İsviçre ekibi bu yıl lige istediği gibi başlayamasa da geçen yılı ligi Young Boys’un önünde bitirerek ipi göğüslemişti.

21.45 Bayern Münih – Roma

21.45 CFR Cluj – Basel

F Grubu

Günün en ilgi çekici maçlarından biri bu akşam Fransa’da oynanacak Marsilya – Spartak Moskova mücadelesi olacak. İki takımın kulübelerinde de 90’lı yıllarda ülke futbollarına parlak yıllar yaşatmış Didier Deschamps ve Valeri Karpin bulunuyor. Ülkelerinin futbol efsaneleri haline gelmiş isimlerin mücadelesinde ev sahibi Marsilya geçen yıl da Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmiş ve Avrupa Ligi’ne kalmıştı. 3. turda Avrupa Ligi’ne veda eden Fransız ekip lige konsantre olmuş ve şampiyonluğa ulaşmıtı. Mamadou Niang’ın Fenerbahçe’ye transferinin ardından gol yollarında sıkıntı çeken Marsilya’da yeni transfer Loic Remy’nin dışında Leyti N’Diaye forma giyemeyek. Souleymane Diawara’nın durumu ise şüpheli. Valeri Karpin’in 2009 yılından bu yana çalıştırdığı Moskova ekibi geçen yılı Rubin Kazan’ın ardından ikinci sırada bitirdi. Ön eleme oynamadan gruplara kalan takım ligde 6. sırada yer alıyor. Sakatlığı bulunan Nikita Bazhenov Fransa’ya götürülmedi. Nikola Drinčić ve Kirill Kombarov’un oynaması ise şüpheli. Spartak Moskova geçen yıl Avrupa’da mücadele etmedi.

Grubun zayf halkası olarak gösterlin Zilina ise Chelsea’yi ağırlayacak. Slovak Ligi Şampiyonu Zilina geçen yıl Avrupa Ligi’ne play-off mücadelesinde veda ederken, bu yılsa Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda güçlü rakibi Sparta Prag’ı eledi. Slovak takımında sakat oyuncu bulunmazken şu anda da liglerinde 1. durumdalar. İngiliz ekip Chelsea ise Abramovich’in yatırımlarının ardından Şampiyonlar Ligi’nin gediklisi oldu. Müzesinde bir de Şampiyonlar Ligi kupası bulunan Londra ekibi Premier Ligin son şampiyonu unvanıyla sahaya çıkacak. Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’ne 2. turda Inter’e elenerek veda etmişti. Ancelotti’nin çalıştırdığı Chelsea Premier Lig’e bu yıl hızlı bir girişle 4’te 4 yaparak zirvedeki yerini aldı. Londra ekibinde bu akşamki mücadelede Didier Drogba kırmızı kart cezası, Frank Lampard ve Ashley Cole’se sakatlıkları nedeniyle forma giyemeyecek.

 21.45 Marsilya – Spartak Moskova

21.45 Zilina – Chelsea

G Grubu

Şampiyonlar Ligi’nde son şampiyon Inter’in eski, Real Madrid’in yeni teknik direktörü Portekizli Jose Mourinho 3’te 3 hedefi için ilk maçında Ajax’la karşılaşacak. Gecenin Türk seyirciler tarafından merakla beklenen mücadelesinde Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil’in forma giyeceği Madrid’de Kaka, Gago, Garay ve Raul Albiol sahada yer almayacak isimler. Geçen yıl ligde 95 puan toplamasına karşın Barcelona’nın ardında kalan Madrid ekibini aynı sezon Şampiyonlar Ligi’nden 2. turda Lyon elemişti. Hollanda’nın Ajax ekibi ise çalıştırıcıları Martin Jol önderliğinde geçen yıl ligde 106 gol atmasına karşın Şampiyon Twente’nin gerisinde kalmıştı. Önceki sezon Avrupa Ligi’nde de mücadele eden takım 2. turda Juventus’a elenmişti. Real Madrid’le önemli bir maça çıkacak Amsterdan ekibinin iki önemli ismi Luis Suarez ve Jan Vertonghen kart cezalısı. Sakat olan Kenneth Vermeer, Nicolas Lodeiro, Timothee Atouba, Rasmun Lindgren ve Evander Sno da kadroda olmayan isimler.

G grubunun diğer favorisi Milan’sa San Siro’da Auxerre’i ağırlayacak. Geçen yıl ligi 3. bitiren takım Şampiyonlar Ligi’ne 2. turda veda etmişti. Bu yıl kadrosunu Ibrahimovic ve Robinho gibi isimleri katarak güçlenen Milano temsilcisinde teknik direktörlük koltuğunda Massimiliano Allegri bulunuyor. Haftasonu Cesena’ya 2-0 yenilen İtalyan takımında Alessandro Nesta ve Clarence Seedorf’un sahada yer alamayacak. Thiago Silva’nınsa durumu maç saatinde belli olacak. Fransız ekibi Auxerre’se geçen yıl sezonu süpriz bir şekilde 3. bitirip Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme oynama hakkını elde etmişti. Play-off turunda Rus Zenit’i eleyerek gruplara kalma başarısı gösteren takımı Jean Fernandez çalıştırıyor. Fransa temsilcisinde tek eksikse Roy Contout. Auxerre’in bu yıl Fransa Ligi’nde 5 maçta 5 puanı bulunuyor.

