Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Galatasaray’ Category


Sami Yen’deki maç hakkında söyleyecek bir şey yok. Çünkü benzer senaryoyu Sırbistan’da da izledik. O yüzden iki kere tekrar etmeye gerek yok aynı şeyleri. Galatasaray, maça hep iyi başlıyor. Maçı ilk dakikalarda koparmak için vargücüyle mücadele edip skoru lehine çevirme arzusu mükemmel bu takımın. Skibbe’den beri de böyle zaten. İlk yarı maç kopar Cimbom keyfine bakar. Rijkaard’la da çok bir değişiklik olmadı bu durumda. Tek değişiklik yaşanan o rehavet! Zaten geçen yıl yaşanan tüm puan kayıpları ve kaçırılan şampiyonluğa bu neden olmamış mıydı? (daha&helliip;)

Read Full Post »


Satıldığına üzülmedim dersem yalan olur. Ama kazan kaldırmadım. Kaldıranları da anlamadım. İyidir, hoştur, hırslıdır, çalımcıdır, sihirbazdır, müthiş hızlıdır, çok sert şutları vardır, asistleri de iyidir ama bir Harry Kewell gibi değildir… Efendi, adil oyuna yakışır hareketleri olan, maç seçmeyen, pozisyon seçmeyen bir oyuncu değildir Keita. Hedefi olan bir oyuncu değildir Keita. Kariyerinde Lille, Lyon ve Galatasaray zirvede gezdiği yıllarda oynayabildiği takımlar arasında kalacaktır. Daha 28 yaşındayken Al-Sadd kulübüne geri dönmeyi kabul eden bir futbolcu hedefsizdir. Ya da hedefi sadece para kazanmak olmuştur. Galatasaray’ın göndermesindeki en büyük niyet ve heves de bu idi. Adnan Sezgin gelmiş de Haldun’un oyuncularını gönderiyormuş gibi bir şey değil. Gitme ihtimali haftalarca gazetelerde yazıldı. Yazıldığı zamanlarda da Haldun görevine devam ediyordu. Taksitlerinin yarısı ödenmemiş 7 milyon Euro küsüre alınıp nakit olarak çil çil 8 milyon Euro küsüre satılan Keita ticari bir amaçla satılmıştır ve son yıllarda büyük kulüplerin arasında satışı yapılarak takıma para kazandıran bir kaç yıldızdan biri olmuştur… Yerine de eksik kaldığımız bölgeye orta sahaya Lorik Cana gibi niceleri transfer edilebilecektir artık… Rahat olun Keita’yı bir sene ararız daha da aramayız… Bu arada Al-Sadd’daki lakabı da Hayalet-miş Keita’nın.

Read Full Post »


m sarpÇok önce demiştim “Mustafa Sarp gelmesin” diye… Geldiğinde de Gelecek yıl Avrupa Ligi’nde Galatasaray’la mücadele edebilecek çapta bir yeteneğe sahip değil. ” demiştim… Söylediklerimin doğru çıkmaya başlaması haklı olduğumun kanıtlanıp egomun okşanmasından çok, Galatasaray’ın kayıplarının çoğalması üzüyor beni.

Evet ileride uçta 6 tane birbirinden kariyerli ve yetenekli adamlarımız var. Fakat bu 6 adamın yükünü ne kadar kaldırabiliyor Mustafa Sarp? Ve Ayhan tabi ki… Deniyordu ya, “Galatasaray henüz üst düzey bir takımla oynamadı. Galibiyetler yanıltıcı olabilir”… Onlar da genel olarak değil ama orta ikilinin zayıflığı konusunda haklı çıktılar, ne yazık ki… (daha&helliip;)

Read Full Post »


arda-turanHakediş” demiştim kaptanlık ve 10 numara verildiğinde. Saha dışı kişiliği ve saha içi oyunuyla bu iki unvana layık görülmesi pek normaldi. Fakat fazla mı pembeyi o anda gözlüklerimiz? Hem milli takımın, hem de ülkenin en büyük kulüplerinden Galatasaray’ın yetiştirdiği dünya yıldızı sıfatını alan son isimdi. Pazar gününe dek de kendisine verilen kaptanlığı gerçekten çok iyi götürmüştü.

Maç öncesi bir haftasonu gazetesinde ropörtajı çıkmıştı. “Allah bana o formayı giydirmesin” diyordu: “Ben o kadar profesyonel değilim…” Ne kadar profesyonel acaba sorusuna cevabını yine kendisi verdi Kadıköy’deki derbiye ısınırken… (daha&helliip;)

Read Full Post »


021254431245

Maç sonrası konuşmaları, G.Saray için ne yazalım yarınla başladı, eve dönüş yolculuğunda serviste devam etti. Tespit basitti. G.Saray uzaktan şut atmıyor bu yıl. Belki de atacak fırsatı yaratamıyor ki bu ayrı bir tespit. Geçen yıl Skibbe’nin takıma oturttuğu en önemli düşüncelerden biriydi uzaktan şut atmak. İlk yarılarda 20’ye yakın şutla kaleyi yoklardık. Gol olur ya da olmaz ama öncelikli olarak rakibin sinirini bozar kaleyi bulan şutlar. “Pozisyon veriyoruz, şut attırıyoruz daha temkinli olmalıyız” siniriyle oynayan rakip kendini zorlar ve hata yapma ihtimali yükselir. Sonuç şutlarla kaleyi bulan takımın lehine döner. Ya da beklenmedik yerden atılan şutlar kaleciyi çaresiz bırakır. Şutu beklemeyen kaleci topu ağlarından çıkarır. Beklenmedik şutla bulunan gol rakip kaleciye “Rakip çok iyiydi. İnanılmaz şutlar attılar” bilincini oturtur ve bu düşünceyle oyuna devam eden kaleci kendince her yediği gol “suçsuzdur“, çünkü rakip takım hep “iyidir“. Hayır değildir! (daha&helliip;)

Read Full Post »


GALATASARAY-KAYSERIIIII (14)Manşetimiz bu. Skorlara bakınca bu çıkarıma varmak kolay. İkinci Tobol maçından sonra maç kaybetmedik. Ve en az 3 gol attık hepsinde. Ligdeki son iki maç ise 4-1’le bitti. Bundan sonraki maçların da 4-1’le bitmesi beni kesinlikle şaşırtmayacak. Kimseyi de şaşırtmasın.

Maç boyunca gözlerimi Keita’ya dikmedim. Ama bu adam Ribery’den sonra tüm tribünleri heyecanlandıran bir isim oldu. Bu açından işte tam isabet bir transfer oldu. Tallinn maçından önce de sonra da dediğim gibi; DEVAM KEİTA! (daha&helliip;)

Read Full Post »


arda-keita

Dibimdeki Tallinn maçını izleyemedim. Fark olacağını biliyorduk zaten. İçim içimi yiyiyor mu yiyiyor şu maçları adam akıllı izleyemediğim için. Sağdan Keita, soldan Aydın, ortadan Arda, Baros ileride yırtıcı güç… Gol atamaması benim için çok önemli değil. İlla ki gol atacaktır. Bu onun için çok sorun değil. Önümüzde daha çok maç var. Ama Sabri’nin hataları artık fazlasıyla göze batmaya başlamış. Aydın’ın da Rijkaard’ın kendisine ne kadar çok güvendiğinin farkına varıp performansını artırması gerek. Bu yıl da bir şeyler yapamazsa daha da yapamaz. Ayrıca rtık dar alanda da top oynamasını öğrenmeli. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »