Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Barcelona’


Sezona iyi başlangıç yapamayan ve ligde 4. sırada yer alana Barcelona sahasında puan kaybettiği Hercules ve Mallorca maçlarının ardından Valencia karşısından önemli bir sınav verecek.

Nou Camp’ta oynanacak maç öncesi en önemli rakibi Real Madrid’in 1 puan, Valencia’nınsa 3 puan gerisinde kalan Katalan ekibinin puan kaybına tahammülü yok.

Xavi ve Adriano maç öncesi yaptıkları açıklamalarda gidişattan memnun olmadıklarını belirtirken, tekrar eskisi gibi yenilmez olacakları yönünde hiç şüphelerinin olmadığını ve çalıştırıcıları Guardiola’ya bu konuda sonsuz bir güven duyduklarını ifade etmişlerdi. (daha&helliip;)

Read Full Post »


Şampiyonlar Ligi bu akşam oynanacak 8 maçla başlıyor. Temsilcimiz Bursaspor’un da Bursa Atatürk Stadı’nda Valencia ile karşılaşacağı akşamda son şampiyon Inter de Hollanda şampiyonu Twente’ye konuk olacak.
Şampiyonlar Ligi A Grubu
Geçen yıl Jose Mourinho yönetiminde İtalya Ligi ve Şampiyonlar Ligi’ni kupayla kapatan Inter Twente’ye konuk olacak. Yeni teknik direktörü Rafael Benitez’le Hollanda deplasmanına gidecek İtalyan ekibinde Dejan Stankovic ve Thiago Motta sakatlıkları nedeniyle forma giyemeyecek. Geçen yıl Avrupa Ligi’nde Fenerbahçe ile karşılaşan Twente Hollanda Şampiyonu unvanıyla Inter’i ağırlayacak. Kendilerini şampiyon yapan Steve MacLaren ile yollarını ayıran Twente’nin çalıştırıcılığını Michel Preud’homme yapıyor.
Gruptaki diğer maçta İngiliz ekibi Tottenham Hotspurs, Alman Werder Bremen’le karşılaşacak. Şampiyonlar Ligi’nde tam 39 yıl sonra mücadele edecek Tottenham’da Jermaine Defoe, Michael Dawson ve kaleci Heuerlho Gomes sakatlığı nedeniyle forma giyemeyecek. Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’ne ön elemede veda eden Alman ekibinde ise Mertesacker, Naldo ve Pizarro bu akşam sahada olamayacak isimler.
21.45 Twente – Inter
21.45 W.Bremen – Tottenham Hotspurs
Şampiyonlar Ligi B Grubu
Bir önceki sezon Bundesliga Şampiyonluğunu son haftalarda Bayern Münich’e kaybeden Schalke 04 ligi ikinci bitirerek Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme oynamadan mücadele etme hakkı kazanmıştı. Teknik Direktörlüğe Felix Magath’ın gelişiyle kadrosunu da yenilen Ruhr Bölgesi ekibi Raul, Huntelaar ve Jurado transferleriyle ses getirdi. Ancak Bundesliga’da henüz galibiyetleri yok. Alman ekibi geçen yıl Avrupa Kupaları’nda mücadele etmedi. Bu akşam konuk olacağı Fransız ekibinin de Schalke 04’ten bir farkı yok. Yoann Gourcuff, Jimmiy Briand ve Pape Diakhate’yle kadrosunu güçlendiren Lyon, Fransa Ligi’nde 5 maçta 5 puan kazanmış durumda. Claude Puel’in çalıştırdığı Lyon geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale çıkmış Bayern Münich’e elenmişti.
Grubun diğer iki ekibinden Portekiz ekibi Benfica ve İsrail takımı Hapoel Tel Aviv geçen yıl Avrupa Ligi’nde mücadele etmiş, Benfica çeyrek finalde Liverpool’a, Hapoel Tel Aviv ise 2. turda elenmişti. Oscar Cardozo, Pablo Aimar gibi oyunculara sahip olmasına karşın Portekiz 1. Ligi’nde henüz 3 puanı bulunan Benfica’da Alan Kardec, Roderick, Eduardo Salvio ve Fábio Coentrão forma giyemeyecek. Hapoel Tel Aviv’se kendi liginde 3 haftada 4 puan topladı. İsrail ekibinde Eran Zahavi sakatlığı nedeniyle maskeyle oynayacak. Mahran Lala ve Etey Shechter ise forma giyemeyecek.