21.45 Real Madrid – Ajax

21.45 Milan – Auxerre

H Grubu

İngiliz temsilcisi Arsenal’in yer aldığı grupta, Braga, Shaktar Donetsk ve Partizan gibi Avrupa’nın son yıllarda çıkış yapan ekipleri bulunuyor. Londra’da Braga’yı ağırlayacak olan Arsenal geçen yıl da Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmiş ve yine H Grubunda yer almıştı. Bu gruptan 1. olarak çıkan ekip Barcelona’ya çeyrek finalde elenmişti. Premier Lig’de son sezonunu 3. bitiren Londra temsilcisinde akşamki maçta Abou Diaby, Thomas Vermaelen, Theo Walcott, Robin van Persie, Nicklas Bendtner, Aaron Ramsey ve Emmanuel Frimpong sakatlıkları nedeniyle forma giyemeyecek. Dizinden ameliyat olan Samir Nasri ise oynayabilecek durumda. Portekiz temsilcisi Braga ise geçen sezon Porto’nun önünde ligi 2. sırada bitirmişti. Aynı sezon Avrupa Ligi mücadelesinde ise Elfsborg’a elenmişti. Braga’da tek önemli eksik ise Milli Forma’yı da giyen 35 yaşındaki tecrübeli kaleci Quim.

 Lucescu önderliğindeki Ukrayna temsilci Shaktar Donetsk grubun Arsenal’den sonraki favorisi olarak gösteriliyor. Geçen Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda Rumen Timisioara’ya  elenip Avrupa Ligi’ne kalan Shaktar, Avrupa Ligi’ne de finalist Fulham’a 2. turda elenerek veda  etmişti. Shaktar Donetsk bu yıl Şampiyonlar Ligi’ne Ukrayna şampiyonu olarak direk katılma hakkı kazandı. Şu anda da kendi liginde 22 puanla 1. sırada bulunan takımda bu akşam bacağı kırılan Fernandinho ve kasığında çekme olan Chygrynskiy forma giyemeyecek. Sırbistan’ın köklü ekibi Partizan ise son yıllarda oldukça yol kat etti. Geçen yıl Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda Güney Kıbrıs temsilcisi Apoel Nicosia tarafından saf dışı edilmiş ve Avrupa Ligi’nde Shaktar Donetsk ile aynı grupta yer almıştı. Bu sezon da Şampiyonlar Ligi Play – Off turunda Anderlecht’le karşılaşan Sırp temsilcisi, ikisi de 2-2 biten maçların ardından penaltılarla Belçikalı rakibini eleyip gruplara kalmayı başardı. Takımdaki tek eksi Mladen Krstajic. İki takımın geçen yıl ki Avrupa Ligi maçlarında Ukrayna’da Shaktar 4-1, Sırbistan’da ise Partizan 1-0’la galip gelmişti.

 21.45 Arsenal – Braga

21.45 Shaktar Donetsk – Partizan

Read Full Post »

Salvador Guti


Real Madrid’in genç! Semih’i Guti…

Futbolun hırsla pazarlanmaya evrildiği döneme denk geldi en parlak yılları. Bu “talihsiz” dönem yüzünden adı hiç bir zaman Real Madrid denince akla gelen ilk isim olamadı bir türlü. Florentino Perez’in “Galacticos” dönemlerine kurban gitti hep. Buna karşın Madrid ekibinin kendi bahçesinden yetiştirdiği en nadide meyve idi Jose Maria Gutierrez.

Real Madrid’in altyapısına 8 yaşında katıldı. Forvet olarak başladı. Orta saha olarak devam etti. Bunda en büyük etken ise çok güçlü olan gol sezgisinin yanında rakip oyuncularca kestirilemeyen ara paslar verebilme yeteneğiydi. Bu bölgede tüm yaş seviyelerinde kanıtlayıp ve 1994 yılında Real Madrid’in C takımına yükseldi. Ulusal Takım formasını da bu yaşlarda üstüne geçirden Guti, 1995 yılında bir de gol attığı 18 yaşaltı Avrupa Şampiyonası finalinde Totti’li, Buffon’lu, Pirlo’lu İtalya’yı 4-1 mağlup eden takımın önemli bir parçasıydı.

Zaferlerle dolu bir kariyer

Bu kupa Guti için daha başlangıçtır. Artık A takımda kendini gösterme vakti gelmiştir. Real Madrid’in o zamanki teknik direktörü, Jorge Valdano, genç takımda da hocalığını yaptığı Guti’yi A takıma çağırıp gözü kapalı A takım formasını verdi. (devamını oku…)

Read Full Post »


Hollanda’nın Bergkamp’lı, Davids’li, Seedorf’lu, Overmars’lı döneminden sonraki en iyi jenerasyonunun 4 oyuncusu geçen yıl Real Madrid’de idi. Perez ilk başkan olduğundaki yaptı ve yıldızları kadroya kattı. Ama takımı yıldızlaştıran ve böylece takımıyla yıldızlaşan; Robben’i Bayern’e, Sneijder’i Inter’e, Huntelaar’ı da Milan’a gönderdiler. Elde sadece van der Vaart’ı tuttular. O da Kaka sakatlanmasaydı forma şansı bulamayacaktı.

Hepsi bir arada Real Madrid’e gelince Barcelona – Hollanda ilişkisi yerini Real Madrid – Hollanda ilişkisine mi döndü gibi espriler yapılmıştı. Çok da kötü oyun çıkarmıyorlardı Bernd Schuster’le… Perez geldi yıldızları toplama hevesiyle Hollandalı ekibi dağıttı… Gönderilenlerden bir tek Huntelaar pek bir şey yapamadı. Ama Robben de, Sneijder de Şampiyonlar Ligi finalinde 22 Mayıs’ta ter dökecek. Madrid’de Santiago Bernabeu’da olacak. Perez’e nispet olsun diye finale çıkmak için farklı motive olmuşlar mıdır, bilemeyiz. Tahmin edebiliriz ki olmuşlardır. Kupa ikisinden birine gidecek. Perez bunu gönderdikten sonra kime ne diyecek? Ya da bu yıl Şampiyonlar Ligi’ne damgasını vuran Robben’i takıma geri alır mı? Malum o yıl kim yıldızsa alır Perez. Peki Robben gider mi? Soru sormaya devam edeyim mi? Ben susayım fotoğraflar konuşsun…

Wesley Sneijder Inter ile Şampiyonlar Ligi finalinde kupa için mücadele verecek.

