Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Liverpool’


Blog yazma konusunda kendimi, uzun süren bir sakatlıktan çıkmış form tutmaya çalışan bir futbolcu gibi hissediyorum bu aralar. Bazen de sorguluyorum kendimi, form tutmalı mıyım yoksa tutmamalı mıyım diye? Ya da formumu koruyorum mu bilemiyorum… Ama bazen çok okuyup çok araştırmaktan kaçıyorum. Haber ayağıma geliyor nasılsa diye mi oluyor bu bilemiyorum. (yaşasın twitter) Ayağıma gelen son haber ise Raul Meireles’in Liverpool’a transferi oldu. Kesinlikle mükemmel bir transfer yapmış Roy Hodgson ve Liverpool. Mascherano gibi abartılan (overrated) bir oyuncudan kurtulup yerine Portekiz’in en komple futbolcularından birini takıma kattılar. Orta sahaya kesinlikle çok şey katacak. Bu yıl çok fazla şey beklenmeyen Liverpool ilk 4 içindeki yerini bu oyuncuyla tekrar alabilir.

Kimilerine göre çok göze batan isimler almadı Liverpool. Bence Joe Cole mükemmel bir transfer. Poulsen de orta sahaya bedavaya alınabilecek defansif yönü kuvvetli en iyilerdendi. Evet bu takım bence de hala eksik. Kadro genişliği yetersiz. Torres’in alternatifi mi Ngog bilinmez ama oraya Ibrahimovic’i alan Milan’dan kiralık bir Huntelaar çok şey katmaz mı?

Read Full Post »


İzlediğim en kötü Liverpool’du. Lucas Leiva, Xabi Alonso gidince, Giunti’siz Yasin Sülün’e dönmüş… Koskoca Liverpool orta sahası bu adama kalmamalı. Bir Mascherano da yetmez bu orta sahaya. Aquiliani de kalan maçlarda bir fark getiremez bu takıma. Çok anlamsız bir transfer olmuş bu sezon için. Belki de ilk maçlarından biriydi ama topla çok yavaş kaldı. “Burası Premier Lig olm bekletmezler adamı ayağında topla…” Bu takım artık sadece Gerrard’ın ayağına bakıyor. Çok fena alışmışlar bu adama… Aslında olumsuz bir manada kullanılan bir sözdür ama Gerrard şu anda “Atsan atılmaz, satsan satılmaz…” konumda. Atsan derken atamazsın zaten. Satsan zaten satamıyorsun taraftar baskısı falanı bırakın alternatifi de yok… Giderse yeri de dolmaz. Liverpool anlamsız kalır… Satılacaksa da 80 milyon Euro’ya Real Madrid’e gider… Torres ise yine Ümit Karan döneminde. Atamıyor bir türlü, maç boyunca dayak yediği gerçeği dışında düşük motivasyonla çıkmıştı sahaya. Torres de belki de her şeyin kendi üstüne yıkılmış olduğunu hissetti ve bunu kaldıramıyor şu aralar… Rafael Benitez’in altyapı hamlesine ihtiyacı var. Ama bu iş Insua, Darby, Ngog gibi ipe sapa gelmez adamlarla olmaz. Bu çocuklardan yıldız çıkması çok zor gözüküyor. Özellikle Darby’den. Aldığı her topu ileri salladı ve hiç biri de bir takım arkadaşına ulaşmadı.

Liverpool’un ligde işi çok zor. Kupada da bu futbolla bu düşünceyle fazla ileri gidemezler. Devre arasında Arda’yı mı alırlar bilemem ama iyi bir kaç genç yetenek ya da Harry Kewell gibi adamlar bulmalılar… Aman bizimkinden uzak dursunlar da nası bir hamle yapacaklarsa yapsınlar…

Read Full Post »


Liverpool-StokeTottenham maçından sonraki yorumumda bu takımın bir kendine gelmesi gerek. Durup dururken sezon başında kendilerini ilerleyen haftalar için strese soktular demiştim. Ama Anfield’a gelince işler değişmiş belli ki… Hatta Gerrard’ın da kafasını kurcalayan sorular çözülmüş gibi. (Ben sorunları var heralde diye yorumlamıştım Tottenham maçındaki ruhsuzluğunu) Fakat dün yaptığı iki assist hatta Glen Johnson’ın golünden önce attığı korneri de sayarsak toplamda 2,5 asist ile maçın yıldızı olmuş maşallah. Hele o Mascherano’nun uzun topunu nefis bir zamanlamayla önüne alıp Kuyt’a kestiği top haftanın hareketi bile olabilir.

3 dakikalık özet görüntü üzerinden Liverpool hakkında derin derin bir yorum yazmak anlamsız olur. Zaten Turkcell Süper Lig’i yorumlayanlar hakkında da en çok kızdığımız yönleri buyken benim bunu yapmam ne kadar mantıklı? Çizgimizi bozmayalım ama Liverpool’u gerçekten kendine getirir bu galibiyet. Voronin’in geri dönmesi çok iyi oldu kanımca. Kanatlara hız katacaktır. İlginç bir Hertha Berlin döneminden sonra Kırmızıların da tehlikeli isimlerinden biri olacak. Gerçi takımda kalmasını Benitez’in ekonomik kriz sebebiyle transfer yapamamasına bağlayabiliriz. Rafa bu yüzden Tuncay’ı bile alamadı.

Glen Johnson‘a bir paragraf ayırlmalı. Kendisi için Tottenham maçından sonraBu yıl Dani Alves’ten sonra kendinden çok bahsettirir mevkisinde. Ciddiyim. İzleyelim görelim.” demişim. İkinci maçında beni haksız çıkarmadı. Attığı ikinci goldeki esnekliği ve estetiği enfes. Son goldeki, kanat bindirmesi ve gole açlığı mükemmel. Yaptığı assistin 3-0’dan sonra ve 90. dakikadan sonra geldiğinin altını çizmekte fayda var. =) Ya bu David N’Gog ne yapar?

