Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Milan’


Italyan futbolunun isimsiz kahramanlarindan.En azindan ve muhtemelen benim jenerasyonum icin isimsiz bir kahraman-di. Fakat yeni baslayan serimin ikinci yazi konusu oldu ve artik isimsiz degil benim icin de… Belki de bundan sonra her 4 ocakta kendisini rahmetle anacagim…

Sandro Salvadore 15 yasindayken Milan’in yetenek avcilari tarafindan kesfedilmis. 1955’te baslayip 3 yil suren altyapi macerasi 1958 yilinda nihayete ermis. A takima ciktiktan sonra 4 yil boyunca 72 defa formasini giymis siyah-kirmizililarin. Bir de nazar boncugu takmis rakip aglara. Bu sure icerisinde 1960 yilinda Roma’da yapilan Olimpiyat oyunlarinda 4. olan Italyan takiminda forma giyen isimlerden biri olmayi basarmis. O donemdeki iki takim arkadasi da tanidik isimler: Giovanni Trapattoni ve Gianni Rivera… 10 yil boyunca formasini giydigi ulusal takimda 17 kez kaptanlik yaparak bu alanda 10. sirayi alan Salvadore 62 ve 66 yillarindaki Dunya Kupalarinda forma giyen isimlerden. 68 yilinda Italya’da organize edilen Avrupa Kupasi’ni kaldiran takimin icinde de yer almis. Takimin diger onemli arasinda ise Dino Zoff, Fachetti, Rivera ve Riva gibi onemli isimler bulunuyor…

Milan’da baslayan futbol hayatina 62’den sonra Juventus’ta devam eden Salvadore siyah-beyazli takimda ise toplam 12 yil sureyle futbol oynamis. Tam anlamiyla oynadigi mevkiinin vazgecilmezi, diger deyisle de defansin bel kemigi bir isim olmus. Oyle ki bu surede 331 maca cikmis. Bu sefer gol sayisi da artmis elbette: 14…

Ulusal takimda 36 maca cikan Sandro’nun ulusal takim kariyerinin bitis hikayesi ilginc otesi. 1970 yilinda Meksika’da yapilacak Dunya Kupasi’na hazirlanan Italya, kupaya aylar kala Ispanya ile subat ayinda karsilasir. Macin 23 ve 25inci dakikalarinda Italya kalesinde iki gol gorur. Gok mavilileri yikan goller Sandro Salvadore’den gelmistir. Karsilasma 2-2 sonuclanir. Italya’nin o donemdeki teknik direktoru Ferrucio Valcareggi mucadele sonrasinda Sandro’nun ulusal takim kariyerini bitiren aciklamayi yapar: Sandro artik guvenebilecegimiz bir isim degil. Onu artik takima almayi dusunmuyorum. Bu aciklamanin ardindan 1939 dogumlu sporcu erken bir yasta ulusal takima veda etmek zorunda birakilir…

Futbolu 1974 yilinda biraktiktan sonra kosesine cekilir ve kendi capinda bir sarap dukkani acar. Hayatini bu sekilde kazanan Salvadore en son 1 Kasim 2006’da Juventus’un 109. yil etkinliklerinde stadyumda gorulur ve o gunden sonra oynarken giydigi 6 numara onunla anilmaya baslanir. 3 ay sonra da 4 Ocak sabaha karsi 2007 yilinda uyurken gecirdigi kalp krizine yenik duser. Futbola veda ettikten sonra kendi haline cekilen bu sessiz libero, hayata da yillarini verdigi Juventus tarafindan efsanelestirildikten sonra sessizce veda eder…

  • Scudetto.svg Seri A Sampiyonlugu: 5
Milan: 1958-1959, 1961-1962
Juventus: 1966-1967, 1971-1972, 1972-1973
  • Coccarda Coppa Italia.svg Italya Kupasi: 1
Juventus: 1964-1965
Reklamlar