Arjen Robben de Bayern Münich ile Şampiyonlar Ligi finalinde ter dökecek.

Florentino Perez ikinci kez Real Madrid Başkanı oldu. İlk geldiğinde yaptığı gibi yine takıma yıldızları kattı fakat yine ilk geldiğinde olduğu gibi kupaları müzeye doldurmaktan uzak…

Hatalarından ders almamak böyle bir şey olmalı…

Read Full Post »


Bir dönemin Sevilla’sıydı. Hatta bunlar şampiyon bile olmuşlardı. Valencia’yla kapışıyorlardı… Çok da geçmedi ki üzerinden. Geçen 10 yılın içerisinde gelmişti şampiyonluk kupası. İspanya’da kupaları kazanırken yakalanan iyi jenerasyonun skor üretmesini sağlayan isimdi. Ekürisi Roy Makaay ulusal takım düzeyinde ondan daha başarılı olabilmişse bunun tek nedeni Raul ve Morientes’te aynı dönemde oynamış olmasıdır. Bahsettiğimiz isimse sıkı bir İspanya ligi takipçisinin kolayca tahmin edebileceği bir isim: Diego Tristan. (devamını oku…)

Read Full Post »


Yahu bu Higuyeyn valla golcü falan değil. Karşı karşıya iki tane pozisyon harcadı ki akıllara zarar… Pellegrini ne buluyor da ilk 11’de bu adama yer veriyor ve 70 dakika boyunca inanıyor güveniyor. Biri şu adama, “Bak kardeşim seni hep son 20 dakikada oynatacağım. Fakat bunun tek bir ulvi amacı var. Çünkü ayağına gelen gelen fırsatları daha verimli kullanabilmeyi alıgılayabilmen gerek. Bunu da kalan son 15-20 dakikada gol yapmayı tecrübe ederek öğrenebilirsin…

Ossasuna maçında puan kaybederse Pellegrini Higuain’deki ısrarını sorgulamalı. Benzema’ya ya da Van der Vaart’a bu kadar sabretse çok daha fazla verim alınır. Hollandalı’nın Real Zaragoza maçında yaptıklarını gördük. Benzema’nın da… Evet Higuain takımın en çok gol atan oyuncusu olabilir şu anda takımı için ama bu istatistiğe bir örnek vererek selam etmek istiyorum tüm Higuainseverlere. Güiza da iki yıl öncenin gol kralıydı İspanya’da! Real Madrid Sergio Ramos sayesinde bir puan kazandı. Higuain sayesinde 2 puan kaybetti…

Read Full Post »


2 OCAK Cumartesi
17:00 MIDDLESBROUGH – MANCHESTER CITY (NTVSPOR)
19:15 READING – LIVERPOOL (NTVSPOR)
21:15 LA LAKERS – SACRAMENTO (NTVSPOR)
23:00 BARCELONA – VILLARREAL (NTV)
3 Ocak Pazar
15:00 MANCHESTER U.-LEEDS U. (NTVSPOR)
18:15 WEST HAM – ARSENAL (NTVSPOR)
18:00 ZARAGOZA-DEPARTİVO (NTV)
20:00 MALLORCA – A. BILBAO (NTVSPOR)
22:00 OSASUNA-REAL MADRİD (NTV)

Read Full Post »


Spain Soccer La Liga

Öncelikle kendisine teşekkürü bir borç bilirim. Bir post evvel, Higuain bu adamı kesemez canım demiştim. Attığı goller ve oynadığı oyunla beni haklı çıkardığı için. İlk yarıda biraz sönük bir oyun sergiledi. Bu onun suçu değil, Pellegrini’nin oynattığı oyundan kaynaklandı. İkinci yarıda Guti ve Kaka değişiklikleri oyuna hız ve Real Madrid’e atak gücü getirince Benzema girdiği pozisyonları hemen değerlendirdi. Önce bir yan toptan kafa golüyle perdeyi açtı (klişeleri severiz!) sonra da defansından gelen uzun topu takip etti. Tenerife defansı topu sektirince, hızı ve gücüyle rakibinden topu kaparak kaleciyle karşı karşıya kaldı ve topu ağlara gönderdi. Sonrasında bir de hat-trick yapıyordu ama top direğin yanından geçti gitti. Sanırım son golde de Kaka’ya gol pasını o verdi. O vermediyse bile atağın içinde aktifti, golde katkısı vardı.

Benzema, Higuain’i kesebileceğini gösterdi. Bence kesti bile. Arjantinli geçen yıl Nistelrooy’un yokluğunda, çift forvet oynayan takımda kendine yer buluyordu. Robben önderliğinde bol pozisyon üretebilen Real Madrid’de gol bulabiliyordu. Geçen yıl o yüzden iyi gözüktü bol gol atabildi. Çok da kaçırmıştı. Bu yıl Gonzalo iyi bir yedek olur. Rotasyonun en mühim isimleri arasında yer alır… Benzema, Zidane’dan sonra (zaman olarak) gelen en iyi Fransız olur takımda…

Read Full Post »


gonzalo-higuain-370x270

Dün bir gol kaçırdı ki pasaportunda Türk yazsaydı ve Turkcell Süper Lig’de oynuyor olsaydı, futbol kariyeri çoktan bitmişti. Yanılmıyorsam Ronaldo, soldan topu getirdi, çalımları bir bir atarak rakip defansı goldeki gibi ipe dizdi pası çıkardı ama altıpasta ayağıyla kaleye dürtüklemesi için ‘verilen’ topu daha da kötü değerlendiremezdi Gonzalo Higuain! Tek vuruşla topu ağlarla buluşturma düşüncesi çok yerinde olsa da sol ayağınla vuramıyorsan çok da zorlamamalısın. Skor henüz 1-0 iken alınacak bir risk değil o. 5-0 iken dene istediğin kadar ama 6pastan böyle gol kaçıran adamı sevemem. Tek bu pozisyondan ötürü oluşmadı bu yargım. Geçen yıl bir maçta 4 tane karşı karşıya pozisyonu kaçırmışlığını da izledim. “Benzema’yı daha mı iyi sanki, Higuain’i kesemez bu Fransız” diyenler utansın!

