Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Middlesbrough’


tuncay_milli

Tuncay’ın transferi sonunda yine gerçekleşemedi. Ya da onu da bugün açıklayacaklar. Dün gelen flaş haber sonrası Tuncay’ın M’brough’dan Stoke City’ye transfer olacağını okuduk öğrendik. Pardon olduğunu bile söyleyenler oldu. Ben bile dedim olmuş diye. Yazdık, çizdik bunu hatta. Ama bir daha şöyle İngiliz basınına bir bakayım dedim. Telegraph hala “Stoke City Tuncay için girişimlerde bulunuyor” diyor. Stoke City’nin resmi internet sayfasında ise henüz “Tuncay’ı aldık. Hadi hayırlı olsun” demiyor. Ama dün aynı anda Tuncay’la beraber transfer olacağı söylenen Alman stoper Robert Huth formayla pozu vermiş, Stoke City kameralarına açıklamalarını yapmış bile. Hiç sevmem futbolcu formayı giymeden “Transfer oldu” demeyi. Gazetede dedik napalım. Ama transfer ihtimali bitmiş değil. Tuncay haftalık 65bin sterlinde diretiyormuş. Bu parada anlaşılırsa Stoke City forması giyecekmiş… Olmadı Aston Villa’ya…

huth

Reklamlar

Read Full Post »


Ne zaman bir futbolcumuzu avrupada bir lige göndersek aradan bir yıl geçmeden geri transfer etmek için çabalara giriyoruz. Elbette gittiği ilk sene yeterince forma bulamaması da bunda etken oluyor. Sanki bütün yeni transferler bir an evvel ilk 11’e girip takımının yıldızı oluveriyor?!

tuncay-sanli

Tuncay da ilk senesinde takımının parlamaya aday oyuncularındandı. (daha&helliip;)

Read Full Post »


tuncay_hull_sev09Middlesbrough’nun düşme ihtimali yükseldikçe transfer takımdaki önemli oyuncular hakkında transfer dedikoduları arttıkça artıyor. Takımın altyapısından çıkıp ulusal takıma kadar yükselen Stewart Downing’in Tottenham, Liverpool gibi takımlarla adı anılıyor geçen yaz transfer döneminden beri. Ara transferde de gitti gidiyordu Londra’ya. Henüz bir dedikodu duymadım ama Afonso Alves eminim Hollanda’ya geri dönecektir. İngiltere’de iş yapamayacağı belliydi. Kezman’ın Brezilyalısı çıktı o da. Southgate de nedense bu herif üzerinde çok durdu. Neler kaçırdı gördük! Ama Tuncay’ı yere göğe sığdıramayan Southgate’in ilk tercihi oldu. Tercih edilemeyecek bir oyuncu olduğunu hem Alves hem de Tuncay kanıtladı. Bu performansıyla da Tuncay’ın başka takımlara transferi konuşulmaya başlandı. (daha&helliip;)

Read Full Post »


Günlerce reklamı yapılan UEFA Kupası Finali’nin canlı yayınlanmayacağı, karşılaşmaya dakikalar kala duyuruldu. Maç, Show TV’nin internet sayfasından ücretli izlenebildi. (MedyaKronik)

Dün akşam Avrupa’nın en büyük ikinci kupası olarak nitelendirilen UEFA Kupası’nın finali, Rusya’nın Zenit ve İskoçya’nın Glasgow Rangers kulüpleri arasında oynandı. Karşılaşmanın Türkiye’deki yayın haklarını Show TV satın aldı ve günlerce bu maçın reklamını yaptı. Ancak karşılaşmanın başlamasına dakikalar kala, ekranda beliren altyazıyla, canlı yayın yapmayacağını ve maçın 23:25’te banttan yayınlanacağını duyurdu.

Maçın başladığı dakikalarda hâlâ, Show TV’nin internet sayfasındaki yayın akışında maçın 21:45’te canlı yayınlanacağı bilgisi yer alıyordu. Anasayfadaki “UEFA Kupası heyecanı Show TV’de” yazan linki tıklayınca gördüm ki, maçı internetten yayınlanıyor. Ama 5 avro karşılığında! Canlı yayından kast ettikleri, ceplerini canlandırmakmış demek ki.

İzleyiciden, kişi başı 5 avro kazanmak için yapılan bu uygulamanın ne kadar adil olduğuna siz karar verin. Ancak bir maçın (hele ki UEFA Kupası finalinin) canlı yayınlanmamasının çok önemli bir özrü olmalı. Çünkü bir futbol müsabakasını seyretmenin başlıca nedeni, sonucunu önceden bilememenizdir. Sonucunu bildiğimiz bir spor hadisesini hangimiz izlemek isteriz?

Gelgelelim, maç saatinde kanalda Acun Ilıcalı’nın sunduğu “Var Mısın Yok Musun” yarışması yayınlanıyordu. Televizyon izleyicisinin yoğun ilgi gösterdiği bilinen bu yarışma, banttan yayınlanıyor. Televizyon yayıncılığından hiç anlamam. Ama banttan olduğu yayın saati kaydırılabilecek bir yarışmanın, canlı verilmediği durumda “çöpe gidecek” bir UEFA finaline tercih edilmesini hiç anlayamıyorum.

Üstelik bu maçın, Türk izleyicisi için farklı bir anlamı da vardı. Çünkü Avrupa’nın zirvesindeki takımlardan birini belirleyecek olan bu karşılaşmada milli oyuncumuz Fatih Tekke de ter dökecekti. Fatih,
Yıldıray Baştürk’ün Bayer Leverkusen formasıyla 2001 yılında Real Madrid’e karşı oynadığı Şampiyonlar Ligi Finali’nden sonra, yabancı bir takımla Avrupa’da final oynayan ikinci futbolcumuz olacaktı. Sadece bu bile, bu maçı televizyondan izleme hakkını bize veriyordu. Ama yayınlanmadı. Kazık yedik. Yediğimiz kazık 5 avroyla ölçülebilecek bir kazık da değil üstelik.

Ben, vefalı bir arkadaşımın yardımıyla maçı internetten, hem de bedavaya seyrettim. Fatih Tekke 90 dakika boyunca oyunda kaldı ve iyi bir performans gösterdi. Uzatma dakikalarında, takımının ikinci golünün pasını da verdi. Zenit karşılaşmayı 2-0 kazandı. Fatih Tekke, Galatasaray’ın başarısından sonra UEFA Kupası’nı kaldıran ilk Türk futbolcu oldu.

Show TV, belki yarışma programının izlenirlik oranına ulaşamayacağı kaygısıyla, izleyicisine verdiği sözü tutmadı. Reyting denen şey bu kadar önemliyse eğer, gerektiğinde bu kaygıyı görmemezlikten gelmeyi başaran televizyon kanallarını kutlamak lazım. Sadece Tuncay Şanlı’nın takımı diye, Tuncay o gün oynamıyor olmasına rağmen, Premier League’deki Middlesbrough takımının, bu sezon İngiltere üçüncü liginden de düşen Mansfield ile “FA Cup” karşılaşmasını yayınlayan TV8’i… Ve “”Ah Tugay girse de birazcık topa dokunsa” diye heyecanla izlediğimiz Blackburn Rovers maçlarını yayınlayan FOX TV’yi.

Tekrar etmemde fayda var: Bir ulusal kanal, Show TV, dün akşam izleyicisine verdiği sözü tutmadı; kazık attı. UEFA Kupası Finali’nin heyacanını “gasp etti”. Ve Türk futbolu için yeterince tarihi bir hadise yaşanırken, Fatih Tekke’nin kutusundan bir şey çıkmayacağına inanmış olmalı ki Acun’un bayat kutularını açmayı tercih etti.

Read Full Post »