21.45 Benfica – Hapoel Tel Aviv
21.45 Lyon Schalke 04
Şampiyonlar Ligi C Grubu
Temsilcimiz Bursaspor’un yer aldığı grupta bu akşamki rakibi İspanyol Valencia olacak. Geçen yıl Avrupa Ligi’nde çeyrek finale kadar çıkan İspanyol ekibi, UEFA Kupası’nı kaldıran Atletico Madrid’e elenmişti. David Villa, David Silva, Nikola Zigic, Carlos Marchena gibi isimlerle ekonomik nedenlerle yolunu ayıran takım kadrosuna Soldado, Mehmet Topal, Ricardo Costa gibi isimleri kattı. Ligde 2’de 2 yapan takımda Ever Banega, Vicente Bursa karşısında sahada olamayacak. 36 yıldır Avrupa arenasında maç kazanamayan yeşil – beyazlı ekipte ise Turgay Bahadır forma giyemeyecek.
C Grubunun ikinci maçında Manchester United Glasgow Rangers’ı konuk ediyor. Geçen yıl da Beşiktaş’ın grubunda bulunan Manchester United, çeyrek finale kadar yükselmiş ancak Bayern Münich’e elenmişti. Glasgow ekibi de geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmiş olmasına karşın 6 maçta 2 puan toplayarak grubunu sonunucu bitirmişti. Akşamki mücadelede Manchester United’da Michael Carrick ve Rio Ferdinand’ın forma giymesi şüpheli. Rangers’ta ise Andy Webster, John Fleck, Steven Whittaker ve Kirk Broadfoot sakatlıkları nedeniyle sahada yer alamayacak. İskoç ekibinin teknik direktörlüğünü, Alex Ferguson’un 1986 yılında İskoçya’yı Dünya Kupası’na götürdüğü yıl yardımcılığını üstlenen Walter Smith yapıyor. Smith 2004’e kadar da Ferguson’la Manchester United’da çalışmıştı.
21.45 Bursaspor – Valencia
21.45 Manchester United – Glasgow Rangers
Şampiyonlar Ligi D Grubu
Dünyanın en iyi takımı olarak gösterilen Barceloan geçen yıl Jose Mourinho’lu Inter’e Şampiyonlar Ligi yarı finalinde elenmişti. Bu yıl aynı başarısızlığa düşmek istemeyen Katalan ekibi, bu akşam Nou Camp’ta konuk edeceği Yunan Panathinaikos’u yenerek 3 puanla başlangıç yapmak arzusunda. Geçen haftasonu La Liga mücadelesinde Hercules’e 2-0 yenilerek herkesi şaşırtan Barcelona’da bu akşam uzun süredir sakat olan Carles Puyol’un forma giyebileceği belirtildi. Önceki sezon Şampiyonlar Ligi’ne ön elemede veda eden Panathinaikos Avrupa Ligi’nde Galatasaray ile aynı gruba düşmüş ancak 3. tur’a elenmişti. Yunan ekibinde Barcelona maçı öncesi sakatlıklar can sıkıyor. Seitaridis, Petropoulos, Karagounis, Spyropoulos’un sakatlıkları nedeniyle Barcelona’da sahaya çıkması beklenmiyor. Panathinaikos’ta eski bir Barcelona’lı Luis Garcia da forma giyiyor.
Grupta Rus Rubin Kazan ve Danimarka’nın Kopenhag takımlarının karşılaşacağı maçın ev sahipliğini Kopenhag yapacak. Geçen yıl Avrupa Ligi’nde mücadele edip 2. turda elenen takımın teknik direktörlüğünü Stale Solbakken yapıyor. Danimarka ekibinde Martin Bergvold’un oynaması beklenirken, Morten Nordstrand’ın forma giymesi şüpheli. Kadrosunda Gökdeniz’i barındıran Rubin Kazan is geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmiş, Inter ve Barcelona’nın da bulunduğu grubu üçüncü bitirip Avrupa Ligi’ne kalmıştı. Avrupa Ligi’nde 3. turda Wolfsburg’a elenen takımda bu akşam Cesar Navas cezası nedeniyle, Roman Sharonov ise sakatlığından ötürü forma giyemeyecek. İki takım da geçen yıl liglerini zirvede bitirerek Şampiyonlar Ligi’nde oynama hakkını elde etti.
21.45 Barcelona – Panathinaikos
21.45 Kopenhag – Runbin Kazan

Read Full Post »


Emek Ege bugünkü ilk canlı yayınına “tarihi finale artık saatler kaldı” diye başladı. “Klişelerin hastası (!)” biri  olarak finale tam bir saat kala “futbol dolu bir ayı geride bırakmamıza artık saatler kaldı” diyerek başlayayım dünya kupasının son maçının oynandığı son günde yazacağım yazıma…

Turnuva başlamadan yayınladığım “Holladalıyım futbola doymalıyım!” başlıklı yazımda Hollanda sempatizanı olduğumu açıklamıştım. Hatta en sonunda da “Şampiyonada tüm maçlarını takip edeceğim takım Hollanda olacak.” diye eklemişim. Sayelerinde çok güzel maçlar ve goller izledik, finali de izleyeceğiz.

Dünya kupalarında Hollanda’yı tutmak da bir klişe olarak kabul görebilir. Cruyff-sever bir insan olarak Hollanda taraftarlığım kolayca açıklanabilir ancak bu turnuvada farklı bir nedenim daha var. O da -belki de bir çok insanın Hollanda’yı tutmasının nedeni olduğu gibi – Arjen Robben! Kendisini Real Madrid’de oynadığı maçlarda çokça yerdim! Hatta kendisini yaklaşık 1,5 yıl önceki bir Madrid derbisinde sahanın en kötüsü olarak nitelendirmişim. (bknz. En sevmediğim futbolcu egosuna kurban olan futbolcudur. )

Robben Real Madrid’den gönderildikten sonra Bayern’deki performansıyla Real’dekilere kim olduğunu bir kez daha kanıtladığı gibi milli takımının da en kilit oyuncusu olacağını gösterdi. Sneijder istatistiki performansıyla da Robben’e nazaran biraz daha önde gözükse de bu akşamki maçta maçı Hollanda lehine çevirebilecek bireysel yetenekleri en üstteki kişi Robben’dir! Hollanda’nın orta sahası normal bir lig takımı için -bahisçi terimiyle- 2,5 üstü değil ama 1,5 üstü bir kaliteye sahip. Çok iyi kesici olmalarının yanında çok iyi birer çalımcı ve pas dağıtıcı değiller İspanya gibi. İşte İspanya’yı bu akşamki finalde öne çıkaran nedenlerden biri bu.

Hollanda’lıyım ama İspanya’nın kupayı kazanmaya daha yakın görüyorum. Çünkü;

  • Hollanda’nın defansının araya atılan paslarda nasıl bir buhrana doğru sürüklendiğini Brezilya’nın attığı golde izledik. Brezilya arapasları çok  iyi yapabilen bir takım değil ama İspanya bu işin kitabını yazsa bestseller olur… Bu akşam İspanya eğer Almanya karşısındaki 11’le sahaya çıkarsa Hollanda defansının arasına atılacak her pas gol tehlikesi olur…
  • İspanya eğer Torres’le başlarsa işleri zora girer. Villa’nın en uçta başladığı veya bitirdiği maçlarda İspanya’nın kazanan taraf olduğunu gördük. Del Bosque kazanmak istiyorsa yine Torres-Pedro değişikliği ile başlar…
  • Hollanda ise atak karşılarken kaptığı topları 3 pasta rakip ceza sahasına taşıyabilen bir takım. Bunu da inanılmaz bir hız ve isabetle başarıyorlar. Robben’in Slovakya maçında attığı golde De Jong’un Robben’e attığı pas ve yine Sneijder’in Kamerun maçında Robben’e attığı pas (Klaas Jan Huntelaar’ın golü) bunun mükemmel iki örneği. Zaten bunu çok iyi yaptıklarını Euro 2008’deki Fransa ve İtalya maçlarında da görebilmekteyiz. Bu konudaki en önemli soru ise İspanya buna izin verecek mi? Ya da Hollanda İspanya’ya bunu kabul ettirebilecek mi??

