Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘futbol’ Category


m sarpÇok önce demiştim “Mustafa Sarp gelmesin” diye… Geldiğinde de Gelecek yıl Avrupa Ligi’nde Galatasaray’la mücadele edebilecek çapta bir yeteneğe sahip değil. ” demiştim… Söylediklerimin doğru çıkmaya başlaması haklı olduğumun kanıtlanıp egomun okşanmasından çok, Galatasaray’ın kayıplarının çoğalması üzüyor beni.

Evet ileride uçta 6 tane birbirinden kariyerli ve yetenekli adamlarımız var. Fakat bu 6 adamın yükünü ne kadar kaldırabiliyor Mustafa Sarp? Ve Ayhan tabi ki… Deniyordu ya, “Galatasaray henüz üst düzey bir takımla oynamadı. Galibiyetler yanıltıcı olabilir”… Onlar da genel olarak değil ama orta ikilinin zayıflığı konusunda haklı çıktılar, ne yazık ki… (devamını oku…)

Read Full Post »


arda-turanHakediş” demiştim kaptanlık ve 10 numara verildiğinde. Saha dışı kişiliği ve saha içi oyunuyla bu iki unvana layık görülmesi pek normaldi. Fakat fazla mı pembeyi o anda gözlüklerimiz? Hem milli takımın, hem de ülkenin en büyük kulüplerinden Galatasaray’ın yetiştirdiği dünya yıldızı sıfatını alan son isimdi. Pazar gününe dek de kendisine verilen kaptanlığı gerçekten çok iyi götürmüştü.

Maç öncesi bir haftasonu gazetesinde ropörtajı çıkmıştı. “Allah bana o formayı giydirmesin” diyordu: “Ben o kadar profesyonel değilim…” Ne kadar profesyonel acaba sorusuna cevabını yine kendisi verdi Kadıköy’deki derbiye ısınırken… (devamını oku…)

Read Full Post »


todareistodo

Tüm stadında “to dare is to do” yazar büyük puntolarla White Hart Lane’in tribünlerinin hepsinde. “Yapmak Cesaret Etmektir” diye çevrilebilir. Şimdi bulamadım ama daha önceki Tottenham yazılarımdan birinde bundan bahsetmiştim. Ve Tottenham’ın tarihi hakkında daha ayrıntılı yazılar yazacağımı da belirtmiştim. Bu projemi de bugünkü maçın ardından gerçekleştireceğimi tekrardan bildiriyorum. İkinci kez söyledikten sonra da yazmamazlık edersem kendime büyük ayıp olacak. Haydi maça geçelim. (devamını oku…)

Read Full Post »


obama-topaloğluEvet Trabzon havaalanında böyle karşılanıyorsunuz. Bence dünyanın en komik durumu. Bir yanda Obama, diğer yanda Topaloğlu. Görür görmez ne yaşayacağını şaşırıyor insan. Zaten uçak inerken sağıma bakıyorum uçak evlerin dibinden geçiyor. Soluma bakıyorum deniz var. Nereye indiğimizi tam anlayamamanın şoku ve havaalanının yerine olan hayranlığım katılıyor. Ardından da bu reklamı görünce dumur olmakla karadenizli zekasını övmek arasında kalmaktan ne yapacağını bilemiyor ve sadece gülüyorsun. Sabahın 8buçuğunda böyle neşeli bir şekilde karşılanmak tabi ki ilaç gibi geliyor. Bir anda uykusu açılıyor insanın. E peki ne işim var benim sabahın köründe orada değil mi? (devamını oku…)

Read Full Post »


polatSabah’ın ilk ışıkları değil belki ama öğrenci bir kişi olarak saat 9.30’da işte olmak sabahın ilk saatleri demektir. Kalkıp geldik işe. Gazetleri okudum bir bir. Sonra sıra ajans takibine geldi. Klasik rutinler bunlar. Ntvspor’da başlayan Fuat Akdağ ve Mehmet Demirkol’un 11.30-12.30 arasında yaptığı “gülmenin yasak olduğu” Spor Servisi programı da artık bir rutin olarak yerini aldığından onu da açtık izliyoruz. Fuat Akdağ arada bir laf etti ki şaştım gerçekten. Adnan Polat’a yeni uygulamasından dolayı teşekkürlerini sunuyordu. Sezon başı ve ortası kamplarda çok klişe bir durum olan taraftar-basın-baklava-futbolcu ilişkisi tersine dönmüştü. Bu sefer ilişkinin sıralaması Galatasaray Yönetimi-baklava-basın olarak yer değiştirmişti. Öğle saatlerine doğru İmam Çağdaş imzalı baklavalar bizim servise de ulaşmıştı. Yemeğin üzerine gelen baklavalar ilaç gibi gelmişti. Adnan Polat’ın yaptığı bu uygulamayı nefis “tatlı” buldum. İnanılmaz bir hareket. Kulübü herkesten büyük görüp, ego şişirmektense, birliktelik ve hiyerarşiyi ortadan kaldıran bir mesaj veriyordu. Belki de transferlerin hiçbirini tutturamayan basın mensuplarına “siz bizim transferleri konuşmayın. buyrun tatlımızdan alın üstüne de soğuk bir su için.” demeye getirmek istedi. Bilemeyiz. =) Darısı Aziz Yıldırım ve Yıldırım Demirören başta olmak üzere diğer kulüp başkanlarımızın başına…

