Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘juande Ramos’


barca-abilbao“Barcelona-Athletic Bilbao” Maç Analizi

Mactagibi

Barcelona– Son Durum:

Sakatlar : Eric Abidal, Gabriel Milito,

Cezalılar : Martin Caceres, Dani Alves

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Joan Laporta (Barcelona Kulüp Başkanı): “Son haftalarda maç kaybedeişimizin sebebi olarak diğer takımların bizden daha iyi oynadıklarını söyleyebilirim. Her zaman rakiplerimize saygı göstermek zorundayız. Ama artık bu mağlubiyetler tekrarlanmamalı. Şampiyonluğun en güçlü adayı hala biziz.”

Josep Guardiola (Barcelona Teknik Direktörü): “5 maçlık kötü gidişata son vermemiz lazım. Her maçı kazanacağız diye bir söz veremem ama takımımda güvendiğim şey dayanışma olması. Takım olarak çok daha fazla çalışmalıyız. Sınırlarımızı zorladığımız sürece daha iyi olacağız. Athletic Bilbao’yu Kral Kupası finaline çıktıkları için tebrik ediyorum. Her zaman yaşanabilecek bir sevinç değildir bu. Yeste, Orbaiz ve David Lopez gibi önemli oyuncuları var. Bizde de Messi var tabi ki. Ancak topu ne zaman alsa tekmelerle durduruluyor ve hakemler bu konuda hiç bir şey yapmıyor. Bir gün çok kötü sakatlanabilir. Bu duruma düşen başka bir oyuncu da olabilir.”

Aleksandr Hleb (Barcelonalı Futbolcu): “Kariyerimin en iyi yıllarını yaşıyorum. Ancak bu dönemi yedek kulübesinde geçirmek niyetinde değilim. Takımdaki yerim için savaşmaya devam edeceğim. Eğer bu gerçekleşmezse sezon sonu takımdan ayrılabilirim. Dünyanın en iyi kulüplerinden biri olan Bayern Münich’in teklifine kayıtsız kalamam.”

Barcelona Muhtemel 11‘I (4-3-3):

Valdes-Puyol, Marquez, Pique,Sylvinho-Xavi, T. Yaya,Iniesta-Messi,Eto’o,Henry

Athletic Bilbao– Son Durum:

Sakatlar : Aitor Ocio, David López , Ion Vélez.

Cezalılar: Yok

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Joaquin Caparros (A. Bilbao Direktörü): “Kral Kupası’nda finale çıkarak tarihi bir başarı elde ettik. Ama artık bunu unutup Barcelona maçına konsantre olmalıyız. Önümüzde ligde oynayacağımız 13 maç var ve en az 10,11 puan almamız gerek. Herhangi bir ciddiyetsizlik anında aşağılara sürüklenebiliriz. Barcelona üç kulvarda da mücadele veriyor ve 5 maçtır da kazanamıyorlar. Fakat mükemmel bir kadroya sahipler. Toquero’nun formu beni çok şaşırttı. Bu performansını devam ettirdiği sürece kendine olan güveni de yerine gelecektir.“

Athletic Bilbao Muhtemel 11’i(4-4-2):

Armando-Iraola, Etxeita, Amorebieta, Koikili- Susaeta, Orbaiz,J. Martinez, F. Yeste-Toquero, Llorente

Maçla ilgili dikkat çekici notlar :

  • İki takımın arasında oynanan son 13 maçın sadece birinde Athletic Bilbao kazanbildi.
  • Barcelona’nın sahasında oynanan son 6 maçta Bilbao’nun galibiyeti bulunmuyor.
  • Athletic Bilbao ligdeki son galibiyetini aldığı 31 Ocak’tan bu yana ligde maç kazanamadı.
  • Bilbao ligde oynadığı 25 maçın sadece 3’ünde gol atamadı. Sadece bir deplasman maçında gol atamadı.
  • Ligdeki ilk maçta Barcelona Bilbao deplasmanından 1-0’lık galibiyetle dönmüştü.
  • Barcelona Eto’o’nun gol atamadığı son 4 maçı kazanamadı. Eto’o en son 2-2 biten Real Betis maçında iki gol atmıştı.

“Real Madrid-Atletico Madrid” Maç Analizi

Real Madrid– Son Durum:

Sakatlar : Ruud van Nistelrooy, M. Diarra, Ruben de la Red

Cezalılar : Pepe, Wesley Sneijder

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Juande Ramos (Real Madrid Teknik Direktörü): Hangi 18 oyuncuyu kadroya alacağım çok önemli. Derbi maçlarında kazanmaktan başka seçeneğiniz yoktur. Rakibimizin kazanıp ilk dörde girmek istediğini biliyoruz. Çok da iyi bir kadroları var maçın zor geçeceğinin farkındayız. Forlan ve Agüero çok tehlikeli oyuncular. Teknik direktörü Abel Resino A.Madrid yıllarca forma giymiş kulübü bilen biri ve takımına önemli galibiyetler kazandırdı. Barcelona maçında inanılmaz bir oyun sergilediler. Önünde uzun ve başarılı bir yol olduğuna inanıyorum. Raul ligdeki puan farkını kapatmamızda en önemli oyuncuydu. Onun tecrübesi bizi buralara getirdi. Ligde kötü bir durumdayken ayakta kalıp sorumluluk alabilen bir kaptanımız var. Robben’i yedek oturtacağım. Guti ise ilk 11’de sahada olacak.”

raul-gonzalesReal Madrid Muhtemel ilk 11’i (4-4-2):

Casillas-Salgado, Ramos, Cannavaro, Heinze- Higuain, L.Diarra, Guti, Marcelo-Huntelaar, Raul

Atletico Madrid– Son Durum:

Sakatlar : Yok

Cezalılar: Raul Garcia

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Abel Resino (A. Madrid Teknik Direktörü): Futbolcuyken bir çok derbi oynadım. Bu maçların havasını çok iyi biliyorum. Ancak teknik direktör olarak bu tecrübeyi yaşamak en büyük düşlerden biri. Real Madrid çok iyi bir form yakalamış olabilir. Kendilerine saygı duyuyoruz. Ancak kazanmak için tüm gücümüzü sahaya yansıtmamız gerekiyor. İstatistikler değiştirilmek için vardır. Bence bunun tam zamanı. Rakibimizi her yönüyle analiz ettik. Robben dengeyi bozabilecek bir oyuncu. Juande Ramos ne kadar iyi bir teknik direktör olduğunu geldiği günden beri ligde kazandığı maçlarla gösterdi.”

A. Madrid Muhtemel 11’i(4-4-2):

Leo Franco-Perea, Pablo, Ujfalusi, Lopez-M. Rodriguez, Assunçao, Maniche, Simao-Forlan,Agüero

Maçla ilgili dikkat çekici notlar :

  • İki takım arasında oynanan son 13 maçın hiçbirinde Real Madrid kaybetmedi. 9’unu kazanırken üçü beraberlikle sonuçlandı.
  • Real Madrid’in evinde oynanan son 6 derbi maçın üçü beraberlik, üçü de Real Madrid’in galibiyeti ile sonuçlandı.
  • Ligdeki son maçı Real Madrid deplasmanda 2-1 kazanmıştı. O maçta Real Madrid’den Nistelrooy, A. Madrid’den Luis Perea kırmızı kartla oyun dışında kalmıştı.
  • Real Madrid Juande Ramos ile çıktığı 10 lig maçının hepsini kazandı. Ve bu maçlarda sadece 2 gol yedi.
  • Atletic Madrid, Abel Resino ile çıktığı maçların 2’sini kazanırken bir beraberlik ve bir yenilgi aldı.
  • Real Madrid bu yıl içeride oynadığı maçlarda sadece bir yenilgi ve bir beraberlik aldı.
  • Atletico Madrid bu yıl ligde sadece üç karşılaşmada golle buluşamadı.

“Villareal-Espanyol” Maç Analizi

Villareal– Son Durum:

Sakatlar : Gonzalo Rodriguez

Cezalılar : Yok

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Joan Capdevilla (Villareal’li Futbolcu): “Sevilla ile aramızda şu anda 5 puan farkı var ama ligi üçüncü sırada bitirmek için savaşmaya devam edeceğiz. Gelecek yıl da Şampiyonlar Ligi’nde olabilmek için ligdeki konumumuzu daha çok önemsiyoruz.

Diego Lopez (Villareal’li Futbolcu): “Defansif yöndeki açıklarımızı kapatmamız gerek. Artık istediklerimizi oyuna yansıtabiliyoruz. Böylece maçlarda daha rahat oynayabiliyoruz. Bu takım amaçlarına ulaşabilecek kapasitede. Geçen yılki performansımızdan çok uzak değiliz. Aynı grafiği tekrar yakalayabiliriz. Espanyol’un çok daha fazla kazanmak zorunda olması işimizi zorlaştıracak. Çünkü kazandıkları her puanın onlar için anlamı büyük.”