Bugünkü maçta İspanyol orta sahası ve Hollanda orta sahasının teknik kapasitelerini ve taktik zekalarının karşılaşmasını izleyeceğiz… Hollanda defansı en önemli sınavına çıkacak. İspanya takımı ise çağımız futbolunda en iyi olduklarını tarihe altın harflerle yazdırmak isteyecek. Hollanda artık bir kupa kazansak isyanını sonuca dökmeye çalışacak. Sneijder Hollanda futbolunun, David Villa da İspanya futbolunun efsanelerinden olmak için sahada olacak… Son vuvuzela ötmeden bir klişe daha yapalım ve kim kazanırsa kazansın kazanan total futbol oldu! (bknz. Cruyff-Hollanda-Barcelona)

Teşekkürler Cruyff…

Read Full Post »


Messi geçen hafta 101. golünü attı. 6. sezonunda böyle bir sayıya ulaşmasına şaşıranların sayısı çok. Nedeni ilginç. Bu adam santrafor değilmiş! Bu yüzden 187 maçta 101 golü geçmesi anormal bir durum olarak görülüyor. Bu savı  üzerine basa basa dile getirmek çağdaş futbolda çok doğru değil. Değişen futbolda, artık golcü oyuncu tanımı da değişiyor. Santrafor olmak çok gol atmak anlamına gelmediği gibi, forvet ya da kanat oyuncusu olmak da az gol atmak anlamına gelmiyor artık.

Barcelona’nın oynadığı taktikte santrafor yok! İleri üçlü yani forvet elemanları var. Ve doğal olarak bu üç isim, bu takımın gol yükünü çekecek isimler. Aralarından biri de illa ki öne çıkacaktır. Bu da Messi oldu. Dünyanın en iyi takımının, belki de futbol tarihinin en iyi takımının forvet oyuncusunun 101 gole ulaşmasına santrafor olmadığı için şaşırmak kimi kalıplardan hala kurtulunamadığının göstergesi olsa gerek. Bu konuda soru işareti oluştu kafamda:

  • Messi santrafor değilse nedir?
  • Santrafor Güiza’ysa neden Messi kadar gol atamaz?
  • Gol atmak için Santrafor mu olmak lazımdır yoksa Messi mi olmak lazımdır?

Messi dönüşen futbolda santraforsuz oynanan sistemin gol ayağıdır. 101 gol atmasına şaşırmak zekilik ile delilik arasındaki ince çizgide olmaktır. Dönüşen futbolda santraforlar değil, forvetler gol kralı olmaktadır artık. Forlan, C.Ronaldo, Anelka… Gol krallığını zorlamaktadır… Tevez, Totti, Ronaldinho…

Asıl şaşırılması gereken konunun, hakiki bir sağ kanat oyuncusu olan, gerçekten bir santrafor olmayan George Best’in Manchester United kariyerinde 361 maçta 137 gol atması değil midir? Messi’nin bu kadar çok gol atmasına şaşıran kişilerin George Best’in bu yaptığı karşısında şaşkınlıktan o ince çizginin dışına çıkmaları gerekmez mi?

Kendi döneminde sağ kanat oyuncularının giydiği 7 numaralı formayı efsaneleştiren George Best Manchester United kariyerinde 361 maçta 137 gol attı. Kariyeri boyunca oynadığı 579 maçta ise 205 gole ulaştı. Üstelik santrafor  değil… Gel de şaşırma!

Read Full Post »


2 OCAK Cumartesi
17:00 MIDDLESBROUGH – MANCHESTER CITY (NTVSPOR)
19:15 READING – LIVERPOOL (NTVSPOR)
21:15 LA LAKERS – SACRAMENTO (NTVSPOR)
23:00 BARCELONA – VILLARREAL (NTV)
3 Ocak Pazar
15:00 MANCHESTER U.-LEEDS U. (NTVSPOR)
18:15 WEST HAM – ARSENAL (NTVSPOR)
18:00 ZARAGOZA-DEPARTİVO (NTV)
20:00 MALLORCA – A. BILBAO (NTVSPOR)
22:00 OSASUNA-REAL MADRİD (NTV)

Read Full Post »


Futbol dolu bir yıl dilemeyeceğim. Yıl zaten futbol dolu.