Read Full Post »


adebayor-thinking

15.07.2009

Bir broşür transferi daha mutlu sonla tamamlandı. Adebayor, Manchester City’nin sağlık kontrolünden sorunsuz geçmiş. İş buraya kadar geldiyse anlaşma olmuş-bitmiş demektir diyebiliriz. Ancak imza atarken Adebayor’u durdurabilecek tek şey birinin çıkıp “Durun o imzayı atarken tüm dünyada biyolojik silahlar harekete geçecek” gibi bir isyanda bulunması halinde anlaşma düşebilir. Dünya bu her şey olur! mu demek isterken bir anda acaba çok mu dizi izliyorum düşünceleri beni benden alırken aklıma aceto’nun Arsenal ilk üçe bile giremez tezi takılıyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »


jimmy-neighbour-profilDün heyecan katsayısı had safhada olan Tottenham Hotspurs-Newcastle United maçını izledim. Oyun çok hızlıydı. En önemli sebebi de hakemin her pozisyona düdük çalmamasıydı… Darren Bent’in golüne şaşırdım. Kalecinin büyük hatası vardı. Ben topu kucakladı diye gözümü ekrandan ayırırken gol sesi geldi White Hart Lane’den… Fakat maç öncesinde saygı dolu alkış sesleri vardı tüm statta. Saygı duruşu esnasında stattaki skorbordda bir resim, Jimmy Neighbour kalbimizdesin… –“hıhı evet neighbour ingilizcede komşu demek. hıhı evet”

Sezonun başından beri Tottenham özel ilgi alanımda olduğu için, belki de artık bir Spurs taraftarı olduğum için merak ettim 11 Nisan 2009’da geçirdiği kalça kemiği değiştirme operasyonuhip replacement operation–  sırasında futbol sahalarına 58 yaşında veda eden Tottenhamlıyı. Bu kadar saygı gösterilen bir futbolcuysa bilmem(k) gerekir… (daha&helliip;)

Read Full Post »


Germany Soccer UEFA Cup

David Beckham’ın gitmeden önceki son UEFA Kupası maçıydı belki de.. Werder Bremen maçının ardından taraftarlara formasını atan Beckham ardından sanırım eline bir objektif almış, bir ışık kaynayğı var orada yüzüne tutuyor. Ya da öyle bir mizansen oluşmuş ki sanki taraftarlara “Son kez iyice bakın, istemesem de gidiyorum..” der gibi duruyor… Peki eğer  gidecekse adı neden UEFA’ya bildirildi? Ancelotti ve Berlusconi’nin bu konuda bir bilidiği var diye düşünmekten başka bir şey gelmiyor desem de ne yapabilirler ki Beckham’ın Milan’da kalabilmesi için? En fazla Beckham’a denir ki git sözleşmeni fesh et, boşa çık zararını biz ödeyeceğiz? Bu sanırım yasal olarak bir açık ama kapanabilir mi şüpheli… Bir nevi minimum transfer ücreti ödemek gibi bir şey. Ancak şu var ki bu parayı Beckham’a cep harçlığı gibi verilmesi mümkün değil sanki? İnsana sorarlar bu milyon dolarları bir anda nereden buldun diye. Beckham’da diyemez ki Berlusconi amcamın elini öptüm Paskalya harçlığı verdi.. Bu paranın nereye gittiğinin belgelerle kanıtlanabilmesi için Beckham’la 5 değil de 10’luk anlaşma yapılır… Ama böyle bir adım atılır mı bilemiyorum.. Son kez iyice bakıyorum giderse diye..

Read Full Post »


ITALY SOCCER SERIE ABeckham Milan’dan ayrılmak istemiyor. 2 yıl sonra avrupada futbol oynayınca futboldan daha fazla zevk aldığı çok belli. Özellikle daha zorlu maçlar oynayıp, daha zorlu goller attıktan sonra yaşadığı sevinçlerden daha da belli oluyor. Fotoğrafa bakınca Milan’da sevildiğini, özellikle de hayranlık duyulduğunu daha da fazla hissediyor anlaşılan… Senderos ve Flamini, Beckham’a moral vermek, göz kontağa kurmak için sıraya girişlerine bakın.

Senderos,Flamini: Abi gitmeden bi imza be…

Read Full Post »


Ntvspor ilk defa yaptığı ancak klasik bir adımla 15 şubat 2009’da oynanan İnter-Milan derbisini Fatih Terim’e yorumlattı. Klasik Fatih Terim yorumları hakimdi. Ama gerçekten oyunu iyi okuyan bir yanı olduğunu tekrar kanıtladı Fatih Hoca… En güzelleri de Inzaghi için dedikleri idi…

*Milan 4+3 düzenini alıp bekleyecek.

*Şu anda zone defans yapıyor ki bu da arkadaşlarını defansa çağırıyor demektir bu.

*Brezilya’dan kaleci çıkmaz derler ama Julio Cesar son yıllardaki en iyi brezilyalı kaleci.