Villareal Muhtemel 11’i(4-4-2):

D.Lopez-Angel,Godin,Fuentes,Capdevilla-Cazorla,Senna,Pires,Cani-Rossi,Llorentevillareal-espanyol

Espanyol– Son Durum:

Sakatlar : Angel Martinez, Oscar Sielva

Cezalılar: Yok

Sakatlığı bulunup maça yetişme ihtimali olanlar: Yok

Maç Öncesi Dikkat Çeken Beyanatlar:

Mauricio Pochettino (Espanyol Teknik Direktörü): “Artık bizim için her maç kritik. Ligin sonları yaklaştıkça maçların önemi artıyor. Alacağımız her puanın önemi çok büyük. Yaşadığımız stres yüzünden elde ettiğimiz pozisyonları gole çeviremiyoruz. Bunu aşmamız gerek. Villareal maçının bizim için Barcelona maçından farkı yok. Bugünkü maçı 2003/04 sezonunda 1-0 kazandığımız maçla karşılaştırmanın anlamı yok. Aradan yıllar geçti ve iki takımda da bir çok şey değişti.“

Espanyol Muhtemel 11’i(4-5-1):

Kameni-S.Sanchez,Jarque,Pareja,D.Garcia-L. Smiljanic,R. Martinez-L. Garcia,De la Pena,Nene- Raul Tamudo

Maçla ilgili dikkat çekici notlar :

  • Villareal son 10 resmi maçında sadece iki yenilgi aldı. Ancak maçların üçünden galip ayrılabildi.
  • Espanyol ise son 10 resmi maçında sadece iki galibiyet alabildi. 4’ünden ise beraberlikle ayrıldı.
  • İki takım arasındaki son maç golsüz beraberlikle sonuçlanmıştı.
  • İki takım arasında oynanan son 14 maçtan 12’sinde Villareal yenilmedi. 6’sını kazanırken 6 maçı berabere bitirdi.
  • Villareal’in sahasında oynanan son 6 maçtan sadece birini Espanyol kazanabildi.
  • Espanyol son üç Villareal deplasmanında golle buluşamadı.
  • Villareal bu yıl lig maçlarında evinde oynadığı karşılaşmaların 7’sini galibiyet, 3’ünü beraberlik ve 2’sini mağlubiyet ile bitirdi.
  • 19’uncu sırada bulunan Espanyol ligde toplamda 10 gol attığı deplasman maçlarında 2 galibiyet ve 5 beraberlik alıken, 6’sında sahadan boynu bükük ayrıldı.
  • Villareal bu yıl lig karşılaşmalarında evinde oynadığı maçların 3’ünde kalesinde gol göremezken, sadece birinde gol atamadı.
  • Espanyol takımı teknik direktör Pochettino göreve geldikten sonra oynadığı 6 maçın ikisinde gol atamadı.

Reklamlar

Read Full Post »


Haftasonu “Juande Ramos yapabilir mi?” başlıklı bir yazı yazmayı planlamıştım. Sevilla’dayken nasıl başarılı olmuş, şimdi neden olamıyor gibi karşılaştırmalı araştırmalar yaptım. En azından bu sene düşmezler belki bir ihtimal bir iki yerel kupa kazanır seneye de her şey daha iyi olur diye düşünüyordum ki pazar günü Ramos’un kovulup yerine geçen yılki favori takımım Portsmouth’un hocası Harry Redknapp’ın getirildiğini öğrendim. Ramos gitti benim yazı yazılmadan çöpe mi gidicekti? “Neden yapamadı?” şeklinde dönüştürmeye karar verdim yazımı… Hem artık eleştirmek daha kolay ya…

Juande Ramos Neden Yapamadı?

İspanyol teknik adam Sevilla’nın başındayken UEFA’daki başarılarıyla adından bahsettirdi. Aynı başarıyı üstüste tekrarlayarak da adını tarihe yazdırdı.  Zira iki kere ardarda bu kupayı kazanma başarısını gösteren ikinci teknik direktör Juande Ramos. Bu başarıyı yakalayan ilk teknik direktörse Valdano’lu,Butragueno’lu,Hugo Sanchez’li Real Madrid’in başında bulunan bir başka İspanyol Luis Molowny.