Barcelona’nın şapkadan çıkardığı “tavşan” skorlu Real Madrid galibiyetindeki futbol gibi,

Liverpool’un 4-4’lük maçları gibi bol gollü,

Lincoln ve R.Carlos’un anlam veremediği derbi kavgalarından yoksun,

Tottenham’ım için bol gollü ve şampiyonlar ligi ile sonuçlanan,

11 Haziran-11 Temmuz arası bu sayfalarda Güney Afrika’dan görüşmek,

En önemlisi de bu sayfalarda daha sık görüşebildiğimiz bir yıl olması dileğiyle…

Belki de bolca yeniliklerle…

En çok da sevgilerimle…

volkanbk3

(Harry Redknapp, Noel Baba kostümü giymiş midir yılbaşında?? ya da giyse ya bundan sonraki yıllarda…)

Read Full Post »


henry-twitter

Arkadaşlarla dışarı çıkıyoruz! Bugün cuma!

(01.39 – 6 Kasım 2009 ) -küçük ileti-

Camp Nou’da gol atmaktan daha iyi olan tek bir şey var!!!

(07 Kasım 2009 Mallorca maçı sonrası) -büyük ileti-

FBL-ESP-BARCELONA-MALLORCA

Cuma gecesi eğlencesinden sonra Mallorca maçında 44. dakikada takımının 3. golünü atıp, 83. dakikada yerini Iniesta’ya bırakırken…

Read Full Post »


28pic5

Barcelona’nın eski teknik direktörü Hollandalı Johan Cruyff, Katalan Milli Futbol Takımı’nın teknik direktörü oldu. Barcelona’da teknik direktör olarak görev yaptıktan sonra başka hiçbir takımı çalıştırmayan Cruyff, 13 yıl aradan sonra tekrardan sahalara dönmeyi kabul etti.

FCF kaynakları, anlaşmaya vardıkları Cruyff’un, Katalan Milli Takımı’nın teknik direktörü olarak para almayacağını, ancak Johan Cruyff Vakfı’na destek verileceğini açıkladı.

Barcelona Kulübü ve Katalan yöneticilerle çok iyi bir ilişkisi olduğu bilinen 62 yaşındaki Hollandalı Cruyff, 1996 yılında İspanyol liginin bitimine 2 hafta kala görevden alınmış ve bir daha teknik direktörlük yapmamıştı.

Kaynak: AA

cruyff

Read Full Post »


SOCCER-CHAMPIONS/

Barcelona’s second coach Johan Neskeens attend a news conference at Camp Nou Stadium in Barcelona December 11, 2007. Barcelona and Stuttgart will play their Champions League Group E soccer match December 12.

İki maç arka arkaya Galatasaray tekleyince fırsat bu fırsat daha 2 yıl öncenin Şampiyonlar Ligi şampiyonu madalyasını boynuna asan Frank Rijkaard’a geçirme haberler başladı. Bence en ilginci Erhan Telli’nindi. Yıllardır Galatasaray muhabirliği yapıyor. Takımı iyi bilen biri ama bugünkü haberinden anlaşılıyor ki avrupa futboluyla pek haşır neşir değil. Çünkü maç sonrası basın toplantılarına Johan Neskeens’in çıkmasını, Rijkaard’ın gelecek yıl gideceği ve yerine de yardımcısı Neskeens’in geleceğiyle bağdaştırmış. Yazısını da “Karşılaşmalardan sonraki basın toplantılarında neden o konuşuyor? diye iyice düşünün bakalım…” şeklinde bitirmiş.

Yukarıdaki fotoğraf, 11 Aralık 2007 tarihli Barcelona-Stuttgart maçı öncesi basın toplantısından. Mikrofonda Neskeens var. Bugün Rijkaard G.Saray’ın başında ve Neskeens’te yanında. Yani Rijkaard bir takımdan diğerine giderken Neskeens’ten ayrılmıyor. Acaba “Neden Rijkaard Neskeens’i yanından ayırmıyor?” önce bunu düşünmek gerek…