*Bakıyoruz bir arada oynatmayı düşünmediğimiz iki kişinin yerine belki de 5 kişi bir arada oynuyor. Pato, Ronaldinho, Seedorf. Keza İnter’de aynanda Stankovic,Adriano, İbrahimovic…

*Şu bi gerçek ki topu ayağa oynamak gerek. Artık tabuları yıkmak lazım.FBL-ITA-INTER-AC MILAN

*Şöhreti ismi potansiyeli ne olursa olsun herkes edebildiği kadar mücadele ediyor… En önemlisi bu.

*Benim zamanımdan kalan Abbiati, Maldini, Kaladze, Pirlo, Ambrosini o zaman sakattı. Bunlar kalmış… (Ne zaman ben Milan’dayken diye konuşacaktı diye bekliyorduk..)

*(Stankovic’in kaçırdığı gol için-yandaki fotoğraf) Yani burada Stankovic için çok farklı bir tanımlama bulmak lazım. Topu düzeltmek için zamanın var. Her şey müsait. (Ercan Taner: Beceriksizlik mi? ) E, evet beceriksizlik artık orada atacaksın…

*Ronaldinho iyi futbolcuğu olduğu bir gerçek ancak sahanın içinde daha realist dağılmalı.  Ya oynar, ya oynamaz. Ortası yok… Onu bir şekilde sahada tutabiliyorsanız verim alırsınız.

* (Gol için) El daha net, yönü de vermiş. Ama Milan defansı dah iç bir şeyi doğru yapmamış. Ne Zambrotta’nın kademesi ne de stoperle arasındaki mesafe doğru…

F.T.: Eline çarptı gol oldu abbiati de 5 saniyelik duraklama dışında ititraz etti mi?

Ercan Taner: Yok

F.T.: Yan hakeme giden?

E.T.: Yok

F.T.: Hakemin etrafını saran?

E.T.: Yok

F.T.: Olması gereken de bu zaten…

*18’in içinde çoğalmazsanız gol atamazsınız. çünkü gol genelde oralardan atılıyor!

*Maicon çok önemli bir oyuncu.

*Bir parantez de Pirlo ya açalım. Birebir top kapmada çok iyi değil ama top dağıtması çok iyi bir oyuncu. Ancak defansın arkasına ölü yaprağı diye nitelendireceğimiz pasları atabileceği bir tek Pato var. Pirlo oynatabilen bir oyuncu. bir tek Pato oynadığı için önünde sanki defansa dönük oynuyormuş gibi gözüküyor. Seçeneği fazla olursa illa ki birini topla buluşturur.

FBL-ITA-INTER-AC MILAN*(Golden sonra) Bir forvet düşünün ki defans oyuncusunda olması gereken hava hakimiyetine sahip, bir orta saha oyuncusundaki tekniğe sahip, inanılmaz şutlar atabiliyor. İnter’de bundan iki tane var. Golü atan Stankovic’te Sırbistan’ın kaptanı… (ardından gelişen pozisyonda) Buyrun yine kafa yine indirdi.

Rakip sahaya yerleşip çeşitli boşluklar arayan bir Milan var 4-3-3 şeklinde…

Burada yapılacak değişiklik Inzaghi şeklinde olur. Pato’nun yanına alır çıkan oyuncu Ronaldinho olur, 4-3-1-2 oynayabilir Milan. Seedorf veya Beckham da çıkabilir…

Evet Inzaghi giriyor, Beckham çıkıyor… 4-3-1-2 ye döndü takım.. Ronaldinho arkasında olacak 2 forvetin…

E.T.:İnter çok pozisyon bulmaya başladı

F.T.: Evet çünkü bir üçüncü devre yok… Mağlubiyetin 2-0’ı da 5-0’ı da farksız.. Milan’da orta sahadan biri eksildi.. Böyle düşünürsek bu çok doğal.
*İşin içinde İnzaghi oldu mu penaltı pozisyonuları daha fazla incelemek lazım…

*80. dakika oldukça geç bir zaman Vieira’nın oyuna girmesi için. Orta saha çok koştu İnter’de bu yüzden yorgun orta sahayı 70’te tazelemek gerekti. Golden önce yapmak gerekiyordu bu işi…

E.T.: İnzaghi pozisyon ofsayt değil diye itiraz ediyordu biraz önce..

F.T.: Eder…. Ama işte böyle hep ofsayta düşüyor sanıyorsunuz bakmışsınız gol olmuş…

*Milan Shevchenko’yu arıyor…

*Oyunu durdurmak adına yapılmış, taktiksel bir forvet ki Vieira da haklı.. Hakem de direk sarı kartını veriyor.. Çok normal..

