Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Manchester City’


Sezonun ilk resmi lig maçını izledim. Bunun İngiltere’deki en sevdiğim takım Tottenham’ın maçına denk gelmesi ne mükemmel bir tesadüftü! Geçen yıl boyunca takip listeme eklemiştim Londra’lıları, kaç kere tarihinden bahsedeceğim demiştim de olmamıştı. İlk takip ettiğim maçın bu olması işte bir işaret olsun bana…

Manchester City 100 Milyon Euro’dan fazla para harcayarak kurduğu takımla sahadaydı. Yedeklerinde ise Galatasaraylıların belalısı Jo Alves bulunuyordu. Oyuna girmedi, ekrana geldi. Saçlarını kestirmiş. Fark edilmek için yapar bir çok futbolcu bunu. O da kendini ancak bu şekilde böyle fark ettirebilirdi zaten. (daha&helliip;)

Read Full Post »


Senenin açılış maçı Middlesborough ve Manchester City arasında oynanan Federasyon Kupası karşılaşması oldu. Sıkıcıydı aslında. Mücadelenin sert geçmesinin tek nedeni yağan karın zemini kayganlaştırmasıydı. Maçın başlarında şiddetli yağan kar ilk 20 dakikada futbolcuların ayağını bolca kaydırdı.

Karşılaşmanın ilk yarım saatinde izleyebilme şansını bulduk Adam Johnson’ı. Çünkü Alex Ferguson kanından M’boro hocası Gordon Strachan, Johnson’ın havalı tavırlarına tahammül etmedi ve hemen oyundan aldı. Maça solda başlayan ve sonrasında da sağ kanada gelen Johnson bir pozisyon sonrası rakibi faulsüz müdahale etmesine karşın topu takip etmeyi bıraktı ve hakeme itiraz etti. Üstelik oyunu takip etse top boşta kalmış ve önüne alması için onu bekliyordu. Fakat Strachan bunu yemedi. Oyuncusunu hemen kenara çekti soyunma odasına gönderdi. Yerine Emnes’i oyuna aldı. Spiker ise bu durumu Johnson’ın sakatlanmasına bağladı ama öyle bir hali yoktu… Neyse oyunda kaldığı sürede yaptıklarıyla iz bıraktı bende… Daha da büyük izler bırakacak bir adam. Yeni Downing denmiyor muydu bu adama zaten? İzledim tatmin oldum…

M.City ise aşağı yukarı yedek bir kadroyla çıkmıştı. Özellikle atak gücü olarak. İsmini bilemediğim bir tek Vladimir Weiss vardı. Ama öyle bir oynadı ki artık ismini unutmam. Bileklerine oldukça hakim bir çocuk. Hızlı da. Biraz cılız kalıyor ikili mücadelelerde. Şimdi bir bakınayım dedim kaç yaşında diye; 1989 doğumluymuş ama dikkatimi daha başka bir şey çekti. 3 göbek topçuymuş bunlar. Dedesinin de, babasının da adı Vladimir Weiss!!! Hepsi Slovak futbolunda önemli isimlermiş… Bu çocuk da önemli bir yer alacak ülkesi futbolunda. Zaten 2008 yılında Manchester City ile Federasyon Genç Takım Kupasını kazanmış. Finalde Chelsea’yi yenmişler… Bir gol, bir de asistle oynamış kerata… Galiba 70 dakika sahada kaldı. Topla çok rahat bir oyuncu olması en büyük artısı. De hadi hayırlısı…

Read Full Post »


anketŞöyle bir Fifa’nın sitesine bakayım dedim, dünya futbolunda gündemde neler var diye. Küçük küçük anketler olur hep burada. En son ‘Dünya Kupası oynayamayan en iyi futbolcu sizce hangisi?’ anketine oy vermiştim. Oyun Ryan Giggs‘eydi. Bu seferki anket de ‘Sizce en iyi transfer hangisi çıkacak?(daha&helliip;)

Read Full Post »


adebayor-thinking

15.07.2009

Bir broşür transferi daha mutlu sonla tamamlandı. Adebayor, Manchester City’nin sağlık kontrolünden sorunsuz geçmiş. İş buraya kadar geldiyse anlaşma olmuş-bitmiş demektir diyebiliriz. Ancak imza atarken Adebayor’u durdurabilecek tek şey birinin çıkıp “Durun o imzayı atarken tüm dünyada biyolojik silahlar harekete geçecek” gibi bir isyanda bulunması halinde anlaşma düşebilir. Dünya bu her şey olur! mu demek isterken bir anda acaba çok mu dizi izliyorum düşünceleri beni benden alırken aklıma aceto’nun Arsenal ilk üçe bile giremez tezi takılıyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »


Portsmouth – Chelsea

Premier Lig’de sona hızla yaklaşılırken, hafta içi seansı hem ligin dibini hem de ilk 5 mücadelesi veren takımların mücadeleleri ile başlıyor. Sezona Harry Redknapp’la başlayan, ardından İngilitere Ulusal Takım eski kaptanı Tony Adams’ı da gönderen Portsmouth yoluna Rushden&Diamonds’un eski hocası Paul Hart’ı geçici olarak göreve getirdi. Hart’ın takımın başındayken çıktığı iki maçtan 4 puanla ayrılan “Pompey” bu sayede maç eksiği olmasına karşın son üç sıradan kendini kurtarmayı bildi. Şimdi önlerinde ligin teknik direktör değişikliğine giden bir diğer takımı “Chelski” var. Ve işleri oldukça zor gözüküyor. Çünkü son 12 maçta Chelsea’ye karşı bir maç bile kazanamadılar. Londra ekibi de teknik direktörlük değişikliği yapsa da yerine getirilen Guus Hiddink takımın gidişatında önemli bir değişiklik yapmadı ama takıma skoru korumayı ve kazanmayı kısa sürede aşıladı. Son maçında Wigan’ı uzatma dakikalarında 2-1 geçen takım Guus’la çıktığı maçlarda yenilmedi. Chelsea Yöneticisi Bruce Buck sezon sonunda gönderilebilecekler listesine Drogba,Ballack,Deco, Malouda ve Alex’i olduğunu açıkladı. Gerekçe ise takımın yaş ortalamasını düşürmek. Bu haber futbolcuların performansını mutlaka etkileyecektir. Ancak Anelka, Kalou, Mikel gibi oyuncuların da gelecek yıl takımda bulunma hırsını arttıracağından üst düzey performans sergilemeleri mümkün. Şampiyon olma şansı Manchester Utd.’ın olağanüstü performansının ardından ikinciliği ele geçirmek adına maçı kazanmak niyetinde.

West Bromwich – Arsenal

Sezona büyük umutlarla başlayan ancak potansiyelinin oldukça altında bir yıl geçiren Arsenal, bu durgunluğu üzerinden atabilmek adına Arshavin’i devre arasında kadrosuna katsa da, Rusya’da tatilde olan futbol sezonu nedeniyle kondüsyon eksikliği yaşayan Rus yıldız gidişatta fazla bir değişiklik yaratamadı. Son maçlarında Fulham’la golsüz beraber kalmış olmaları Adebayor’un eksikliğini hissettirdiklerini gösterdi. Genç golcüleri Carlos Vela ise West Bromwich maçında kırmızı kart cezası sebebiyle sahada yer alamayacak. Bu maçta en güvendikleri oyuncu Van Persie ve Nasri olacak. Wenger yorgun Arshavin’i  bu maçta yedek başlatabilir. West Bromwich ise devre arasında takımını yeni ve önemli oyuncularla güçlendirse de ligin dibinden bir türlü kurtulamadı. Son Everton maçından da 2-0’lık net bir skorla mağlup ayrıldılar. Son 4 lig maçını kazanamamış olmaları içinde bulundukları durumu tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Arsenal ise son 10 maçında tüm eksiklerine karşın yenilgi yüzü görmedi. Bunda oyuncuların olduğu kadar Arsene Wenger’in de payı bulunuyor. Fakat bu maçlarda sadece 10 gol atabildiler. Gol yollarında sıkıntı yaşıyor olmaları golsüz bir maç izleyebileceğimizin habercisi.

Liverpool – Sunderland

Haftasonu 15 maçtır kazanamayan Middlesbrough’dan önemli bir darbe yedi Liverpool. Geçen haftaiçinde Real Madrid’i deplasmanda yendikten sonra bu mağlubiyetin gelmiş olması alınan yenilgiyi daha şaşırtıcı hale getirdi. Elbette kornerden gelen top Xabi Alonso’ya çarpıp kendi kalesine girmemiş olsaydı durum daha farklı olabilirdi. Futbolun güzelliklerinden biri de bu zaten. Ancak Kırmızılar bu maça dek, ligde 15 maçlık bir yenilmezlik serisi yakalamıştı. Anfield Road’da bu yıl yenilgi yüzü görmeyen takımda durgunluk döneminde olan Torres, Sunderland maçında bileğinden yaşadığı sakatlık sebebiyle takımdaki yerini alamayacak. Yerine ise ileride Kuyt ve destekçileri olarak da Benayoun ve Rieara’nın oynaması bekleniyor. Sunderland ise haftasonunu boş geçirdi. Ve bu boşluk sakatların takıma dönmesi açısından takıma oldukça yaradı. Liverpool karşısına ideale yakın bir takımla çıkması beklenen takımın başında Roy Keane’in gönderilmesinden sonra geçici olarak göreve getirilen Ricky Sabridge bulunuyor. Sabridge ile sadece bir mağlubiyet alan takım düşme potasından uzaklaştı. Alt sıralardaki takımların puanlarının birbirine çok yakın olması herhangi bir puan kaybında “Kara Kedi”leri tekrar aşağı çekebilir. Bu yüzden Liverpool karşısında oldukça temkinli oynayacaklardır. Torres’in eksikliğine karşın kaptan Gerrard gemisine üç puanı getirir.

Manchester City-Aston Villa


Parayla saadet olmadığının “ayaklı” kanıtlarından Manchester City bu yılı istikrarsız bir şekilde bitireceğe benziyor. Sezon sonunda en azından ligde kalmış olmak yeterli olacak onlar için. Devre arasında da 40 milyon pound harcayıp ligde olumlu işler yapamayan takımın en önemli özelliği evinde oynadığı maçlarda çok rahat kazanabiliyor olması. Ligdeki iç saha maçlarının 5’inden yenik ayrıldılar. Ancak alınan bu yenilgileri Manchester Utd. , Liverpool, Chelsea, Aston Villa ve Tottenham gibi güçlü takımlara karşı aldıklarını hatırlatmakta yarar var. Gelecek yıl için daha büyük planlar yapan takım Klinsmann ile temasa geçti. Robinho’yu ise Terry ile takas edebilecekleri konuşuluyor. Bunların yanında son maçında West Ham deplasmanından eli boş dönen takımda Robinho ve Bellamy’nin sakatlıkları sebebiyle Villa karşısında sahada olması beklenmiyor. Bu maçta Villa’nın ilk dört sırada kalma baskısı yaşayacağını söyleyen Man. City Teknik Patronu Mark Hughes “Son beş maçta kazanamadılar ancak Ashley Young ve Agbonlahor iyiyse kötü olsalar bile kazanabiliyorlar” diyerek rakibini oldukça ciddiye alan bir görüntü verdi. Aston Villa’nın deplasman performansı da Hughes’un bu açıklamaları yapmasında önemli bir etki yaratmış olabilir. Çünkü Martin O’Neill’in takımı rakip sahada oynadığı maçların 10’unu kazanırken sadece 3’ünü kaybetti. Bunda da en büyük sebep hızlı forvetlere sahip olmaları. A.Young ve Agbonlahor bu konuda takımın en önemli silahları. Son maçlarında Stoke City ile 2-2 beraber kaldılar. Yedikleri iki golün de 88 ve 90’da gelmiş olması takımın hafta içinde oynadığı zorlu UEFA Kupası macerasına bağlanabilir. Bu maça biraz daha dinlenmiş olarak çıkacak deplasman fatihi Villa, eksik Man. City karşısında hızlı gol ayakları ile sonuca gidecektir.

Newcastle Utd. – Manchester Utd.

Ligin belki de en iyi forvet oyunucularını kadrosunda bulunduran Newcastle ligin başında teknik direktör Kevin Keagen’ın ayrılmasından bu yana oldukça talihsiz bir sezon yaşamaya devam ediyor. Manchester United’a karşı oynayacakları maçta sahada olamayacak oyuncular Danny Guthrie, Kevin Nolan, Joey Barton, Michael Owen, Damien Duff ve Nicky Butt takımın en önemli oyuncuları arasında yer alıyor. Geremi ve Alan Smith’in oynayıp oynayamayacağı ise maç saatinde belli olacak. Alt sıralarla puan farkının az olduğu bir dönemde, 15 maçtır ligde kaybetmeyen Manchester United’la oynayacak olmaları oldukça talihsiz bir durum kuzey ekibi için. Manchester United kusursuz çalışan bir makine gibi yoluna devam ederken haftasonu bunun mükafatını de Carling Kupası’nı kaldırarak aldı. Bu yolda da takıma Ben Foster gibi genç ve yetenekli bir kaleciyi kazandırdı. Genç sağ bek Rafael’in sakatlığı sebebiyle oynayamayacağı maçta yerine John O’Shea veya Brown forma giyecektir. İç saha deplasman demeden maçlarını kazanan Kırmızı Şeytanlar’da Ronaldo yine çok formda ve Rooney ile beraber takımını ileriye galibiyete taşıyan isim olacaktır.

Tottenham-Middlesborough

Kovulan adam Juande Ramos Real Madrid’i şampiyonluğa doğru yaklaştırırken, Harry Redknapp’ın gelişi Tottenham’da neredeyse hiçbir şeyi değiştirmedi. Takım biraz daha fazla borçlandı. Gidenler geri geldi ancak hiçbir başarı elde edilmiş değil. Hala küme düşmeme mücadelesi veren takım son lig maçında Hull City’yı 2-1’le geçmişti. Haftasonunda dünyanın en iyi takımı Manchester Utd.’ye Carling Kupasını penaltılarda kaptıran takımda Ledley King, Woodgate, Jermaine Defoe sakat oyuncular arasında. Ancak Robbie Keane, Darren Bent ve Pavyuchenko Defoe’nun eksikliğini hissettirmeyecek isimler. Son dört lig maçında yenilmeyen Tottenham, Middlesborough’yu konuk ettiği son 8 maçın 6’sında kaybetmedi. Fakat Tuncay’ın takımı M’Borough son Liverpool galibiyeti ile oldukça morallendi. Tuncay ise yine büyük bir maçta takımı adına önemli bir işe imza attı. Bu maçta da son haftaların kısır golcüsü Afonso Alves’in yerinde oynacak olması halinde mutlaka fark yaratacaktır. Düşme hattını fazlasıyla ilgilendiren mücadelede bireysel olarak daha kaliteli oyunculara sahip Tottenham evinde bu maçı kazanmaya yakın tarafmış gibi gözükse de M’Borough defansında eksikler bulunan rakibini oldukça zorlayacaktır.

Wigan-West Ham

Bir süreliğine düşme tehlikesinde uzak seyredecek olan iki ekipten West Ham son maçında Manchester City’yi 1-0 yenerek evine eli boş göndermişti. Bu galbiyetle 5 maçlık galibiyet hasretine son vermişti West Ham. Ara transferde Manchester City’ye geçen Bellamy, West Ham taraftarları top ayağına her geldiğinde yuhalamıştı. Rakip forvetin moralini bozan taraftarından uzakta mücadele edecek takımın deplasmandaki performansı vasatın altında. Sadece 3 galibiyet alabildiler dışarıda. Takımın önemli forvet oyuncusu Behrami Man. City maçında sakatlandığından Wigan karşısında sahada olamayacak. Ayrıca James Collins , Luis Boa Morte, Kieron Dyer, Danny Gabbidon , Dean Ashton da sakatlıkları yüzünden sahada olamayacak isimler. Orta sahanın önemli ismi Mark Noble da kart cezası sebebiyle kadroda bulunmuyor. Wigan ise son maçında Chelsea’ye son dakika golüyle mağlup olmuştu. Bu maçta sakatlıkları sebebiyle oynayamayan Mido ve Antonio Valencia West Ham karşısında kadroya alındı. Ancak bu oyuncuların da takımın uzun süren kötü gidişatına dur diyemeyeceğini söylemek mümkün. Son 10 maçının 8’ini kazanan takım bu maçlarda sadece 4 gol atabildi. Mısırlı golcü Amr Zaki’nin durgun formu takımı oldukça etkiledi.  Aldığı beraberlikler sayesinde üst sıralarda kalmayı başaran takım bu maçta da beraberliğe hayır demez. West Ham da bu konuda onlara katılıp bu kadar eksikle gideceği deplasmanda alacağı bir puana şükreder.