Erhan Telli’nin haberi

Read Full Post »


henry-twit

Twitter manyaklığım son bir ay artmış durumda. Ocaktan beri kullanmama karşın pek aktif değildim bu alemde. Bir program sayesinde masaüstümden takip edebilir oldum işte her şey o zaman oldu. Usain Bolt’u, Kim Clijsters’i, Engin Atsür’ü falan takip ediyorum deli miyim neyim!? Henry  de takip ettiklerimden… Bir kaç gün önce bir iletisi göründü masaüstümde. “Gol orucumu Malaga maçında bozacağım” diyordu. “Vay” dedim “bir posta atarım artık” dedim ben de bloguma… Kısmet olmadı. Maç öncesi gün ortasında pıt pıt twitleri göründü yine masaüstümde. Aha dedim bunlar da bloga konu olur vıdı vıdı konuştum kendimce ama olmadı yine vakit bulup koyamadık. Maçı izlemeye başladım baktım ilk 11’de en uçtaki adam. “Kesin gol atar, ben de o zaman yazarım bunları” dedim. İzliyorum efsane 14 numarayı taşıyan Fransız’ı. 20. dakika ile 30. dakikalar arası mıydı neydi. Messi soldan pres yapıp kaptığı topu içeri ve ileri çapraz ortaladı. Henry ayağını uzattı topa değemedi. Top onu geçince arkadaki genç oyuncu Pedro tamamlamak istediyse de buna muvaffak olamadı. Atak bitince kameralar Henry’yi gösteriyordu. Tecrübeli golcü sol kasığını tutuyordu eliyle. Hafif tempoda koşarken zorlandığı belli oluyordu. Kenarda Zlatan belirdi. Isınıyordu. Henry yavaş adımlarla kenara geldi. Üzgündü. Gol atamadı. Twitter’daki iletiler boşa gitti. Durduk yere kendi kendine nazar değdirdi adam!

Bu satırları yazarken cevap attım son iletisine. Üzüldüm diye… Bakalım ne diyecek… =)

Read Full Post »


anketŞöyle bir Fifa’nın sitesine bakayım dedim, dünya futbolunda gündemde neler var diye. Küçük küçük anketler olur hep burada. En son ‘Dünya Kupası oynayamayan en iyi futbolcu sizce hangisi?’ anketine oy vermiştim. Oyun Ryan Giggs‘eydi. Bu seferki anket de ‘Sizce en iyi transfer hangisi çıkacak?(daha&helliip;)

Read Full Post »


zlatan ibrahimovic inter barcellona tuttosportHaberi duydum ve şaşırdım. Beklemiyordum. Bekleniyordu belki de. Ben neden beklemedim bilmiyorum. Yok biliyorum galiba. Zlatan gibi itici bulduğum bir futbolcuyu, belki de dünyanın en sempatik takımı Barcelona’ya yakıştıramıyordum. Bir de Eto’o gitmek istemiyordu Barca’dan takasla. Ben takasla transfer olmam da nası mantıksız bir düşüncedir. Takas edilmek istediğin kulüp Inter’se neyin egosundasın? Bonservis olarak giren çıkan kulübe. Takas olunca yıllık ücretinden bir şey kaybetmiyorsun ki… Neyse. Neden bu kadar takas muhabbeti geçtiğine geleyim.

Dün gece La gazetta della sport Inter Başkanı Moratti, Barcelona Başkanı Laporta ve Barcelona Sportif Direktörü Txiki Begiristain Milano da buluşup yemek yemiş. Yanlış anlamadıysam hem iade-i ziyaret hem de transfer konuşmak için bir araya gelmişler. Transferdeki isimler ise Zlatan Ibrahimovic ve Samuel Eto’o tabi ki. İki kulüp de birbirinin oyuncusunu isityor. Eh krizdeyken takas yapmak kalıyor ama bu nasıl bir takas ki ben çözemedim. Bu sabah hem AS hem de MARCA gazetelerinde okuduğuma göre Zlatan’ın ederi 35-40 milyon Euro civarında bir para ve Eto’o ve bir yıllık kiralik Hleb’miş. Bunun hesaplamasını nasıl yapıyorlar algılaması kolay değil. (daha&helliip;)

Read Full Post »


ronaldobarca.thumbnail

Bak ya sen şu işe! Yine sadece bize has olmayan bir olay daha! Manchester United’ın eski oyuncularından Kamerunlu Eric Djemba-Djemba The Sun gazetesine demiş ki;

Cristiano Ronaldo Real Madrid’den daha çok Barcelona’ya sempati duyuyor…

Ya Djemba-Djemba, senin Danimarka Ligi’nde canın sıkıldı ve başka liglere transfer olmak için gündeme gelme çabalarındasın sanırım. Bırak böyle ucuz hamleleri. Zaten sen söylemesen de The Sun gazetesi bildiğim en dedikoducu İngiliz spor haberleri yapan yazılı basın olarak bunları senin ismini yazmadan da sallayabilirdi.