*Abbiati şu anda formda.. Ancak Julio Cesar çok yetenekli, refleksi, sufleksi çok iyi bir kaleci…

*Bugün Kaka olsa çok şeyi değiştirebilirdi. Ama uzatmalara baktığımızda Milan yine de maçı 3-2 lehine çevirebilirdi.

kakadm_468x351Saol Fatih Hocam ben burdayken Milan’ın kapıları senin için her zaman açık..

Read Full Post »


uefa_cup_logo13

Çarşamba ve Peşiembe yapılan 16 maç sonunda UEFA gruplarında son sıralamalar belli oldu. Gruplardan çıkmayı başaran takımlar gruptaki sıralamalarına göre aşağıdaki gibidir.
A Grubu: M.City, Twente, PSG
B Grubu: Metalist Kharkiv, Galatasaray, Olympiakos
C Grubu: Standard Liege, Stuttgart, Sampdoria
D Grubu: Udinese, Tottenham, NEC Nijmegen
E Grubu: Wolfsburg, Milan, Braga
F Grubu: Hamburg, Ajax, Aston Villa
G Grubu: St. Etienne, Valencia, Kopenhag
H Grubu: CSKA Moskova, Deportivo, Lech

Galatasaray’ın grubunu 1. bitirmesini elbette istiyorduk. Biraz prestij meselesi tabi ki ve ayrıca da son 32’de UEFA gruplarından 3. olan takımlarla eşleşmeyi, Şampiyonlar Ligi’nde takımlarla eşlemeye tercih ettiğimizdendi.. İstanbul’da Metalist’e yenilerek grup birinciliğini tehlikeye soktuk. En azından bir beraberlik bizi birinci yapıyordu. Son maçta hepimiz Benficalı olduk. Maçı pek izlemedim ama Benfica’nın direkten dönen iki topunu ve Nuno Gomes’in kaçırdığı golü gördüm. Metalist’in ise tek atağını gördüm. O da gerçekten güzeldi. Benfica yarı sahasında  çapraz toplar yaparak defansın dengesini bozdular ve Benfica’nın sol bekindeki kademe boşluğundan yararlanıp düzgün bir şutla golü buldular. Metalist’in şansıyla buraya geldiğini iddia edenler olabilir. Ama Beşiktaş maçları şans mıydı? Gruplarından hiç yenilmeden bir takım olmaları şans mıydı? Hala inatla şans olduğunu söyleyenlere hak verebilirim. Ama bu takımın şansını zorladığını iddia edemez miyiz? Şans onlardan yanaydı direkten dönen toplarda, Servet’in kaptırdığı topta… Ama Benfica maçında direkten dönen toplara vuran adamları rahatsız etmeleri yüzünden o adamlar toplara rahat vuramamış olamazlar mı? Servet’in geride tek olduğunu ve topu ıskalama ihtimalini ya da şansını düşünüp pres yapıp topu kapmaları şanslarını zorlamak değil midir ki? Metalist hakkıyla birinci oldu,şansıyla değil..

Grubumuzu ikinci bitirmenin çok büyük bir talihsizlik olduğunu düşünenler var. “Eyvah Şampiyonlar Ligi’nden gelenlerle eşleşeceğiz mahvolduk” diye düşünenler var. Etikete bakıp yanılgıya düşmeyelim. Bu konuda küçük bir araştırma yaptım.

Gruplu şekilde 2004’ten beri oynanmaya başladı UEFA Kupası.Bu statüyle oynanan kupanın ilk sahibi CSKA Moskova olmuştu. Şampiyonlar Ligi’ndeki grubunda 3. olan takım şanslı kurasıyla şampiyon olabilmiş diyebiliriz. İlk turda eledikleri Benfica bu yıl UEFA grubunda sonuncu old. Mesela Parma şimdilerde Serie B’de. Partizan hep figüran. Auxerre de dengesiz bir ekip. Bir var bir yok. Finali az çok hatırlıyorum. İkinci yarıda 1-0’dan 3-1 yaparak enfes bir maç çıkarmışlardı. Sanırım ardarda iki kontra atakla bitirmişti Sporting’i kendi evinde. Sporting ise o yıl grubunda sonuncu olmuş.. Feyenoord,M.Brough,Newcastle ve AZ’yi eleyip finale çıkmış. Şampiyonlar Ligi’nden gelen 8 takımdan sadece üçü son 16’ya kalabilmiş.