Ramos Sevilla’nın başına geçtiğinde elinde hazır bir takım vardı. Ligi bilen ve kendini kanıtlamış birkaç tecrübeli ismi kadroya ekledi sadece. Altyapıdan gelen, İspanyol ligini bilen ve birbirini tanıyan oyuncuların motivasyonunu sağlamak çoğu zaman yeterlidir. Onu sürekli destekleyen Sportif direktör Ramón Rodríguez Monchi’nin etkisini unutmamak gerek. Kendisi zamanında Sevilla’da Simeone, Polster, Maradona, Suker, Zamorano ile oynamış. Ayrıca Sevilla 2000’de küme düştüğünden bu yana takımda Sportif Direktör görevini üstleniyor ve işini bilen biri. Takımı ve işini bilen biriyle çalışırken, teknik direktörün kendini takımın oyununa ve oyunculara verebilmesi daha kolaydı ve sonunda başarı da geldi.

Totttenham’dan teklif ilk geldiğinde böyle bir teklifi reddedemem diyip gitmişti. Londra’nın büyük kulüplerinden biriydi Spurs. Sezonun 10. haftası gibi takımın başına geçti ve Chelsea,Arsenal gibi devleri alt edip Lig kupasını müzesine götürdü. İlk sezon için iyi bir başarı sayılabilir. Ancak takımın başına geldiğinde yine hazır kurulu bir takım vardı ve o takım zaten iyi işler çıkarıyordu. Berbatov,Keane ve Lennon uzun süredir birbirlerine alışmış ve birbirlerini tamamlayan üç forvet oyuncusuyla başarıyı yakaladı.

Yeni sezona girilirken Keane ve Berbatov’un gitmesi hiç de iyi olmadı. Onların yerinde oynayabilecek bir tek adam Darren Bent vardı yanına transferin son günlerinde Pavlyuchenko alınabildi. Transferin son, sezonun ilk günlerinde yapılan transferlerle premier lige başlamak kolay olmadı. Daha birbirine uyum sağlamamış oyuncular topluluğu da zorunlu veya bilerek sürekli rotasyonla oynatılınca kaçınılmaz olan başarısızlık oldu ve buna da yönetim dayanamadı. Ramos ve yardımcıları ile Sportif Direktör Damien Comolli’ye yol verildi.

Ramos’un Comolli’yle iyi geçinemediği söyleniyor. Aynı şeyleri Ramos’tan bir önceki teknik direktör Martin Jol ile de yaşadığı ve Martin Jol’un da zaten bu yüzden takımdan ayrıldığı söyleniyor. O yüzden Comolli’nin gönderilmesi doğru bir karar. Yeni teknik direktör Harry Redknapp’a tam yetki verildiği açıklandı. Her şeyden sorumlu olan kişi o olacak diğer ingiliz takımlarda olduğu gibi. Peki Redknapp’a verilen yetki Ramos’a neden verilmedi? Muhtemelen uzun süredir kazanamama baskısı yaşayan Ramos’tan, Comolli gidince de yeterli verimin alınamayacağı düşünüldü.

Kıssadan hisse Ramos’ta pek fazla suçlanacak şey göremiyorum. Onu iyi gösteren de kötü gösteren de takımın yapıları. Biri hazır bir takımdı. Diğeri hazırlanma aşamasındaki bir takım. İyi hazırlayamadı o yüzden kötü bir hoca demenin de doğru olabileceğini zannetmiyorum. Transferler geç yapıldı ve bu da onun elinde olmayan bir durumdu. Sonuç olarak Ramos artık Londra’da değil. Daha kanıtlayacak çok şeyi olan bu adamı oynattığı futbol sebebiyle yedek kulübesinde tekrar görmek istiyorum…

Read Full Post »


Bilemiyorum nereden ama bir yerlerden bir şekilde Tottenham’a kanım ısındı bir iki senedir. Aslında ezeli rakipleri Arsenal’i daha çok severim. Belki de hediye gelen Spurs formasından kaynaklanıyordur. Bilemedim bir an…

Geçen seneden beri daha bir bilinçle takipteyim bu takımı. Bu sene daha önce de belirttiğim gibi transfer sezonunun “anadolu takımı” gibiydiler.  14-18 arası oyuncuyu gönderip 10’a yakın futbolcu kattılar kadrolarına. Kattıkları da birbirinden yıldız oyuncular. Dos Santos, Modric, Pavlyuchenko vs. Ancak demiştim ki bu takımın daha iyi olabilmesi için birbirine alışması kadronun beraber oynaması gerekiyor.  Ama kime? =)

Son Wisla Krakow maçına göz attım Spurs’un. Beklenen olmuş ve üst bitmişti maç kazanmışlar da buraya kadar hiç bir sorun yok. Ancak maçın özetlerini iki farklı kaynaktan okuyunca görüyorum ki Ramos hala ilk 11’ini arıyor ama bulamıyor. Bunu bir an önce çözmesi gerek.