Read Full Post »


Selçuk Şahin

Şaka gibi değil. Olması normal bir durum. Özgür ansiklopedi fikrine tabi ki karşı değilim. Ama bir denetimi olmalı bu işin. Yoksa 7 yaşında Real Madrid’e transfer olup 156 maçta 299.5 gol atan çok yıldız futbolcumuz olur. Selçuk Şahin’e üzüldüm…

Read Full Post »


ronaldobarca.thumbnail

Bak ya sen şu işe! Yine sadece bize has olmayan bir olay daha! Manchester United’ın eski oyuncularından Kamerunlu Eric Djemba-Djemba The Sun gazetesine demiş ki;

Cristiano Ronaldo Real Madrid’den daha çok Barcelona’ya sempati duyuyor…

Ya Djemba-Djemba, senin Danimarka Ligi’nde canın sıkıldı ve başka liglere transfer olmak için gündeme gelme çabalarındasın sanırım. Bırak böyle ucuz hamleleri. Zaten sen söylemesen de The Sun gazetesi bildiğim en dedikoducu İngiliz spor haberleri yapan yazılı basın olarak bunları senin ismini yazmadan da sallayabilirdi.

Allah Allah! Messi’nin babası da, Di Stefano’dan dolayı Real Madrid’e hayranmış ve Messi’ya aldığı ilk yabancı takım forması Real Madrid’miş…

Fotoğraf da fotomontaj heralde ama değilse de iyi yakalamışlar…

Read Full Post »


cambiasso-1712-ic1

Ya hafta başıydı, ya da geçen haftanın tam ortası falan. Yani okuyalı tam bir hafta olmadı. Real Madrid’in Xabi Alonso’yu bir-iki hafta içinde kadrosuna katabileceği yazıyordu telegraph.co.uk. Bu kadar borç batağındaki Liverpool’un da ister istemez bu transfere onay vereceğini düşünüyorum. Alonso’nun Benitez için ne kadar önemli bir yeri olsa da, 350 milyon paund-avro-dolar (emin değilim) borç batağındaki Liverpool mecburen bu oyuncuyu elinden çıkaracak. Real Madrid’e karşı gelmek kolay değil ne yazık ki… Hatta Barcelona’da en son Mascherano’yu istiyordu ki şu ana kadar da transferde ‘tıp’ oyunu oynuyorlar. Bir bomba patlatabilirler belki de Cesc Fabregas ile. İki çok önemli orta sahasını kaybetmenin eşiğindeki Liverpool da alternatif arayışlarına başlamış Cambiasso’yu kısalistesine almış. Mourinho’nun sürekli forma şansı tanıdığı oyunculardan Cambiasso’nun 25milyon paund gibi bir teklif karşılığında premier lige gidişine izin verebilirmiş. Ama bu 25 milyon paund’u sanırım Liverpool değil de, arjantinlinin peşindeki bir diğer takım Manchester City verebilecek gibi duruyor. Eh Liverpool verirse bu ne perhiz bu ne lahana turşusu olur. Olmaz mı? Olur olur… Arjantin’in turşusu ünlüymüş.

Read Full Post »


South Africa US Italy Confed Cup SoccerSabah geldim biraz iş güç öğrendim. Hafiften ara verdim. Uzun zamandır gezemediğim bloglara bakındım. Sağolalım güzel yazılar, tespitler gırla devam ediyor. Ne hoş hayatın devam ettiğinin farkına varabilmek bu şekilde. Fakat iki-üç blogda ardarda gördüğüm “azalarak bitsin” tadındaki tespit dikkatimi, ayrıca tepkimi de çekti. (devamını oku…)

Read Full Post »


Dün geceki diğer muhteşem maç ve muhteşem goller!

Vodpod videoları artık kullanılamıyor.

more about “Getafe 2-3 Real Madrid“, posted with vodpod

Read Full Post »


enzo-zidane1Cezayir asıllı Fransız babanın İngiliz devi Manchester United’ın takibindeki oğlu 15 yaş altı İspanya Ulusal Takımı’na çağrıldı. Tek isim Enzo Zidane… videosu için >>>DV79853

videosu için >>> (devamını oku…)

Read Full Post »


xavi-iniestaCumartesi günü oynanacak İspanya-Türkiye maçında ikisi de orta sahada olmayacak. İniesta en az 10, Xavi de haftasonu oynadığı maç sonrası yaşadığı sakatlıktan dolayı 2 hafta top oynayamayacak. İkisi de stada gelmezlerse muhtemelen evlerinde maçı böyle izleyecekler.  Yerlerine Xabi Alonso, Cazorla ve Senna oynayabilir. Belki de kadroya Guti’yi çağırabilir Del Bosque. Real Madrid’de en çok güvendiği isimlerden biri oydu. Bu arada İspanya’da defansta Puyol’un da olmadığını hatırlatalım. Bu durumda İspanya karşısında şansımızın biraz daha artacağını düşünüyorum…

Read Full Post »


Liverpool– Son Durum:

Sakatlar : Daniel Agger
Cezalılar : Albert Riera

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yossi Benayoun, Fernando Torres, Alvaro Arbeloa

Liverpool Muhtemel 11’i (4-2-3-1):
Reina-Arbeloa,Skrtel,Carragher,F. Aurelio- Mascherano, X. Alonso-R. Babel,Gerrard,Kuyt-F. Torres

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:
(devamını oku…)

Read Full Post »


Maçın ilk yarısında hafif kestirdim. Günün yorgunluğu kontrollü futbola yenik düştü.. Forlan da golünü o arada atmış.. İkinci yarı gerçekten enfesti diyebilirim. Çok hızlıydı. En az Rafael Nadal-Roger Federer tenis maçı kadar bir oraya bir buraya gitti top. Orta sahaların oyundan düşmesi olarak değil de, takımların hızlı oyunu tercih etmesi, bu yüzden topları direk ileriye atmaları oyunu hızlandırdı. Real Madrid’in defansını ileride kurmasıyla A.Madrid’de Agüero, Forlan, Maxi Rodriguez ile kontralara çıktı. Konuk takımın istediği de buydu zaten. İki takım da çok fırsat kaçırdı. Özellikle Sergio Agüero. 3-4 gol atıp İspanya’da yılın oyuncusu olabilirdi tek maçla… En azından Madrid derbilerinde yeri çok özel olurdu.

Bence ve sebepleriyle maçın “en”leri… (İzlediğim kadarıyla)

(devamını oku…)

Read Full Post »


barca-abilbao“Barcelona-Athletic Bilbao” Maç Analizi

Mactagibi

Barcelona– Son Durum:

Sakatlar : Eric Abidal, Gabriel Milito,

Cezalılar : Martin Caceres, Dani Alves

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Joan Laporta (Barcelona Kulüp Başkanı): “Son haftalarda maç kaybedeişimizin sebebi olarak diğer takımların bizden daha iyi oynadıklarını söyleyebilirim. Her zaman rakiplerimize saygı göstermek zorundayız. Ama artık bu mağlubiyetler tekrarlanmamalı. Şampiyonluğun en güçlü adayı hala biziz.”

Josep Guardiola (Barcelona Teknik Direktörü): “5 maçlık kötü gidişata son vermemiz lazım. Her maçı kazanacağız diye bir söz veremem ama takımımda güvendiğim şey dayanışma olması. Takım olarak çok daha fazla çalışmalıyız. Sınırlarımızı zorladığımız sürece daha iyi olacağız. Athletic Bilbao’yu Kral Kupası finaline çıktıkları için tebrik ediyorum. Her zaman yaşanabilecek bir sevinç değildir bu. Yeste, Orbaiz ve David Lopez gibi önemli oyuncuları var. Bizde de Messi var tabi ki. Ancak topu ne zaman alsa tekmelerle durduruluyor ve hakemler bu konuda hiç bir şey yapmıyor. Bir gün çok kötü sakatlanabilir. Bu duruma düşen başka bir oyuncu da olabilir.”

Aleksandr Hleb (Barcelonalı Futbolcu): “Kariyerimin en iyi yıllarını yaşıyorum. Ancak bu dönemi yedek kulübesinde geçirmek niyetinde değilim. Takımdaki yerim için savaşmaya devam edeceğim. Eğer bu gerçekleşmezse sezon sonu takımdan ayrılabilirim. Dünyanın en iyi kulüplerinden biri olan Bayern Münich’in teklifine kayıtsız kalamam.”

Barcelona Muhtemel 11‘I (4-3-3):

Valdes-Puyol, Marquez, Pique,Sylvinho-Xavi, T. Yaya,Iniesta-Messi,Eto’o,Henry

Athletic Bilbao– Son Durum:

Sakatlar : Aitor Ocio, David López , Ion Vélez.

Cezalılar: Yok

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Joaquin Caparros (A. Bilbao Direktörü): “Kral Kupası’nda finale çıkarak tarihi bir başarı elde ettik. Ama artık bunu unutup Barcelona maçına konsantre olmalıyız. Önümüzde ligde oynayacağımız 13 maç var ve en az 10,11 puan almamız gerek. Herhangi bir ciddiyetsizlik anında aşağılara sürüklenebiliriz. Barcelona üç kulvarda da mücadele veriyor ve 5 maçtır da kazanamıyorlar. Fakat mükemmel bir kadroya sahipler. Toquero’nun formu beni çok şaşırttı. Bu performansını devam ettirdiği sürece kendine olan güveni de yerine gelecektir.“

Athletic Bilbao Muhtemel 11’i(4-4-2):

Armando-Iraola, Etxeita, Amorebieta, Koikili- Susaeta, Orbaiz,J. Martinez, F. Yeste-Toquero, Llorente

Maçla ilgili dikkat çekici notlar :

  • İki takımın arasında oynanan son 13 maçın sadece birinde Athletic Bilbao kazanbildi.
  • Barcelona’nın sahasında oynanan son 6 maçta Bilbao’nun galibiyeti bulunmuyor.
  • Athletic Bilbao ligdeki son galibiyetini aldığı 31 Ocak’tan bu yana ligde maç kazanamadı.
  • Bilbao ligde oynadığı 25 maçın sadece 3’ünde gol atamadı. Sadece bir deplasman maçında gol atamadı.
  • Ligdeki ilk maçta Barcelona Bilbao deplasmanından 1-0’lık galibiyetle dönmüştü.
  • Barcelona Eto’o’nun gol atamadığı son 4 maçı kazanamadı. Eto’o en son 2-2 biten Real Betis maçında iki gol atmıştı.