Blackburn-Everton

Küme düşmemeye oynayan Blackburn Bentley’nin eksikliğini bir türlü dolduramadı. Belki de bu yüzden kötü bir sezon geçirdiler. Son hafta Hull City karşısında aldıkları galibiyetle haftayı aynı puanda oldukları Middlesborough’nun üstünde kapatmış olmaları, takımı psikolojik olarak rahatlatmıştır. Blackburn’ün kalecisi Paul Robinson omzundaki ciddi sakatlıktan dolayı sahada olamayacağını söyleyelim. Ayrıca Norveçli Pedersen kart cezası, Brett Emerton ve Steven Reid’de sakatlıkları sebebiyle kadroda olmayan isimler. Everton karşısında Blackburn’ün gol ayakları Santa Curz,Roberts ve McCarthy takımlarının en önemli silahları olacaktır. Destekçi olarak da Diouf’un formu ise takımın kaderini belirleyecektir. Ancak güçlü ve formda olan Everton karşısında ne kadar yeterli olacağını sanmıyorum. Liverpool’un “Mavi” takımı son beş maçının sadece birinden beraberlikle ayrıldı. Aston Villa ve Bolton’u üç golle evine gönderirken, Liverpool’u da Federasyon Kupası’nın dışına itmişlerdi. Everton’ın Arteta ve Yakubu gibi yıldız isimlerin yokluğunda iyi performansına devam ediyor olması, takımın diğer oyuncularının da ne kadar kaliteli olduğunu gösteriyor. Pienaar ve Saha, ilk 11’de maça başladıkları sürece takımlarını sürükleyen isimler. Ara transferde takıma katılan Jo uyum sürecini henüz aşamayan bir görüntü sergilemişti bir önceki maçta. Bu kadar eksiği bulunan Blackburn’e karşı sıralama olarak da rahat bir konuma sahip Everton evine güle oynaya döner.

Stoke City-Bolton Wanderers

Ligin 19’uncu sırasında bulunan takım sezon başında aldığı süpriz sonuçlarla herkesi şaşırtmıştı fakat ardınan gelen düşüş, gelecek sezon Championship’te mücadele edeceklerinin sinyallerini veriyor gibi. Son on maçta tak galibiyet alabilen takım gol atmakta zorluk çekmiyor.  Son iki maçta Portsmouth ve Aston Villa ağlarına 2’şer gol atmayı başardılar. Uzun taç gol getirir mantığıyla en az 35 metrelik taçlar atabilen Rory Delap’in üç maçlık kart cezası sona ermiş durumda. Fakat maça ilk 11’de çıkmayabileceği söyleniyor. Aston Villa deplasmanında sonradan oyuna girip başarılı bir futbol segileyen Fuller ve Whelan ilk 11’de yer alması beklenen isimler. Kaleci Sorensen ise sakatlığından kurtuldu ve bu maçta eldivenlerini tekrar geçirecek gibi duruyor. Bolton Wanderers ise son haftalarda aldığı 3 galibiyet sayesinde alt sıralardan kurtulmayı başardı. Fakat deplasmanda tek beraberliği bulunan takımın 8 de mağlubiyetinin olması bu maçta işlerini zorlaştırıyor. Ancak son 2 maçında Tottenham ve Newcastle’ı mağlup etmiş olmaları takımın moral düzeyini yükseltmiş durumda. Ayrıca kadroda hiç sakat oyuncunun bulunmaması teknik direktör Gary Megson’ın işini kolaylaştıran bir durum. Bu maçta yine kaleci Jaaskalainen Bolton’un en önemli ismi olacaktır. Forvet Elmander ve Smolarek takımlarını galibiyete taşıyabilirler.