Krakow maçına çıkan ilk 11’deki 5 oyuncu son Aston Villa maçında ilk 11’de başlamamış. Bunlardan 3’ü Villa maçında oyuna sonradan girmiş ama diğer ikisi kadroda bile değillerdi yanılmıyorsam. Luka Modric’in sakatlığını ve Vedran Corluka ile Pavlyuchenko’nun daha önce avrupa kupası maçı oynadığı için bu maçta forma giyememiş olmalarını anlayabilirim. Ancak bu üçü dışındaki 8 oyuncu neden aynı değil bunu anlayamadım. Bir takım yaratılmak isteniyorsa sürekli aynı ilk 11 üstünde ısrar edilmeli. Galatasaray’ın da yaşadığı bir problem bu.

Kadrodaki değişikliklerden en çok Bentley’nin esas yeri olan sağ açıkta oynatılması doğru bir hamle olarak yorumlanmış İngiliz basınınca. Yeni Beckham denilen bir oyuncunun yeri başka bir pozisyon olabilir mi? Bentley ilk 11’de başladığı maçta iyi pozisyonlar üretip, sonra Lennon’un ortasında topu tamamlayıp golünü de atmış 33. dakikada. İyi de 67 saniye sonra nasıl yemişler o golü. Hemen anlatayım. Eğer bir defans bloğu sürekli değişirse çok güzel pozisyon hatası yapılır ve ofsayt bozulur. Üstelik rakip cezas sahası etrafında paslaşırken yapılırsa bu hata 6.7 saniye sonra bile gol yersin, buna mahkumsun.

Neyse ki Darren Bent 73’te “süpriz” Fraizer Campbell’in ortasına kafayı vurmuş da Tottenham’ın da Ramos’un da omuzlarındaki yükü biraz hafifletmiş oldu. Yoksa White Hart Lane’de maç öncesi, maç arası çalınacak şarkı “For Whom The Bell Tolls” olabilirdi.

Pazar günü Wigan’la karşılacak Tottenham için Juande Ramos’un çözüm üretmesi zorunlu. Öncelikle defans dörtlüsünü bozmaması gerek. Orta sahadaki en az iki oyuncunun banko olması, diğer ikiliyi de rotasyon yaparak formda tutması gerek. Pavlyuchenko’nun tek eksiği lige uyum sağlayamamış olması. Onun destekçisi Darren Bent olacak gibi. Zira Ramos çift forveti sevdiği gibi, Bent 5 resmi maça da ilk 11′de başlayabilen yegane oyunculardan. Bu oyuncuların sayısı ne zaman artar, Tottenham da o zaman üst sıralara atlar.

Read Full Post »


Bu yılın en flaş transferlerine imza atan takımlardan biri. Sadece aldıklarıyla da değil, takımdan gönderdikleriyle de öyle. Uzun yıllardır bu takımla bütünleşmiş ve takımı sırtlayıp kaptanlığını yapmış Robbie Keane ve gol yükünü çeken diğer isim modern pivot santrafor Dimitar Berbatov’la yollar ayrıldı. Sürekli oynayan bu oyuncuların takımdan gitmesi ne kadar kötüyse gitmemesi de işten bile değildi. Dile kolay Keane için Liverpool 24 Milyon, Berbatov için de 38 Milyon Euro önerdi Manchester United. Transferin son saatinde de olsa gitmelerine izin verildi. Gitmelerine izin verilmedi diye sürekli mutsuz olan iki golcünün olmasındansa yeniden yapılanmaya gitmeyi tercih etmek mantıklı yoldu.