“Real Madrid-Atletico Madrid” Maç Analizi

Real Madrid– Son Durum:

Sakatlar : Ruud van Nistelrooy, M. Diarra, Ruben de la Red

Cezalılar : Pepe, Wesley Sneijder

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Juande Ramos (Real Madrid Teknik Direktörü): Hangi 18 oyuncuyu kadroya alacağım çok önemli. Derbi maçlarında kazanmaktan başka seçeneğiniz yoktur. Rakibimizin kazanıp ilk dörde girmek istediğini biliyoruz. Çok da iyi bir kadroları var maçın zor geçeceğinin farkındayız. Forlan ve Agüero çok tehlikeli oyuncular. Teknik direktörü Abel Resino A.Madrid yıllarca forma giymiş kulübü bilen biri ve takımına önemli galibiyetler kazandırdı. Barcelona maçında inanılmaz bir oyun sergilediler. Önünde uzun ve başarılı bir yol olduğuna inanıyorum. Raul ligdeki puan farkını kapatmamızda en önemli oyuncuydu. Onun tecrübesi bizi buralara getirdi. Ligde kötü bir durumdayken ayakta kalıp sorumluluk alabilen bir kaptanımız var. Robben’i yedek oturtacağım. Guti ise ilk 11’de sahada olacak.”

raul-gonzalesReal Madrid Muhtemel ilk 11’i (4-4-2):

Casillas-Salgado, Ramos, Cannavaro, Heinze- Higuain, L.Diarra, Guti, Marcelo-Huntelaar, Raul

Atletico Madrid– Son Durum:

Sakatlar : Yok

Cezalılar: Raul Garcia

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Abel Resino (A. Madrid Teknik Direktörü): Futbolcuyken bir çok derbi oynadım. Bu maçların havasını çok iyi biliyorum. Ancak teknik direktör olarak bu tecrübeyi yaşamak en büyük düşlerden biri. Real Madrid çok iyi bir form yakalamış olabilir. Kendilerine saygı duyuyoruz. Ancak kazanmak için tüm gücümüzü sahaya yansıtmamız gerekiyor. İstatistikler değiştirilmek için vardır. Bence bunun tam zamanı. Rakibimizi her yönüyle analiz ettik. Robben dengeyi bozabilecek bir oyuncu. Juande Ramos ne kadar iyi bir teknik direktör olduğunu geldiği günden beri ligde kazandığı maçlarla gösterdi.”

A. Madrid Muhtemel 11’i(4-4-2):

Leo Franco-Perea, Pablo, Ujfalusi, Lopez-M. Rodriguez, Assunçao, Maniche, Simao-Forlan,Agüero

Maçla ilgili dikkat çekici notlar :

  • İki takım arasında oynanan son 13 maçın hiçbirinde Real Madrid kaybetmedi. 9’unu kazanırken üçü beraberlikle sonuçlandı.
  • Real Madrid’in evinde oynanan son 6 derbi maçın üçü beraberlik, üçü de Real Madrid’in galibiyeti ile sonuçlandı.
  • Ligdeki son maçı Real Madrid deplasmanda 2-1 kazanmıştı. O maçta Real Madrid’den Nistelrooy, A. Madrid’den Luis Perea kırmızı kartla oyun dışında kalmıştı.
  • Real Madrid Juande Ramos ile çıktığı 10 lig maçının hepsini kazandı. Ve bu maçlarda sadece 2 gol yedi.
  • Atletic Madrid, Abel Resino ile çıktığı maçların 2’sini kazanırken bir beraberlik ve bir yenilgi aldı.
  • Real Madrid bu yıl içeride oynadığı maçlarda sadece bir yenilgi ve bir beraberlik aldı.
  • Atletico Madrid bu yıl ligde sadece üç karşılaşmada golle buluşamadı.

“Villareal-Espanyol” Maç Analizi

Villareal– Son Durum:

Sakatlar : Gonzalo Rodriguez

Cezalılar : Yok

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Joan Capdevilla (Villareal’li Futbolcu): “Sevilla ile aramızda şu anda 5 puan farkı var ama ligi üçüncü sırada bitirmek için savaşmaya devam edeceğiz. Gelecek yıl da Şampiyonlar Ligi’nde olabilmek için ligdeki konumumuzu daha çok önemsiyoruz.

Diego Lopez (Villareal’li Futbolcu): “Defansif yöndeki açıklarımızı kapatmamız gerek. Artık istediklerimizi oyuna yansıtabiliyoruz. Böylece maçlarda daha rahat oynayabiliyoruz. Bu takım amaçlarına ulaşabilecek kapasitede. Geçen yılki performansımızdan çok uzak değiliz. Aynı grafiği tekrar yakalayabiliriz. Espanyol’un çok daha fazla kazanmak zorunda olması işimizi zorlaştıracak. Çünkü kazandıkları her puanın onlar için anlamı büyük.”

Villareal Muhtemel 11’i(4-4-2):

D.Lopez-Angel,Godin,Fuentes,Capdevilla-Cazorla,Senna,Pires,Cani-Rossi,Llorentevillareal-espanyol

Espanyol– Son Durum:

Sakatlar : Angel Martinez, Oscar Sielva

Cezalılar: Yok

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Mauricio Pochettino (Espanyol Teknik Direktörü): “Artık bizim için her maç kritik. Ligin sonları yaklaştıkça maçların önemi artıyor. Alacağımız her puanın önemi çok büyük. Yaşadığımız stres yüzünden elde ettiğimiz pozisyonları gole çeviremiyoruz. Bunu aşmamız gerek. Villareal maçının bizim için Barcelona maçından farkı yok. Bugünkü maçı 2003/04 sezonunda 1-0 kazandığımız maçla karşılaştırmanın anlamı yok. Aradan yıllar geçti ve iki takımda da bir çok şey değişti.“

Espanyol Muhtemel 11’i(4-5-1):

Kameni-S.Sanchez,Jarque,Pareja,D.Garcia-L. Smiljanic,R. Martinez-L. Garcia,De la Pena,Nene- Raul Tamudo

Maçla ilgili dikkat çekici notlar :