Sonrasında Sevilla şampiyon oldu. Beşiktaş’ın da bulunduğu  grupta averajla ve sadece 7 puanla birinci olmuş. Yani Galatasaray’dan 2 puan az toplamışlar. Grubun ikincisi ise son şampiyon Zenit. Finalde karşılaştığı Middlesbrough da grubunu birinci bitirmiş.  Son dörde kalan Steaua da grubunu 8 puanla 1. bitirmiş. Son dörde Ş.L.’den sadece bir takım kalabilmiş o da Schalke 04. Alman takımı çok ilginç bir şekilde bu sene UEFA’ya veda etti.. Şampiyonlar Ligi’nden gelen 8 takımdan sadece üçü son 16’ya kalabilmiş.

Ertesi yıl yine kupaya uzanan Sevilla bu sefer grubunu 2. bitirmiş. Ş.L.’den gelen Steaua ve Shakhtar’ı ardarda elemişler. Ardından yine Beşiktaş’ın grubunda bulunan ve birinci olan Tottenhamımı elemişler. Sonra da grubunu ikinci bitiren Ossasuna’yı elemiş. Finalde de grubundan birinci çıkan Espanyol’u elemiş. Bu sene ise Sevilla gerçekten dramatik bir şekilde gruplara veda etti.. Şampiyonlar Ligi’nden gelen 8 takımdan sadece üçü son 16’ya kalabilmiş.

Son şampiyon Zenit ise grubundan tek puan farkla ve neredeyse mucize ile çıkmayı başarmış. AZ son maçında 3-3 berabere kalsa puanları, averajları, attığı ve yediği gol sayıları eşit olacaktı. Öyle olsaydı UEFA nası bir uygulama yapardı bilinmez.. O derece bir mucize.. Zorlu gruptan birinci çıkan geçen yılın flaş takımı Villareal’i elemişler ilk turda. Sonra Şampiyonlar Ligi’nden gelen Marsilya’yı, Skibbe’nin Leverkusen’ini ve Bayern’i eleyip finale çıkmışlar. Finalde ise Ş.L.’den gelen Rangers’ın Fatih Tekke’nin yıldızlaştığı maçta yenerek kupayı aldılar. Son şampiyon bu yıl Galatasaray’ın muhtemel rakibi.. Şampiyonlar Ligi’nden gelen 8 takımdan bu sefer 5’i son 16’ya kalabilmiş.

Yani istatistiki bir veri var yukarıda ve Ş.L.’den gelen sadece bir takım şampiyon olabilmiş gruplu statüye geçildiğinden beri. O da CSKA Moskova.. Daha önceki statüde sadece Şampiyonlar Ligi’nden gelip kupayı kazanan Galatasaray,Feyenoord’un şampiyonluğu var.. Yani bu kupayı kazanma şansı UEFA’dan gelen takımların daha yüksek..

Ayrıca Ş.L’den gelen Bordeaux, W.Bremen, Shaktar Donetsk, Marsilya, Aab Aalborg, Fiorentina, Dinamo Kiev, Zenit ile UEFA gruplarının 3.’leri PSG,Olympiakos,Sampdoria,NEC Nijmegen,Braga,Aston Villa,Kopenhag,Lech takımları arasında çok büyük farklar olduğunu iddia edebilir miyiz?

Galatasaray ‘ın grubunu ikinci bitirmesinin daha iyi olduğunu düşünüyorum. Bir kere “çok güçlü” olduğu iddia edilen takımlardan birini eleyecek ve “çok güçlü” rakiplerinden birini saf dışı edecek. 8’den biri gidecek. Galatasaray, son haftalarda sunduğu 10’ar dakikalık resitalleri tüm maça yaymayı başarabilirse “çok güçlü” rakiplerinden hangisini yenemez? Son haftalarda maçların son 10 dakikalarında oynadığı futbolu oynarsa hiç birini eleyemez orası ayrı bir yazı konusu..

Peki grubu birinci bitirip “Ş.L.’den geliyorlar yandık, çok güçlüler” dediğimiz takımlarla eşlememiş olduğumuzu düşünelim. Ve hepsinin de “çok güçlü” oldukları için son 16’ya kaldığımızı düşünelim. 8 tane “bela gibi, çok güçlü” takımın karşımıza çıkma ihtimali olacaktı. Öyle daha mı iyi mi olacaktı ki acaba?

Kuradan kim çıkarsa çıksın hiç bir şekilde şüpheniz olmasın Galatasaray Ş.L.’den gelen 8 takımı da yenebilecek güçte.. Takımın başında UEFA’da son sekize kalmayı başarmış Skibbe var. Ne çabuk unutuyoruz..

Read Full Post »

Older Posts »