Fulham – Hull City

Londra’nın mutevazı takımı Fulham ligin en verimli ekibi. Sadece 24 gol atmış olmasına karşın ligde 9’uncu  sırada bulunuyor. Küme düşme ihtimalleri bu performanslarıyla çok uzakta gözüküyor. İç sahada ise tek mağlubiyetlerinin olması kendi sahalarında ne kadar iyi bir oyun sergilediklerini gösteriyor. Çok fazla isim yapmamış ve çok fazla para harcanmamış transferlerle bunu başarmış olmaları teknik direktörlerinin bir başarısı. Takımda önemli bir eksiğin olmaması Roy Hodgson’ı maç öncesi rahatlatan bir durum. Takımının gösterdiği performanstan da oldukça memnun gözüken menejer, bu maçta haftasonu Manchester United’la oynanacak olan Federasyon kupası maçını düşünüp bir kaç oyuncusunu dinlendirebilir. “Kaplanlar” lakaplı konuk ekip de Stoke City gibi düşüş içinde olan bir ekip.  11 maçtır kazanamamaları da oldukça şaşırtıcı bir durum. Sezon başında 6 maçlık yenilmemezlik serileri sayesinde 13’üncü sırada. Fakat her an gerileyebilirler. Bu maçta kaptan Ian Ashbee, Craig Fagan, Michael Turner, Dean Marney, Andy Dawson gibi önemli oyuncuların kadroda yer alamayacak olması Hull City’yi oldukça güçsüz bırakacak. Londralı taraftarlar Çarşamba günü takımlarının rahatça galip geldiği bir maçı izlemekten kuşkusuz mutluluk duyacaklardır.

Read Full Post »


FIFA kokartlı hakem Selçuk Dereli, UEFA Kupası’ndaki Manchester City-FC Kobenhavn 3. tur rövanş maçında düdük selcuk-dereliçalacak. 2-2 tamamlanan ilk maçın rövanşında görev alacak Dereli’nin yardımcılıklarını, Cem Satman ve Emre Eyisoy yapacak. Bülent Yıldırım ise karşılaşmanın 4. hakemi olacak.

Manchester’daki karşılaşmanın gözlemciliğine ise UEFA tarafından önemli bir atama yapıldı. Bu sezon Avrupa’da 6. karşılaşmasını yönetecek Dereli’nin performansını yakından takip eden UEFA, (A) Milli ve kulüpler düzeyinde Türkiye’nin maçlarında birçok kez düdük çalan eski hakem ve halen UEFA Hakem Kurulu Üyesi olan İskoç Hugh Dallas’ı görevlendirdi.

Dereli’nin yöneteceği Manchester City-FC Kopenhag karşılaşması, perşembe günü TSİ 21.45’te başlayacak ve TRT 3‘ten naklen yayınlanacak.

Ligimizin en çok tartışılan hakemi oldu Galatasaray-Kayserispor maçı sonrası. Gerekçesi malumunuz Lincoln‘e gösterdiği ikinci sarı karttı. Bu yüzden Lincoln takımını yalnız bırakmıştı ve belki de tamamlayamadığı Kayseri, oynayamadığı Antalya maçlarında kaybedilen puanlar yüzünden Skibbe gitti. Belki o kırmızı kart olmasa Kayseri maçında iyi futbol oynayan Lincoln maçı farka götürecekti, Antalya maçında skoru takımının lehine taşıyacaktı vs… Skibbe’nin kötü sonuçlar almasında suçlu Selçuk Dereli’dir demiyorum canım. Sadece şeytanın avukatlığı bu yaptığım…

FRANCE SOCCER UEFA CUPSelçuk Dereli’yi izleme fırsatı tanıyacağo için TRT’ye teşekkürler. Çünkü kendisini bu maçta farklı izleyeceğiz. En azından ben verdiği her karara dikkat edeceğim. Kayseri maçında Lincoln’e kart gösterdiği pozisyonun bir çok örneğini Bordeaux-Galatasaray maçında gördük. Ne sarı kart verildi ne de bir uyarı, futbolcu hakemden oyuncunun açılmasını istemedikçe kimse hakem bu tür pozisyonlara müdahale etmedi. Bakalım Selçuk Dereli Lincoln’e verdiği sarı karı bu maçta gösterebilecek mi? Kendisine kart göster işareti yapana sarı kart verebilecek mi? Göreceğiz. Eğer Süper ligde gösterip, UEFA maçında gösteremiyorsa, hakemlerin MHK talimatlarına göre hareket ettiğini ve MHK’nin ne kadar çağ dışı yöneltildiğini anlayacağız.