  • Villareal son 10 resmi maçında sadece iki yenilgi aldı. Ancak maçların üçünden galip ayrılabildi.
  • Espanyol ise son 10 resmi maçında sadece iki galibiyet alabildi. 4’ünden ise beraberlikle ayrıldı.
  • İki takım arasındaki son maç golsüz beraberlikle sonuçlanmıştı.
  • İki takım arasında oynanan son 14 maçtan 12’sinde Villareal yenilmedi. 6’sını kazanırken 6 maçı berabere bitirdi.
  • Villareal’in sahasında oynanan son 6 maçtan sadece birini Espanyol kazanabildi.
  • Espanyol son üç Villareal deplasmanında golle buluşamadı.
  • Villareal bu yıl lig maçlarında evinde oynadığı karşılaşmaların 7’sini galibiyet, 3’ünü beraberlik ve 2’sini mağlubiyet ile bitirdi.
  • 19’uncu sırada bulunan Espanyol ligde toplamda 10 gol attığı deplasman maçlarında 2 galibiyet ve 5 beraberlik alıken, 6’sında sahadan boynu bükük ayrıldı.
  • Villareal bu yıl lig karşılaşmalarında evinde oynadığı maçların 3’ünde kalesinde gol göremezken, sadece birinde gol atamadı.
  • Espanyol takımı teknik direktör Pochettino göreve geldikten sonra oynadığı 6 maçın ikisinde gol atamadı.

Read Full Post »


Bir kaç hafta önce Barcelona bir çok bahis şirketi tarafından şampiyon ilan edildi. Bu şirketlerin Barcelona’nın şampiyonluğuna oynayan bahisseverlere daha lig bitmeden ikramiyelerini dağıtmaya başladığı bile söylendi. Ben böyle bir duruma şahit olmadım. Sağolsunlar devlet büyüklerimiz kumarı haram gördükleri için bu bahis şirketlerine erişimi engelledikleri için bahis bile oynayamıyoruz bu şirketlerden…

Bahis şirketleri neye dayanarak Barça’yı şampiyon yaptı ben anlam veremedim. Sadece puan farkına baktılarsa çok yanlış. Ligin bitimine henüz 15 hafta varken ve rakiplerinin alması muhtemel 45 puan varken bu kararı verebilmek büyük cesaret. Çünkü Barça’nın arkasındaki tehlikeler hafife alınacak gibi değil. Her takımda da birbirinden yıldız ve oyunun kaderini değiştirebilecek oyuncular mevcut. Ayrıca Barça’yı taşıyan üç oyuncu Henry,Eto’o ve Messi oldu ya üçü birden bir-bir buçuk ay sakatlansa ve Barça çıktığı 5 maçtan puan kaybıyla ayrılsa ve aradaki puan farkı kapansa ve Real Madrid bu açığı kapayıp zirveyi ele geçirse ve lig sonunda şampiyon Barcelona olamasa… Ne olur o zaman Real Madrid’in şampiyonluğuna bahis oynayanların hali? Barcelona’ya oynayanlara verdiğin ikramiyeyi geri alabilecek misin? Sanmıyorum.. E alamadın diyelim. Real Madrid’e bahis oynayanlara ve kazananlara paralarını ödemek zorundasın ancak Real Madrid’de öyle para kazandırıyor ki karşılayamadın Real Madrid’in şampiyonluğuna oynayanların kazancını.. O zaman ne yapılacak ben merak ediyorum..

Şu anda Barcelona ile benzer durumda olan iki takım daha var avrupanın üst düzey liglerinde. Biri Hollanda’dan AZ Alkmaar diğeri de Yunan ekibi Olympiakos. Alkmaar, şu anda Hollanda Eredivisie’de birinci sırada ve ikinci Twente ile aradaki puan farkı 9. Olympiakos ise şimdiden puan farkını 14’e çıkarmış durumda. Üstelik evinde 12’de 12 yaptı.

Bu liglere de bahis oynatan bahis şirketleri bu iki takım neden şampiyon ilan etmediler acaba? Gerçi ülkemizde yasal olmadığı için sürekli kapatılan, ama sürekli tekrar açılan bahis sitesi Yunanistan Ligi şampiyonluğu bahislerini kapamış. Oynatıyor muydu, bilmiyorum dikkat etmedim ama Yunanistan’da ligin bitimine 8 hafta kala Olympiakos’un yarattığı puan farkı kapanacak gibi değil… Hollanda’da ise Alkmaar ligin bitimine 11 hafta kala puan farkını 9 yaptı. Kolay kolay da vermezler şampiyonluğu.. Bahsettiğim bahis şirketinde ise Hollanda’da şampiyonluk bahisleri hala açık. Alkmaar’a 1.071 oran veriliyor.

Lig bitimine 15 hafta kala puan farkı sadece 10 olan bir ligde ligin şampiyonunu haftalar önce ilan eden bahis şirketleri neden Alkmaar ve Olympiakos’un şampiyonluklarını ilan etmemesinin altında ne var ben bilemedim ancak bu iki takımın yakaladığı bu başarı, hatta bu yıl yakalayacağı bu başarı oldukça aşağılanıyor bence…

Read Full Post »


Aziz Yıldırım’ın başkanlığından beri hedeflediği bir şey var. O da kupa kazanmaya alışmış takım yaratmak. Ancak 12 yıldır hala aynı hedefe gidilen bu yolda alınan kupa sayısı sadece şampiyonluklarla 5’i falan buluyor.

Şampiyonluklar yaşatan teknik direktörler Denizli,Daum,Zico sebepsiz! gönderilirken yerine EURO 2008’den önce son kupasını 1988’de kazanan Luis Aragones takımın başına getirilidi.

Şampiyonada İspanya’ya dünyanın hayranlıkla izlediği bir futbol oynatan “Dede”, yaz başında dünyanın en direktörüydü. Şimdi ise eleştirilerin hedef noktası (klişeleri seviyoruz!..) . İspanya’yı zirveye taşırken, elinde geçen senekinden daha iyi bir kadrosu olan Fenerbahçe’yi bu duruma nasıl düşürdü?

Tezimizin sunumu için küçük çaplı bir araştırma yaptım tabii. Önce Aragones’ten başlamalı.