Allah Allah! Messi’nin babası da, Di Stefano’dan dolayı Real Madrid’e hayranmış ve Messi’ya aldığı ilk yabancı takım forması Real Madrid’miş…

Fotoğraf da fotomontaj heralde ama değilse de iyi yakalamışlar…

Read Full Post »


cambiasso-1712-ic1

Ya hafta başıydı, ya da geçen haftanın tam ortası falan. Yani okuyalı tam bir hafta olmadı. Real Madrid’in Xabi Alonso’yu bir-iki hafta içinde kadrosuna katabileceği yazıyordu telegraph.co.uk. Bu kadar borç batağındaki Liverpool’un da ister istemez bu transfere onay vereceğini düşünüyorum. Alonso’nun Benitez için ne kadar önemli bir yeri olsa da, 350 milyon paund-avro-dolar (emin değilim) borç batağındaki Liverpool mecburen bu oyuncuyu elinden çıkaracak. Real Madrid’e karşı gelmek kolay değil ne yazık ki… Hatta Barcelona’da en son Mascherano’yu istiyordu ki şu ana kadar da transferde ‘tıp’ oyunu oynuyorlar. Bir bomba patlatabilirler belki de Cesc Fabregas ile. İki çok önemli orta sahasını kaybetmenin eşiğindeki Liverpool da alternatif arayışlarına başlamış Cambiasso’yu kısalistesine almış. Mourinho’nun sürekli forma şansı tanıdığı oyunculardan Cambiasso’nun 25milyon paund gibi bir teklif karşılığında premier lige gidişine izin verebilirmiş. Ama bu 25 milyon paund’u sanırım Liverpool değil de, arjantinlinin peşindeki bir diğer takım Manchester City verebilecek gibi duruyor. Eh Liverpool verirse bu ne perhiz bu ne lahana turşusu olur. Olmaz mı? Olur olur… Arjantin’in turşusu ünlüymüş.

Read Full Post »


trt_logoKonfederasyon Kupası bu aralar tek üst düzey futbol zevkimiz. TRT’ye dünyanın öbür ucundaki futbol ziyafetini evimize taşıdığı için çok teşekkür ediyoruz. Ama maç anlatılırken yapılan  yanlışlar, hatalar benim canımı çok sıkıyor vallahi.

Maç izlerken, bir spikerin yapmasını en sevmediğim şey o futbolcunun adını yanlış söylemesidir. Yanlış telafuz edebilir, dili dönmeyebilir, dili sürçebilir de, Ahmet’e Süleyman, Tuncay’a Nihat denmesini anlayamıyorum. Eğer işin buysa, top Süleyman’daysa gidip de top o oyuncudayken mikrofona Muhammed demeyeceksin! Dememelisin. (daha&helliip;)

Read Full Post »


FBL-EUR-C1-CHELSEA-BARCELONADün akşam BilgiTog olarak Karanlığa Karşı Tepkiler Yardım Konserlerimizin dördüncüsünü de yaptık bitirdik. Çok eğlendik, çok coştuk Portecho’da! Oak grubunu da gelecekte daha fazla dinleyeceğimizin sinyallerini aldık. Post Dial grubunu ise dinleyemedim. Çünkü o sırada gecenin en heyecanlı yarım saatini geçirmekteydim Nevizade’deki bir barda, yanımda bir Chelsealiyle!.. (daha&helliip;)

Read Full Post »


ribery-toplanti2Franck Ribery, Barcelona’yla oynadıkları maçta rakibinin enfes bir futbol oynadığını kabul etti. “Barca’nın oyunu izlemeye değer ve çok büyük zevk veriyor” diyen 26 yaşındaki futbolcu, “Bizden kat kat iyiler. Onların yanına bile yaklaşamayız” sözleriyle rakibini övdü. Maçta kendi oyununu da beğenmediğini belirten Fransız “Barca hakkında söyledikleri için Henry’ye hak vermeye başladım. Çok fantastik bir kulüp. Onu şimdi daha iyi anlıyorum” sözleriyle açıklamalarına devam etti. Adı Manchester United ve Barcelona ile anılan futbolcu geleceği hakkında daha sonra konuşmak istediğini söyleyerek sözlerini bitirdi… (kaynak)