İsviçreli hakem Claudio Circhetta bir önceki maçta Wendel’e aldatmaya yönelik hareketten dolayı sarı kart göstermişti. Kendisini alkışlarla protesto eden Bordeaux’lu futbolcuya, herkesin protesto etme hakkı vardır diyerek,  ikinci bir sarı kart göstermemişti…

Read Full Post »


uefa_1972İlk olarak 1972 yılında ingiliz ekip Tottenham‘ın kazandığı UEFA Kupası’nın final karşılaşmaları 1998 yılına dek çift ayaklı ve final mücadelesi veren takımların stadlarında oynanıyordu. Fakat maçlardan çıkan kısır sonuçlar UEFA’nın karar değişikliğine gitmesine yol açtı. Heyecanı arttırmak için final maçlarının tek maçlı oynanmasına ve karşılaşmaların da tarafsız bir sahada oynanması gerektiği kararlaştırıldı.

Paris’teki, ‘Parc de Princes‘ stadında yapılan ilk tek ayaklı UEFA Finalleri’nde bugüne kadar Galatasaray‘ın UEFA Kupasını kaldırdığı Parken (Kopenhag), Jose Alvelade (Lizbon), Westfalen (Dortmund) stadları ev sahipliği yapmıştı. Son durak Fatih Tekke‘nin UEFA Kupası’nı kaldırdığı Manchester City’nin Stadı olan ‘City of Manchester‘dı. Şimdi sahne İstanbul Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın.

Slovenya’nın Ljubljana kentinde 2006 yılında yapılan kurulda UEFA Kupası’nın 2008 ve 2009 yılları finallerinin ev sahipliği için, Arena Hamburg (Almanya), City of Manchester Stadium (İngiltere), National Stadium (Bükreş, Romanya), Ramat-Gan Stadı (Tel-Aviv, İsrail) stadlarıyla yarışan Şükrü Saracoğlu Stadı, güçlü adayları arasından sıyrılmayı başarmıştı.
b_b9e534582e15af297569b385442a8008
Stadın yapım aşamasında Aziz Yıldırım’a “Çok güzel bir stat oluyor. Burayı bitirin, güzel bir final alın” sözü veren Şenes Erzik‘in büyük baskısıyla oylama yapılmadan bu hakkı kazanan İstanbul, böylece 4 yıl içerisinde iki büyük organizasyona böylesine kısa aralıklarla ev sahipliği yapan nadir şehirlerden biri oldu.

Şampiyonlar Ligi’nin İstanbul’da organize edilmesinin ardından bu tür organizasyonları başarıyla kaldırabileceğini gösteren Türk Futbolu ına önemli bir adım olacak bu organizasyon’un logo ve bilet tasarımının tanıtımı 2 Aralık’ta Kadıköy Süreyya Operası’nda yapıldı.

İstanbul’un tarihi mirasının ve modern yüzünün, geleneksel mozaik tekniğinin modern bir uygulamasıyla bir araya getirildiği logoda Osmanlı ve Bizans motifleri ile futbol ve stadyum ikonları yer alıyor. İstanbul’un haritası şeklinde mozaik desenle hazırlanan logoda finalin oynanacağı Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı da figürüyle ayrıca belirtiliyor.

06102005stat009Aziz Yıldırım’ın büyük çabalarıyla yapılan Şükrü Saracoğlu Stadı 50.509 kişilik kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük stadyumların biri olmasa da, görünüm, konfor, maç izlenebilirliği açısından birinci sırada bulunuyor. Ev sahibi ve rakip takım odalarında 14’er duş bulunan stadyum’a akredite olabilecel basın mensubu sayısı ise 240. 155 kişilik basın tribünü’nün hepsi masalı ve hepsinde güç kaynağı mevcut ve bu tribünden kablosuz ağ erişimi mümkün.

Toplamda 60 çıkış kapısının olduğu Şükrü Saracoğlu Stadı’nda 68 turnike bulunuyor ve dakikada stadı terkeden seyirci sayısı 952. Otopark sorunu olmayan stadyumun alt kısmında 1500 aracın park edebileceği alan bulunuyor.

Final Biletleri
Final biletleri 5 Aralık Cuma günü saat 12.00’den itibaren Futbol Federasyonu’nun internet sitesi http://www.tff.org’dan satışa sunulacak. Biletlerin fiyatları 75, 100 ve 130 avro olarak belirlendi. Talep toplama yöntemiyle yapılacak satışta, başvuru sayısı ayrılan bilet sayısından fazla olduğu takdirde 29 Ocak 2009’da noter huzurunda kura çekimiyle bilet almaya hak kazanan kişiler belirlenecek. Biletler için başvuru 23 Ocak 2009 saat 12.00’da sona erecek.

Read Full Post »