“Modern Futbol” oyunu resmilik kazandıktan 40 sene sonra dünyaya gelmiş başkent Madrid’de. Bu şehrin “Güngören’i” Getafe’de futbolculuk kariyerine başlamış. Bir golcü olduğu için muhtemelen bir Zafer Biryol performansıyla Real Madrid’e transfer olmuş. 1958-1961 yılları arasında bulunduğu kulüpte ne kadar forma giymiş meçhul. Ama bu yıllar arasında her sene farklı takımlara kiralandığı görülüyor. Ya sözleşmesi bittiğinden ya da artık üs düzey mücadele hırsından takıdan ayrılıp -Çaykur Rize’ye- Real Oviedo’ya geçmiş. Bir kaç sezonda 33 gol attıktan sonra 1964-1974 yılları arasında -Ankaragücü’nüze gitmesin-, “Ankaragücü’ne” yani Atletico Madrid’de yıldızlaşıyor. 10 senede 5 kupa kazanıp gol krallıkları elde ediyor. Belki biraz Fatih Tekke misali yani. Fatih Biryol veya Zafer Tekke de denilebilemsi.

Futbolu bırakınca efsnane oyuncularını, teknik direktör olarak alelacele Atletico Madrid’in başına geçiriyorlar bundan tam 34 yıl önce. O da “sizi mi kırcam “amigos” “diyip 6 kupa da teknik direktör olarak kazandırıyor. Kupalardan ikisini  2’sini ilk 6 senelik A.Madrid flörtüyle değil, 5 senelik ikinci baharlarını yaşadıkları 1982-1987’nin tam ortasında, 1985 yılında müzesine götürüyor (klişeleri seviyoruz!..). Sonrası Yılmaz Vural misali… 1. senelik büyük takım tecrübesi, ardından tekrar Real Betis, biraz Valencia, biraz Sevilla, olmadı Real Oviedo, biraz adalara inip Mallorca, 4. kez Madrid -orası iyiydi-, yoksa adalar mı iyiydi diyip tekrar Mallorca. 2004’te  “ada ekibini” bıraktıktan sonra son durağı ise her yere 2’şer 3’şer kez gidebileceği İspanya Ulusal takımında duruyor.

Bu yıllar içinde, 2006 Dünya Kupası’nda çeyrek finalden dönülürken “Kara pislik” Henry’nin arkadaşları da Aragones’e cevabı sahada vermiş. 2008 Avrupa Şampiyonası’nda ise 4 senelik İspanya kariyeri sonrası kazanılan şampiyonluk var. 2 kadro arasındaki farka baktım. Kaleci, defans, ortasaha’nın 3-5’i ve forvet ikilisi neredeyse aynı oyuncular. Torres, Villa ileride, Casillas kalede, stoper’de Puyol ve muhtemelen yine Marchena ya da Navarro, beklerde ufak çaplı değişmeler, orta-sahada yine Xavi,Xabi sanırım bir de Guti(es geçemem) kadrodaki aynı isimler. Üzerinde 4 yıl boyunca ilk 11’de ısrar edilen 8 oyuncu var. Yani fark aslında olması gerektiği gibi. Maç için değişmesi muhtemel maksimum 3 kişi, yedekleriyle 6 kişi ediyor. Mecburi 2 kaleciyle şu haliyle bile takımda toplam İngiliz takımlarının bir lig maçına çıktığı oyuncusu sayısı(16) kadar adam var. Geri kalan 6-7 ise figüran ve genç yetenekler. Kısaca elinde kadro istikrarı bulunan ve zaten takımlarında şampiyonada oynadıkları futboldan farklı bir oyun segilemeyen 8 oyuncusu bulunan takıma bir de Ramos,Senna ve Fabregas eklenince başarı kaçınılımazdı. Hepimiz de bundan zevk aldık! (çarptırmaları seviyoruz!..)

Başarı dolu kariyere sahip futbol adamını takımın başına geçiren Fenerbahçe, sanırım zevkten dört köşe olduğu için bu adamdaki birkaç eksikliği farkedememiş. Öncelikle bu adamın istikrarlı bir şekilde takımın bulunması gerektiği çok açık. Çünkü ancak 10 sene başında kalabildiği takıma kupa kazandırabilmiş. ! sene yönetip kupa aldığı bir de Barcelona var ama o da “Barcelona!”…

Takımının başına “kupalara alışmış bir takım” yaratması için getirdiğin adam son kupasını 1988’de kazanmış. Bu yazıyı okuyanların bir çoğu 1988’de portakalda vitamindi!! (klişeleri seviyoruz!..) (gerçi ‘portakalda vitamin olmak iyidir’.. >> CenkErdem’i seviyoruz!..) Kupa kazanma alışkanlığını 20 sene önce yitiren bir teknik adamın 90’dan bu yana, değişen futbola ayak uyduramadığının kimse mi farkında değildi? 2008’deki İspanya çok farklı bir örnek onlar kendileri oynadı,Aragones oynatmadı. Takım istikrarına da ihtiyacı varken eline ise, darmadağın olmuş, 60. dakikalar için oyuna girecek alternatif sayısı da bir hayli az bir takım verildi. Bu takımla bu sene için ne yapılabilir ki daha fazla? Hala uyum süreci geçiriyorlar (klişeleri seviyoruz!..) .

Fenerbahçe’de Yıldırım başkan olduğu sürece sadece faşist rejimde istikrar oldu. Ne kadro, ne de çalıştırıcılarda belirgin bir istikrara şahit olamadık. Padişaha bir sandık altın değil de sadece elmas yüzük getirdi diye tezelden vuruldu kimini kellesi. (Bknz. Arthur Antunes Coimbra Zico) Kadıköy’de başarının istikrar gerektirdiği dersini veren Arsenal’den ders almak lazım biraz. Yoksa Aragones’in elinde takımı hemen kupalar kazanan yapıya sokacak sihirli değneği vardı, Dumbledore’du da biz mi görmedik?

Read Full Post »

Older Posts »