Read Full Post »


beni-takip-edin-cocuklar

Bu yıl daha derli toplu bir blog olma amacındayım desem de inanmayın. Pek de inandırıcı değil zira. Ne olur ne olmaz derli toplu olamayız belki. Ama bu yıl özellikle takip edeceğim ligler, takımlar, teknik adamlar ve futbolcular belirledim. Sürekli takip edeceğim diğer iki lig de Premier Lig ve Bundesliga olacak. Aslında zaten blogumu takip eden biri bu iki lige olan ilgimin farkındadır. Aldığım bu karardan mütevellit sizlerin benden takip edebileceklerinizin listesi şöyledir. -Bu liste genişletilecektir o konuda eminim-

Takımlar: Galatasaray, Trabzonspor, Tottenham Hotspurs, Arsenal, Liverpool, Wolfsburg, Eintracht Frankfurt, Schalke 04…

Futbolcular: Tuncay Şanlı, Sebastien Bassong, Glen Johnson, Michael Owen, Jack Wilshere, Sebastian Giovinco, Esteban Granero…

Teknik Direktörler: Michael Skibbe, Hugo Broos, Bülent Uygun, Felix Magath…

eklemelerinizle bu listeyi genişletebiliriz…

Read Full Post »


todareistodo

Tüm stadında “to dare is to do” yazar büyük puntolarla White Hart Lane’in tribünlerinin hepsinde. “Yapmak Cesaret Etmektir” diye çevrilebilir. Şimdi bulamadım ama daha önceki Tottenham yazılarımdan birinde bundan bahsetmiştim. Ve Tottenham’ın tarihi hakkında daha ayrıntılı yazılar yazacağımı da belirtmiştim. Bu projemi de bugünkü maçın ardından gerçekleştireceğimi tekrardan bildiriyorum. İkinci kez söyledikten sonra da yazmamazlık edersem kendime büyük ayıp olacak. Haydi maça geçelim. (devamını oku…)

Read Full Post »


Kısa ve öz geçeceğim bu maç hakkındaki değerlendirmemi zira 1 saate kalmadan maç başlayacak. Tottenham’a nazaran Liverpool çok daha fazla kan kaybetti, hala da kaybedebilir. Hiç belli olmaz 15 güne kalmaz Mascherano bile gidebilir. Nokta transferler yapan Barcelona pusuda. Gerçi Xabi Alonso gibi büyük bir kayıp yaşadıktan sonra Mascherano’nun da gitmesine izin vermek Benitez’i sevilmeyen adam haline getirebilir. Ama eminim ki bu adamın elbette bir B planı vardır. Ki Alonso’nun yerine de hemen Alberto Aquiliani takviyesini yaptılar. Ama o da bu maçta oynamayacak. Bugün sahada yer almayacakların arasında Daniel Agger, Fabio Aurelio ve El Zhar da bulunuyor. Takımdan ayrılan Alvaro Arbeloa’nın yerine de Glen Johnson gelmişti ve onun da haberi bu sayfada yer almıştı. Muhtemelen ilk 11’de yer bulacak. Takımdan giden diğer oyuncuların ise geçmiş yıllarda takıma pek bir katkısı olmadığından şimdilik kendilerinden bahsetmeyeceğim.

liverpool-fulham

(devamını oku…)

Read Full Post »


SoccerFabio_468x328Liverpool’un defans oyuncusu Fabio Aurelio, yaz tatilinde çocuklarıyla futbol oynarken sakatlanmış. Ama öyle, kol-bacak şişmesi ya da 2 hafta da geçecek bir kırık değil sakatlığı. Bayaa dizi dönmüş adamın. Artık çocukları makasa mı aldılar, dize taban mı kaldırdılar naptılar anlamadım. Ama Aurelio’nun bu sakatlığı ısınmadan top oynayanlara ders olsun kardeşim. Artık ameliyathane mecburi istikamet oldu Brezilyalı için. Nereden baksan 6 ay sahalardan uzak. Bu da sezon açılışını kaçırdı demek anlamına geliyor. Hani diyorduk ya Rüştü’ye kramponunu temizlerken elini falçatayla kestiğinde geçirdiği sakatlık yüzünden “Sen profesyonel oyuncusun sağlığına dikkat edeceksin. Bu yüzden avrupada oynayamıyor bizimkiler efendim… peh keh teh…” Geçelim bunları arkadaşlar. Hepimiz insanız. Yumurta kırarken tavaya elimiz çarpabilir ve elimiz yanabilir, çay koyarken evdeki köpeğin çaydanlığı üzerine devirebilir vs… Bunlar normal şeyler… Bu haberin ardından Aurelio’nun sakatlığına benzer sakatlıklar ilk 10’u çıkarmış telegraph.co.uk. Of akıllara zarar…

Neyse biraz futbol yönüne dönelim işin. Bu sakatlığın Benitez için farklı anlamları da var tabi ki… Kendisinden istediği verimi alamadığı İtalyan Dossena’yı 7 milyon paund karşılığında Juventus’a satmanın hesaplarını yaparken planlar altüst oldu. Şimdi n’apsam diye kara kara düşünüyordur İspanyol. Bence hiç tereddüt etmeden satma kararının arkasında durabilir. Çünkü geçen yıldan yetiştirmeye başladığı Arjantinli Emilliano Insua o bölgeyi kapatabilecek yetenekte bir isim. Tecrübesi elbette tartışılır ama Arsenalli Kieran Gibbs, benim izlediğim maçlarda formasının ve bölgesinin hakkını vermişti. Ayrıca aynı bölgeye yazın PSG’den transfer edilen Chris Mavinga’nın da önemli katkı sağlayabileceği düşüncesindeyim. Hiç izlemedim 1991 doğumlu oyuncuyu ama Benitez onu Arsene Wenger’in elinden kaptıysa bu çocukta iş vardır.