Henry’nin de Ribery’ye neler söylediğini öğrenmiş olduk…

Read Full Post »


FBL-EUR-C1-BARCELONA-BAYERN-MUNICHBarcelona – Bayern Münich: 4-0

Nou Camp’ta iki Fransız.  Sağdaki sahadaki oyuna Fransız.

Ribery: Abi ben hiç bir şey anlamadım bizim oynadığımız toptan sizi görünce. N’aptınız abi siz öyle bir anlatsana? İki maçta 9 gol yedik bu nası iş yaa…

Henry: Koçum, İspanya’da futbol böyle oynanıyor. Tak, tak, tak ayağa oynuyor…

Ribery: O Messi diye bi ufaklık var o ne biçim bişeymiş ya? Boyundan büyük işler yaptı yine. Tango yaptı resmen, ayağının ne zaman nerden çıkacağı belli olmuyor valla?

Henry: Eee ikinci golde de bu özelliğini kullandı kerata. Sizin sağ bekle stoperin arasından pat diye çıkardı kimse görmeden ayağını…

Ribery: Valla bende kendimi bişey sanıyodum… Bu ufaklıktan iyisi yokmuş ben bunu anladım bugünden sonra…

Henry: Sen de iyisin ya Ribery… Ulusal takımı iki maçta da kurtaran sendin yani senin de hakkını yememek lazım… Oyuncuyu iyi gösteren takımıdır. Hepimiz iyiyiz, takım oyunu oynuyoruz…

Ribery: Haklısın abi. Napsam ya seneye size mi gelsem valla kafam karıştı.

Henry: Gel kardeşim, gel. Sen, ben, Abidal, Keita falan frankofon takılırız yabancılık çekmezsin…

Dün akşam bu güzelim maçı izleyemedim ama bence bu fotoğraf maç hakkında her şeyi anlatıyor. Ribery, neye uğradığını şaşırmış. Haftasonu da 5 gol yedikten sonra 4 gol daha yemek adamı adeta şoka sokmuş… Henry ile Ribery arasında ne tür bir sohbet geçti bu kare çekilirken bilemiyorum ama buna yakın bir sohbet olmadığı ne malum… Ribery seneye Barça’ya gelir mi bilemeyiz ama keşke diyorum…

Read Full Post »


rfefİçinde bulunduğumuz yıl içerisinde 100. yaşını kutlayan İspanya Futbol Federasyonu önderliğindeki İspanya Ulusal takımı 2008 yazında İsviçre ve Avusturya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası finalinde kupayı kazanarak tarihinde ilk kez FIFA Dünya sıralamasında 1. sıraya yükseldi. Hiç Dünya Kupası kazanmadan FIFA Dünya sıralamasında 1.’liğe yükselen tek takım İspanya Ulusal Takımı’nın futbol tarihi hep hayal kırıklıkları ile dolu.

İlk resmi maçını 1920 yılında Belçika’da düzenlenen Olimpiyat Oyunları’nda Danimarka’yla oynayıp 1-0 kazanan‘Kırmızılar’, Oyunları (daha&helliip;)

Read Full Post »


xavi-iniestaCumartesi günü oynanacak İspanya-Türkiye maçında ikisi de orta sahada olmayacak. İniesta en az 10, Xavi de haftasonu oynadığı maç sonrası yaşadığı sakatlıktan dolayı 2 hafta top oynayamayacak. İkisi de stada gelmezlerse muhtemelen evlerinde maçı böyle izleyecekler.  Yerlerine Xabi Alonso, Cazorla ve Senna oynayabilir. Belki de kadroya Guti’yi çağırabilir Del Bosque. Real Madrid’de en çok güvendiği isimlerden biri oydu. Bu arada İspanya’da defansta Puyol’un da olmadığını hatırlatalım. Bu durumda İspanya karşısında şansımızın biraz daha artacağını düşünüyorum…

Read Full Post »

Older Posts »