Çift UEFA Kupalı Juande Ramos’un teknik direkörlüğe getirilmesinden bu yana takımın havasında, oyun yapısında bir değişiklik olacağı belliydi. Başarılara alışmış bir hoca, başarılar kazanmış sistemiyle takımın başına getirilmişti. Gelir gelmez de farkını öyle bir belli etti ki gol sayısındaki artma bile bunu göstermeye yeterli olabilir. Ancak o somut bir şeylerle başarısını kanıtlamaya alışkın olduğundan Arsenal ve Chelsea gibi güçlü takımları sırayla mağlup edip Lig Kupasını kaldırdı.

Geldiğinde tek galibiyeti olan takıma 10 galibiyet daha kazandırdı.  27 maçta 10 galibiyet tatmin edici gözükmese de, 4-0 dan 4-4’e çevrilen Chelsea maçı ve ezeli rakipleri Arsenal’i 5-1 yenmeleri geçtiğimiz sezon için iyi sonuçlardı. Lig Kupasıyla da kitabını yazdığı UEFA Kupası’na gidişin garantilenmiş olması ligdeki 11. liği göz ardı ettirdi.

Yeni sezona da genç ve parlamaya müsait yetenekleri transfer ederek girdiler. Gidenlerin yerlerine transfer edilen oyuncular hem fizik hem de oyun stili açısından birbirine yakın isimler. Pavlyuchenko, Berbatov’un yerine alınabilecek en iyi futbolcu. Keane’in yerine Bentley uygun bir seçenek. Kanatta olduğu kadar destekçi forvet olarak da uygun bir oyun yapısı var. Dos Santos kariyeri açısından harika bir transfer yaptı. Barcelona’da Messi’nin yedeği olmaktansa burada Ramos’un elinde parlamaya çok müsait. Luka Modric, Cruyff’un klonu gibi. Takımın oyun kurucu eksiğini iyi kapatacak. Ama güçlenmesi gerek lakin daha son maçta sakatlanıp yerini Jenas’a bıraktı. Corluka Premier Lig’e alışkın bir oyuncu ve sağlam oyunu tercih ediyor. Cesar Sanchez tecrübeli, Heurelho Gomes ise yan toplarda muhteşem olduğu kadar normal toplarda da iyileşirse gol yemesi zor olan bir kaleci. Defansla uyumunun da iyi olması gerek tabi ki… Fraizer Campbell ise ManU’dan kiralanan süpriz bir yetenek…

Peki Tottenham yeni ve yıldız transferlerine karşın neden hala bir galibiyet alamadı. Sebep çok açık: İstikrar. Sayılarla konuyu biraz daha açalım. Tottenham bir önceki sezonki kadrosundan, transfermarkt.de sayfasına göre 14, wikipedia’ya göre 18 oyuncusunu takımdan gönderdi. Giden oyunculardan 8’i sürekli forma şansı bulan, bunlardan 5-6 tanesi de ilk 11’in değişmez oyuncularındandı. İlerideki Berbatov, Keane ve Aaron Lennon üçlüsü bu sene bozuldu.  Takımdan ayrılan ikili geçen sezon toplam 46 gol atmışlar. Görüldüğü üzere takım için büyük bir kayıp. Artık takım gol yollarında alışık olduğu varyasyonlardan mahrum. Gelen oyunculardan 8’inden 5’i lige ilk defa adım atıyor. 4’ü ise son Aston Villa maçında ilk 11’de başladıi. 2 yeni oyuncu da maça sonradan dahil oldu.

Yukarıda saydığım küçük ayrıntılar aslında küçük gibi gözüken büyük dezavantajlar. Henüz birbirine alışmamış, ilk defa yeni bir ligde oynayacak genç oyuncuları hemen sahaya sürmek bir risktir. Ancak gelecekte çok önemli başarıların temeli olması kuvvetle muhtemeldir. Tottenham’ın yeni kadrosunu oluşturacak bu isimlerin öncelikle birbirlerine uyum sağlamaları gerekecek. Bu 8 yeni oyuncunun lig maçlarında bir anda ilk 11’de yer bulması oynanan 4 maçta puan kayıplarının en büyük nedeni.

Ama şimdiye dek 4 maçtaki tek puanını Chelsea’ye karşı alınmış olması ümit verici. Önümüzdeki 5 hafta kısmen daha zayıf rakiplerle karşılaşak olmaları fikstür avantajı olarak gözükmekte bunu iyi değerlendirip takımın birbirine uyumunu iyi sağlamalı Ramos.  Arsenal maçına kadar takım kendini toparlamazsa bu sezon Spurs için sıkıntılı geçecek gibi gözüküyor.

Read Full Post »