Fabio Aurelio’ya acil şifalar dileklerimi iletirken, onu en kısa zamanda sahalarda bu güzel-alttaki golüne benzer golleriyle dönmesini bekliyor olacağım.

Fabio_Aurelio_1384250i

Vodpod videoları artık kullanılamıyor.

BU MAÇIN GOLLERİ İÇİN TIKLA!!-  CLICK TO WATCH 8 GOALS OF THIS GAME!!

Read Full Post »


cambiasso-1712-ic1

Ya hafta başıydı, ya da geçen haftanın tam ortası falan. Yani okuyalı tam bir hafta olmadı. Real Madrid’in Xabi Alonso’yu bir-iki hafta içinde kadrosuna katabileceği yazıyordu telegraph.co.uk. Bu kadar borç batağındaki Liverpool’un da ister istemez bu transfere onay vereceğini düşünüyorum. Alonso’nun Benitez için ne kadar önemli bir yeri olsa da, 350 milyon paund-avro-dolar (emin değilim) borç batağındaki Liverpool mecburen bu oyuncuyu elinden çıkaracak. Real Madrid’e karşı gelmek kolay değil ne yazık ki… Hatta Barcelona’da en son Mascherano’yu istiyordu ki şu ana kadar da transferde ‘tıp’ oyunu oynuyorlar. Bir bomba patlatabilirler belki de Cesc Fabregas ile. İki çok önemli orta sahasını kaybetmenin eşiğindeki Liverpool da alternatif arayışlarına başlamış Cambiasso’yu kısalistesine almış. Mourinho’nun sürekli forma şansı tanıdığı oyunculardan Cambiasso’nun 25milyon paund gibi bir teklif karşılığında premier lige gidişine izin verebilirmiş. Ama bu 25 milyon paund’u sanırım Liverpool değil de, arjantinlinin peşindeki bir diğer takım Manchester City verebilecek gibi duruyor. Eh Liverpool verirse bu ne perhiz bu ne lahana turşusu olur. Olmaz mı? Olur olur… Arjantin’in turşusu ünlüymüş.

Read Full Post »


BRITAIN SOCCEROh be hacı Liverpool’a da transfer olduk

Haydee, şappi şappi…

Liverpool bir kaç sezondur şampiyonluğu kazanmak yolunda önemli ve istikrarlı bir yönetim tarzı uyguladı fakat Manchester United’ın C.Ronaldo’lu hegemonyası buna izin vermedi. Cheslea’nin parası, Arsenal’in gençleri derken ilk dört istikrarına devam ettiler. Geçen sezon çok yaklaşmışlardı fakat rotasyonun nasıl yapılacağını çok güzel bir şekilde Rafael Benitez’e öğreten Alex Ferguson, yamulmuyorsam Şubat ve sonrasında liderliği tekrar ele geçirdi. C.Ronaldo’nun Real Madrid’e transferi sonrası “Artık sıra bizde” demişti F.Torres bir kaç gün evvel. Yani aslında Liverpool’un golcüsü bile kendilerini umutsuzmuş geçen sezon. Konuyu amma da dağıtmışım haberim yok. Var var bak nasıl toparlayacağım şimdi. (devamını oku…)

Read Full Post »


rafa-arsenalRafael Benitez 4-4 Arsene Wenger

85542829ME005_Chelsea_v_LivRafael Benitez 4-4 Guus Hiddink

Good manager is an active manager, who is not affraid to make changes…

(İyi menajer, aktif menajerdir. Değişiklik yapmaktan çekinmez…)

Pes 2009 atasözü.

Read Full Post »


Kaçıranlar üzülmeyin! Sonra ben görmedim, ben duymadım demeyin…

Vodpod videoları artık kullanılamıyor.

more about “ Liverpool 4-4 Arsenal “, posted with vodpod

Read Full Post »


tot-newcast-line-up

Haftasonu oynanan Tottenham Hotspurs – Newcastle United maçının ilk 11’leri böyleydi. Tottenham ligde kalmayı garantilemiş, UEFA Kupası’nı zorlayabilecek bir konumda. Gitmeseler ne değişir bilemiyorum ama bir kaç senedir üstüste avrupa kupalarında mücadele ediyor olmalarının getirdiği heyecanı önümüzdeki yıl da yaşayabilmek için şanslarını sonuna dek zorlayacağa benziyorlar… Maça da bu düşünceyle çıktılar. Newcastle United ise ligden düşmeme mücadelesi veriyor. (devamını oku…)

Read Full Post »


jimmy-neighbour-profilDün heyecan katsayısı had safhada olan Tottenham Hotspurs-Newcastle United maçını izledim. Oyun çok hızlıydı. En önemli sebebi de hakemin her pozisyona düdük çalmamasıydı… Darren Bent’in golüne şaşırdım. Kalecinin büyük hatası vardı. Ben topu kucakladı diye gözümü ekrandan ayırırken gol sesi geldi White Hart Lane’den… Fakat maç öncesinde saygı dolu alkış sesleri vardı tüm statta. Saygı duruşu esnasında stattaki skorbordda bir resim, Jimmy Neighbour kalbimizdesin… –“hıhı evet neighbour ingilizcede komşu demek. hıhı evet”

Sezonun başından beri Tottenham özel ilgi alanımda olduğu için, belki de artık bir Spurs taraftarı olduğum için merak ettim 11 Nisan 2009’da geçirdiği kalça kemiği değiştirme operasyonuhip replacement operation–  sırasında futbol sahalarına 58 yaşında veda eden Tottenhamlıyı. Bu kadar saygı gösterilen bir futbolcuysa bilmem(k) gerekir… (devamını oku…)

Read Full Post »


daniel_aggerUzun zamandır böyle bir güne hasretmişim şimdi anladım. Aşağı yukarı 13’e doğru telefon sesiyle uyandım. Sonra güzel bir kahvaltı hazırladım kendime… Kaşarlı, sosisli, karabiberli yumurtamı yedikten sonra saatleri kontrol ettim bir de baktım ki saatler 14.30’a yaklaşmış. Maç saatlerini kontrol ettim doğruymuşum. 14.45’teki Liverpool maçı için hazırlıklara başladım. (maçın golleri için) >> (devamını oku…)

Read Full Post »


tuncay_hull_sev09Middlesbrough’nun düşme ihtimali yükseldikçe transfer takımdaki önemli oyuncular hakkında transfer dedikoduları arttıkça artıyor. Takımın altyapısından çıkıp ulusal takıma kadar yükselen Stewart Downing’in Tottenham, Liverpool gibi takımlarla adı anılıyor geçen yaz transfer döneminden beri. Ara transferde de gitti gidiyordu Londra’ya. Henüz bir dedikodu duymadım ama Afonso Alves eminim Hollanda’ya geri dönecektir. İngiltere’de iş yapamayacağı belliydi. Kezman’ın Brezilyalısı çıktı o da. Southgate de nedense bu herif üzerinde çok durdu. Neler kaçırdı gördük! Ama Tuncay’ı yere göğe sığdıramayan Southgate’in ilk tercihi oldu. Tercih edilemeyecek bir oyuncu olduğunu hem Alves hem de Tuncay kanıtladı. Bu performansıyla da Tuncay’ın başka takımlara transferi konuşulmaya başlandı. (devamını oku…)

Read Full Post »


Liverpool– Son Durum:

Sakatlar : Daniel Agger
Cezalılar : Albert Riera

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yossi Benayoun, Fernando Torres, Alvaro Arbeloa

Liverpool Muhtemel 11’i (4-2-3-1):
Reina-Arbeloa,Skrtel,Carragher,F. Aurelio- Mascherano, X. Alonso-R. Babel,Gerrard,Kuyt-F. Torres

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:
(devamını oku…)

Read Full Post »


Portsmouth – Chelsea

Premier Lig’de sona hızla yaklaşılırken, hafta içi seansı hem ligin dibini hem de ilk 5 mücadelesi veren takımların mücadeleleri ile başlıyor. Sezona Harry Redknapp’la başlayan, ardından İngilitere Ulusal Takım eski kaptanı Tony Adams’ı da gönderen Portsmouth yoluna Rushden&Diamonds’un eski hocası Paul Hart’ı geçici olarak göreve getirdi. Hart’ın takımın başındayken çıktığı iki maçtan 4 puanla ayrılan “Pompey” bu sayede maç eksiği olmasına karşın son üç sıradan kendini kurtarmayı bildi. Şimdi önlerinde ligin teknik direktör değişikliğine giden bir diğer takımı “Chelski” var. Ve işleri oldukça zor gözüküyor. Çünkü son 12 maçta Chelsea’ye karşı bir maç bile kazanamadılar. Londra ekibi de teknik direktörlük değişikliği yapsa da yerine getirilen Guus Hiddink takımın gidişatında önemli bir değişiklik yapmadı ama takıma skoru korumayı ve kazanmayı kısa sürede aşıladı. Son maçında Wigan’ı uzatma dakikalarında 2-1 geçen takım Guus’la çıktığı maçlarda yenilmedi. Chelsea Yöneticisi Bruce Buck sezon sonunda gönderilebilecekler listesine Drogba,Ballack,Deco, Malouda ve Alex’i olduğunu açıkladı. Gerekçe ise takımın yaş ortalamasını düşürmek. Bu haber futbolcuların performansını mutlaka etkileyecektir. Ancak Anelka, Kalou, Mikel gibi oyuncuların da gelecek yıl takımda bulunma hırsını arttıracağından üst düzey performans sergilemeleri mümkün. Şampiyon olma şansı Manchester Utd.’ın olağanüstü performansının ardından ikinciliği ele geçirmek adına maçı kazanmak niyetinde.

West Bromwich – Arsenal

Sezona büyük umutlarla başlayan ancak potansiyelinin oldukça altında bir yıl geçiren Arsenal, bu durgunluğu üzerinden atabilmek adına Arshavin’i devre arasında kadrosuna katsa da, Rusya’da tatilde olan futbol sezonu nedeniyle kondüsyon eksikliği yaşayan Rus yıldız gidişatta fazla bir değişiklik yaratamadı. Son maçlarında Fulham’la golsüz beraber kalmış olmaları Adebayor’un eksikliğini hissettirdiklerini gösterdi. Genç golcüleri Carlos Vela ise West Bromwich maçında kırmızı kart cezası sebebiyle sahada yer alamayacak. Bu maçta en güvendikleri oyuncu Van Persie ve Nasri olacak. Wenger yorgun Arshavin’i  bu maçta yedek başlatabilir. West Bromwich ise devre arasında takımını yeni ve önemli oyuncularla güçlendirse de ligin dibinden bir türlü kurtulamadı. Son Everton maçından da 2-0’lık net bir skorla mağlup ayrıldılar. Son 4 lig maçını kazanamamış olmaları içinde bulundukları durumu tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Arsenal ise son 10 maçında tüm eksiklerine karşın yenilgi yüzü görmedi. Bunda oyuncuların olduğu kadar Arsene Wenger’in de payı bulunuyor. Fakat bu maçlarda sadece 10 gol atabildiler. Gol yollarında sıkıntı yaşıyor olmaları golsüz bir maç izleyebileceğimizin habercisi.

Liverpool – Sunderland

Haftasonu 15 maçtır kazanamayan Middlesbrough’dan önemli bir darbe yedi Liverpool. Geçen haftaiçinde Real Madrid’i deplasmanda yendikten sonra bu mağlubiyetin gelmiş olması alınan yenilgiyi daha şaşırtıcı hale getirdi. Elbette kornerden gelen top Xabi Alonso’ya çarpıp kendi kalesine girmemiş olsaydı durum daha farklı olabilirdi. Futbolun güzelliklerinden biri de bu zaten. Ancak Kırmızılar bu maça dek, ligde 15 maçlık bir yenilmezlik serisi yakalamıştı. Anfield Road’da bu yıl yenilgi yüzü görmeyen takımda durgunluk döneminde olan Torres, Sunderland maçında bileğinden yaşadığı sakatlık sebebiyle takımdaki yerini alamayacak. Yerine ise ileride Kuyt ve destekçileri olarak da Benayoun ve Rieara’nın oynaması bekleniyor. Sunderland ise haftasonunu boş geçirdi. Ve bu boşluk sakatların takıma dönmesi açısından takıma oldukça yaradı. Liverpool karşısına ideale yakın bir takımla çıkması beklenen takımın başında Roy Keane’in gönderilmesinden sonra geçici olarak göreve getirilen Ricky Sabridge bulunuyor. Sabridge ile sadece bir mağlubiyet alan takım düşme potasından uzaklaştı. Alt sıralardaki takımların puanlarının birbirine çok yakın olması herhangi bir puan kaybında “Kara Kedi”leri tekrar aşağı çekebilir. Bu yüzden Liverpool karşısında oldukça temkinli oynayacaklardır. Torres’in eksikliğine karşın kaptan Gerrard gemisine üç puanı getirir.

Manchester City-Aston Villa


Parayla saadet olmadığının “ayaklı” kanıtlarından Manchester City bu yılı istikrarsız bir şekilde bitireceğe benziyor. Sezon sonunda en azından ligde kalmış olmak yeterli olacak onlar için. Devre arasında da 40 milyon pound harcayıp ligde olumlu işler yapamayan takımın en önemli özelliği evinde oynadığı maçlarda çok rahat kazanabiliyor olması. Ligdeki iç saha maçlarının 5’inden yenik ayrıldılar. Ancak alınan bu yenilgileri Manchester Utd. , Liverpool, Chelsea, Aston Villa ve Tottenham gibi güçlü takımlara karşı aldıklarını hatırlatmakta yarar var. Gelecek yıl için daha büyük planlar yapan takım Klinsmann ile temasa geçti. Robinho’yu ise Terry ile takas edebilecekleri konuşuluyor. Bunların yanında son maçında West Ham deplasmanından eli boş dönen takımda Robinho ve Bellamy’nin sakatlıkları sebebiyle Villa karşısında sahada olması beklenmiyor. Bu maçta Villa’nın ilk dört sırada kalma baskısı yaşayacağını söyleyen Man. City Teknik Patronu Mark Hughes “Son beş maçta kazanamadılar ancak Ashley Young ve Agbonlahor iyiyse kötü olsalar bile kazanabiliyorlar” diyerek rakibini oldukça ciddiye alan bir görüntü verdi. Aston Villa’nın deplasman performansı da Hughes’un bu açıklamaları yapmasında önemli bir etki yaratmış olabilir. Çünkü Martin O’Neill’in takımı rakip sahada oynadığı maçların 10’unu kazanırken sadece 3’ünü kaybetti. Bunda da en büyük sebep hızlı forvetlere sahip olmaları. A.Young ve Agbonlahor bu konuda takımın en önemli silahları. Son maçlarında Stoke City ile 2-2 beraber kaldılar. Yedikleri iki golün de 88 ve 90’da gelmiş olması takımın hafta içinde oynadığı zorlu UEFA Kupası macerasına bağlanabilir. Bu maça biraz daha dinlenmiş olarak çıkacak deplasman fatihi Villa, eksik Man. City karşısında hızlı gol ayakları ile sonuca gidecektir.

Newcastle Utd. – Manchester Utd.

Ligin belki de en iyi forvet oyunucularını kadrosunda bulunduran Newcastle ligin başında teknik direktör Kevin Keagen’ın ayrılmasından bu yana oldukça talihsiz bir sezon yaşamaya devam ediyor. Manchester United’a karşı oynayacakları maçta sahada olamayacak oyuncular Danny Guthrie, Kevin Nolan, Joey Barton, Michael Owen, Damien Duff ve Nicky Butt takımın en önemli oyuncuları arasında yer alıyor. Geremi ve Alan Smith’in oynayıp oynayamayacağı ise maç saatinde belli olacak. Alt sıralarla puan farkının az olduğu bir dönemde, 15 maçtır ligde kaybetmeyen Manchester United’la oynayacak olmaları oldukça talihsiz bir durum kuzey ekibi için. Manchester United kusursuz çalışan bir makine gibi yoluna devam ederken haftasonu bunun mükafatını de Carling Kupası’nı kaldırarak aldı. Bu yolda da takıma Ben Foster gibi genç ve yetenekli bir kaleciyi kazandırdı. Genç sağ bek Rafael’in sakatlığı sebebiyle oynayamayacağı maçta yerine John O’Shea veya Brown forma giyecektir. İç saha deplasman demeden maçlarını kazanan Kırmızı Şeytanlar’da Ronaldo yine çok formda ve Rooney ile beraber takımını ileriye galibiyete taşıyan isim olacaktır.

Tottenham-Middlesborough

Kovulan adam Juande Ramos Real Madrid’i şampiyonluğa doğru yaklaştırırken, Harry Redknapp’ın gelişi Tottenham’da neredeyse hiçbir şeyi değiştirmedi. Takım biraz daha fazla borçlandı. Gidenler geri geldi ancak hiçbir başarı elde edilmiş değil. Hala küme düşmeme mücadelesi veren takım son lig maçında Hull City’yı 2-1’le geçmişti. Haftasonunda dünyanın en iyi takımı Manchester Utd.’ye Carling Kupasını penaltılarda kaptıran takımda Ledley King, Woodgate, Jermaine Defoe sakat oyuncular arasında. Ancak Robbie Keane, Darren Bent ve Pavyuchenko Defoe’nun eksikliğini hissettirmeyecek isimler. Son dört lig maçında yenilmeyen Tottenham, Middlesborough’yu konuk ettiği son 8 maçın 6’sında kaybetmedi. Fakat Tuncay’ın takımı M’Borough son Liverpool galibiyeti ile oldukça morallendi. Tuncay ise yine büyük bir maçta takımı adına önemli bir işe imza attı. Bu maçta da son haftaların kısır golcüsü Afonso Alves’in yerinde oynacak olması halinde mutlaka fark yaratacaktır. Düşme hattını fazlasıyla ilgilendiren mücadelede bireysel olarak daha kaliteli oyunculara sahip Tottenham evinde bu maçı kazanmaya yakın tarafmış gibi gözükse de M’Borough defansında eksikler bulunan rakibini oldukça zorlayacaktır.

Wigan-West Ham

Bir süreliğine düşme tehlikesinde uzak seyredecek olan iki ekipten West Ham son maçında Manchester City’yi 1-0 yenerek evine eli boş göndermişti. Bu galbiyetle 5 maçlık galibiyet hasretine son vermişti West Ham. Ara transferde Manchester City’ye geçen Bellamy, West Ham taraftarları top ayağına her geldiğinde yuhalamıştı. Rakip forvetin moralini bozan taraftarından uzakta mücadele edecek takımın deplasmandaki performansı vasatın altında. Sadece 3 galibiyet alabildiler dışarıda. Takımın önemli forvet oyuncusu Behrami Man. City maçında sakatlandığından Wigan karşısında sahada olamayacak. Ayrıca James Collins , Luis Boa Morte, Kieron Dyer, Danny Gabbidon , Dean Ashton da sakatlıkları yüzünden sahada olamayacak isimler. Orta sahanın önemli ismi Mark Noble da kart cezası sebebiyle kadroda bulunmuyor. Wigan ise son maçında Chelsea’ye son dakika golüyle mağlup olmuştu. Bu maçta sakatlıkları sebebiyle oynayamayan Mido ve Antonio Valencia West Ham karşısında kadroya alındı. Ancak bu oyuncuların da takımın uzun süren kötü gidişatına dur diyemeyeceğini söylemek mümkün. Son 10 maçının 8’ini kazanan takım bu maçlarda sadece 4 gol atabildi. Mısırlı golcü Amr Zaki’nin durgun formu takımı oldukça etkiledi.  Aldığı beraberlikler sayesinde üst sıralarda kalmayı başaran takım bu maçta da beraberliğe hayır demez. West Ham da bu konuda onlara katılıp bu kadar eksikle gideceği deplasmanda alacağı bir puana şükreder.

Blackburn-Everton

Küme düşmemeye oynayan Blackburn Bentley’nin eksikliğini bir türlü dolduramadı. Belki de bu yüzden kötü bir sezon geçirdiler. Son hafta Hull City karşısında aldıkları galibiyetle haftayı aynı puanda oldukları Middlesborough’nun üstünde kapatmış olmaları, takımı psikolojik olarak rahatlatmıştır. Blackburn’ün kalecisi Paul Robinson omzundaki ciddi sakatlıktan dolayı sahada olamayacağını söyleyelim. Ayrıca Norveçli Pedersen kart cezası, Brett Emerton ve Steven Reid’de sakatlıkları sebebiyle kadroda olmayan isimler. Everton karşısında Blackburn’ün gol ayakları Santa Curz,Roberts ve McCarthy takımlarının en önemli silahları olacaktır. Destekçi olarak da Diouf’un formu ise takımın kaderini belirleyecektir. Ancak güçlü ve formda olan Everton karşısında ne kadar yeterli olacağını sanmıyorum. Liverpool’un “Mavi” takımı son beş maçının sadece birinden beraberlikle ayrıldı. Aston Villa ve Bolton’u üç golle evine gönderirken, Liverpool’u da Federasyon Kupası’nın dışına itmişlerdi. Everton’ın Arteta ve Yakubu gibi yıldız isimlerin yokluğunda iyi performansına devam ediyor olması, takımın diğer oyuncularının da ne kadar kaliteli olduğunu gösteriyor. Pienaar ve Saha, ilk 11’de maça başladıkları sürece takımlarını sürükleyen isimler. Ara transferde takıma katılan Jo uyum sürecini henüz aşamayan bir görüntü sergilemişti bir önceki maçta. Bu kadar eksiği bulunan Blackburn’e karşı sıralama olarak da rahat bir konuma sahip Everton evine güle oynaya döner.

Stoke City-Bolton Wanderers

Ligin 19’uncu sırasında bulunan takım sezon başında aldığı süpriz sonuçlarla herkesi şaşırtmıştı fakat ardınan gelen düşüş, gelecek sezon Championship’te mücadele edeceklerinin sinyallerini veriyor gibi. Son on maçta tak galibiyet alabilen takım gol atmakta zorluk çekmiyor.  Son iki maçta Portsmouth ve Aston Villa ağlarına 2’şer gol atmayı başardılar. Uzun taç gol getirir mantığıyla en az 35 metrelik taçlar atabilen Rory Delap’in üç maçlık kart cezası sona ermiş durumda. Fakat maça ilk 11’de çıkmayabileceği söyleniyor. Aston Villa deplasmanında sonradan oyuna girip başarılı bir futbol segileyen Fuller ve Whelan ilk 11’de yer alması beklenen isimler. Kaleci Sorensen ise sakatlığından kurtuldu ve bu maçta eldivenlerini tekrar geçirecek gibi duruyor. Bolton Wanderers ise son haftalarda aldığı 3 galibiyet sayesinde alt sıralardan kurtulmayı başardı. Fakat deplasmanda tek beraberliği bulunan takımın 8 de mağlubiyetinin olması bu maçta işlerini zorlaştırıyor. Ancak son 2 maçında Tottenham ve Newcastle’ı mağlup etmiş olmaları takımın moral düzeyini yükseltmiş durumda. Ayrıca kadroda hiç sakat oyuncunun bulunmaması teknik direktör Gary Megson’ın işini kolaylaştıran bir durum. Bu maçta yine kaleci Jaaskalainen Bolton’un en önemli ismi olacaktır. Forvet Elmander ve Smolarek takımlarını galibiyete taşıyabilirler.

Fulham – Hull City

Londra’nın mutevazı takımı Fulham ligin en verimli ekibi. Sadece 24 gol atmış olmasına karşın ligde 9’uncu  sırada bulunuyor. Küme düşme ihtimalleri bu performanslarıyla çok uzakta gözüküyor. İç sahada ise tek mağlubiyetlerinin olması kendi sahalarında ne kadar iyi bir oyun sergilediklerini gösteriyor. Çok fazla isim yapmamış ve çok fazla para harcanmamış transferlerle bunu başarmış olmaları teknik direktörlerinin bir başarısı. Takımda önemli bir eksiğin olmaması Roy Hodgson’ı maç öncesi rahatlatan bir durum. Takımının gösterdiği performanstan da oldukça memnun gözüken menejer, bu maçta haftasonu Manchester United’la oynanacak olan Federasyon kupası maçını düşünüp bir kaç oyuncusunu dinlendirebilir. “Kaplanlar” lakaplı konuk ekip de Stoke City gibi düşüş içinde olan bir ekip.  11 maçtır kazanamamaları da oldukça şaşırtıcı bir durum. Sezon başında 6 maçlık yenilmemezlik serileri sayesinde 13’üncü sırada. Fakat her an gerileyebilirler. Bu maçta kaptan Ian Ashbee, Craig Fagan, Michael Turner, Dean Marney, Andy Dawson gibi önemli oyuncuların kadroda yer alamayacak olması Hull City’yi oldukça güçsüz bırakacak. Londralı taraftarlar Çarşamba günü takımlarının rahatça galip geldiği bir maçı izlemekten kuşkusuz mutluluk duyacaklardır.

Read Full Post »


chelsea-avilla1-Ligde bu sezon oynadığı ilk 8 deplasman maçından galibiyetle ayrılan Chelsea son 4 deplasman maçında iki beraberlik iki de mağlubiyet aldı.

2-Chelsea son 12 lig maçında sadece 4 maç kazanbildi. Bu galibiyetlerin üçünü kendi sahalarında aldılar.

3-Chelsea 1999 yılından bu yana Aston Villa ile deplasmanda oynadığı 10 maçın hiçbirini kazanamadı.

4-Aston Villa’nın sahasında oynanan son dört maçın sadece birinde gol atabildiler.

5-Aston Villa ligde 13 maçtır yenilmiyor.

6-Martin O’Neill’li Aston Villa son on maçının 8’ini kazandı. Sadece Manchester United onlardan iyi bir seri yakaladı. Bu süreçte Liverpool’dan 6, Arsenal’den 8, Chelsea’den 10 puan fazla kazandılar.

7-Aston Villa bu yıl evinde sadece bir mağlubiyet aldı. Ve bu yıl Villa Park’ta konuk ettikleri büyük takımlarla oynadıkları maçlarda yenilmediler.

Read Full Post »


UEFA’dan gelenlerin şansı: %25
bulent-taffarelBu yıl ülkemizi avrupa kupalarında temsil edecek takım olarak sadece Galatasaray kaldı. Sarı – Kırmızılı ekibi 18 Şubat ve 26 Şubat’ta oldukça zorlu iki maç bekliyor. Hedef tabi ki İstanbul’da oynanacak finalde oynayıp kupayı kaldırmak. Tüm Galatasaraylıların UEFA Kupası’ndan beklentisi bu. Takım bu yüzden kadro yapısı olarak daha da güçlendirildi. Ve şanssız bir yenilgi dışında çok iyi sonuçlar alınarak UEFA Kupası’nda son 32’ye kalındı. Grupta ikinci olunarak Şampiyonlar Ligi’nden gelecek bir takımla eşleşmenin dünyanın sonu olarak görüldü. Ancak durum hiç de öyle değil. UEFA Kupası gruplu oynanmaya başlandığından 2004 yılından bugüne dek Şampiyonlar Ligi’nden gelip şampiyon olan tek takım CSKA Moskova olmuş. Diğer yıllarda şampiyon olan takımlardan Sevilla 2006’te kupaya uzandığında UEFA grubunu 7 puanla 1., 2007’de ise grubunu yine 7 puanla ancak 2. sırada bitirmişti. Geçen yılın şampiyonu Zenit St. Petersburg ise grubundan tek puan farkla ve neredeyse mucize ile çıkmayı başarmış. AZ Alkmaar son maçında 2-3 yenilmeyip, 3-3 berabere kalsaydı Zenit ve AZ’nin puanları, averajları, attığı ve yediği gol sayıları eşit olacaktı. Zenit’in şampiyonluğu ‘o’ derece bir mucize… Yine bu kupa gruplu oynanmaya başladığından bu yana, son 32’ye kalan 8 Şampiyonlar Ligi takımından 2005,2006 ve 2007 yıllarında sadece 3 takım son 16 ‘ya kalma başarısı gösterirken, geçen yıl şampiyonlar liginden gelen 5 takım son 16 ya kalabildi. Ancak yine sonuç değişmedi ve UEFA gruplarında mücadele eden takımlardan Zenit şampiyon oldu.

Kupalar Yerli Hocaların

Bu yıl 38.’si oynanan UEFA Kupası’nı bugüne dek 24 takım kazandı. Oynanan 37 finalden Juventus ve İnter 3’er kez kupayla ayrılırken takımın başında yerli hoca bulunuyordu. 1972’de oynanan ilk finalden bu yana istisna olan tek takım Liverpool, bu kupayı ilk kazandığında takımın başında İskoç Bill Shankly, ikincisinde İngiliz Bob Paisley, üçüncüsünde ise Fransız Gerard Houiller bulunuyordu. Takımın başında yabancı hoca bulunuyorken şampiyon olan diğer takımlar ise Hollandalı Dick Advocaat ile Rus takımı Zenit, Hollandalı Huub Stevens ile Alman Schalke 04. Yani toplamda oynanan 37 finalde sadece 4 kez takımlar yabancı çalıştırıcı ile şampiyonluğa uzanabilmiş. giovanni_trapattoni_634410

Hiç sevemedim Trapattoni’yi ama bu kupayı 3 defa kazanarak rekoru elinde bulunduruyor.

İkisi Juventus biri de İnterle kazanılmış 3 UEFA Kupası var. Yok 4 değil 3 ben saydım Gio…

Bu yıl ise son 32’ye kalan 20 takımın başında yerli çalıştırıcı bulunuyor. Yani yukarıdaki tezimize göre Lech Poznan, Metalist Kharkiv, Braga,St. Etienne, Nec Nijmegen gibi takımların şansı Galatasaray’a göre daha yüksek kewell-barosgözüküyor. Son şampiyon Zenit’in, daha bir kaç yıl önce kupaya uzanan CSKA Moskova’nın , bu yılın süpriz takımları Twente ve Standart Liege’in ve tabi ki Alman çalıştırıcısı olan Galatasaray’ın şanslarını oldukça düşürüyor. Ancak bu güne dek oynanan 37 finalden Alman hocaların 5 kez kupayla ayrıldığını bilmekte yarar var.
İstatistikler elbette sadece geçmişe ait verilerdir. Her zaman da yenilenmektedir.  Bu verilerin nasıl değerlendirilmesi gerektiğidir önemli olan. Galatasaray’ın sadece bir sonraki tura çıkma şansını değerlendireceksek, sarı – kırmızılı ekibin son 16’ya kalma şansı: % 78…

Read Full Post »


İstanbul’da Şampiyonlar Ligi finali düzenleneceğini duyduğumda gitmeliyim diye düşünüp hemen girişimlere başladım. Sonra baktım ki başvurmak için kredi kartı üzerindeki isimle stada gitmek gerekiyormuş. O dönemde 17 yaşında olduğumdan adıma bir kredi kartı yoktu. Babama çok yalvardım ama “o gün işim olur gidemeyiz boşuna almayalım bilet falan” demişti. O gün ne mi oldu! O salonda, ben odamda maçı izledik! İkinci yarıdaki her gol de salona koşup babama kızdım! En efsane finali kaçırdım çünkü. Ama bunu kaçıramazdım! Hem kredi kartım vardı, hem de az da olsa biletleri karşılayabilecek kadar param. Üstelik artık bu maçları takip etmek işim de olmuştu. Başvuru bitiminden bir gün önce iki bilet için başvurumu yaptım. Belki çıkar diye. Bu krizde kimsenin bu kadar masrafa girmeyeceğini de hesap ettim. Bir de futbol tutkumuzun sadece fanatizmden ibaret olduğunu hesap edince bilet çıkar dedim. Çıkmaz demeyin şansınızı deneyin…

Cevap 5 şubat’ta geldi.

Değerli Futbolsever,

20 Mayıs 2009 tarihinde Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda oynanacak olan UEFA Kupası Final maçı bilet kurası 29 Ocak 2009 tarihinde noter huzurunda gerçekleşmiştir.

Bu kura sonucunda final maçına bilet almaya hak kazanan talihlilerimiz arasında sizin de bulunduğunuzu belirtmek isteriz. Başvuru Formunuzda belirtmiş olduğunuz biletler için toplam tutar kredi kartınızdan başarıyla tahsil edilmiştir.

Biletleriniz, Başvuru Formunuzda beyan etmiş olduğunuz teslimat adresine 15 – 24 Nisan 2009 tarihleri arasında ekspres kurye servisi vasıtasıyla gönderilecektir.

Finalde görüşmek üzere,

Saygılarımızla,

Müşteri Hizmetleri

UEFA CUP Final İstanbul 2009
E tabi ki gerisayıma başladım! Tamam maddi olarak sarsıldım ancak buna fazlasıyla değer!! Heyecan dorukta… Hele bir de Galatasaray’ı sahada görürsem! Uf çok fena olur ama Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı kazanma şansını değerlendireceğim farklı bir bakışla…. İlk UEFA Kupasını kazanan Tottenham’ın 126 yıllık tarihini de yazacaktım ama olmadı… saatin kadranında sıkışmış hayallerim…

uefa2009_logoBilet gelsin onun da fotoğrafını koyacağım…

Read Full Post »

Older Posts »