Read Full Post »


özer-sakat

İlk gördüğümde çok güldüm. Ne yani, “deliyim gözü kara deliyim yakarım Roma’yı da yakarım ben…” mi demek istiyor dedim Özer. Ama bence harbiden delice bir açıklama. Ya da bunlar basının çarptırmaları da diyebiliriz. Çünkü Özer’in demek istediği aslında çok açık. Haberi okuyunca da bu çok rahat anlaşılıyor. “Öncelikle hafif bir korku oluyor insanın içinde. Tekrarlar mı korkusu veya ikili mücadelelerde doğal olarak bir korku var ve kontrollü oynuyorsunuz” diyor Özer mikrofonlara ya da ses kayıt cihazlarına ama şu cümlesi beni derinden “yaraladı” hakkaten.

Özer Hurmacı: Fiziksel olarak bir sakatlığım kalmadı. Şimdi sadece psikolojik olarak bir küçük sakatlığım var. Nasıl yani?

Ne yazık ki, çok sevdiğim, Fenerbahçe’nin transfer etmesine en çok üzüldüğüm, oyununu çok beğendim bir oyuncunun böyle bir açıklama yapması beni kendisinden soğuttu valla… En azından klişe bir yorum çıkmamış kendisinden, farklı demeçler verme çabasından dolayı kendisini tebrik eder ivedilikle yeşil sahalarda görmek isteriz.

Read Full Post »


turkcell-cellocan

published @ insidefutbol on 07/08/2009

Super Lig was one of the most exciting for many years, partly because of its unpredictability. For large parts of the campaign it really did seem as if Sivasspor would claim the title and break the monopoly of the big Istanbul clubs. If that had happened it would have been an earth shattering event for the Turkish game. In the end Besiktas came through to take the title, but the pain for Istanbul was still evident as Galatasaray and Fenerbahce both did appallingly.

Both Galatasaray and Fenerbahce have new coaches and have invested in talent once again to try to ensure last season does not repeat itself. There is also quality further down the league and no-one can take anything for granted. It looks like the excitement will continue!
 
Galatasaray (devamını oku…)

Read Full Post »


Bir zamanlar fırtınalar estirirdik. Eskisi gibi değiliz şimdi değiştik. Kumarım yoktur, kavga etmem. Her gece barlara gitmeeeeem… Ne bileyim ben, ah ne bileyim been…

Uzun zamandır yazamadığım gibi uzun zamandır sürekli halı saha maçı da yapamıyordum. Ki bu benim gelecekte hiç düşmek istemeyeceğim bir durumdu. Daha ortaokuldayken bizden önce maç yapan ya da bizden sonra sahaya çıkacak amcaların-abilerin “bizden geçmiş” lafını duyardım ve böyle olmak istemediğimden bahsederdim kendime. Çok şükür onlar kadar olmadım henüz. Benden geçmedi ama evet bir zamanlar fırtınalar estirirdik. 2 yıl boyunca hiç yenilmediğimiz dönemleri hatırlarım ama kadromuzdaki uyum ve fışkıran yetenek üst düzeydeydi. Türk futbolu bu jenerasyonu kaçırdığına yanmalı. O halı sahalardan daha çok Tuncay Şanlı çıkar, çıkacaktır ama arayıp, bulmak isteyene…

Efendim dünkü maça gelelim. Bloguma adını veren Bülent Korkmaz (3)hayranlığım, beni defansın göbeğini savunmaya yönlendirdi. Tabi ki bu bölgede oynama sebebim sadece bu değil. Geriden dikine oyun kurmayı pek severim, ayrıca çok da iyi çalım atabilen biri değilim. Benim yeteneklerim takım oyununun olduğu yerde geçiyor yani. Takımdaşlarımı geriden konuşup takım oyununa yönlendirerek hem kendim hem de takım olarak daha verimli oyun oynayabiliyoruz. Benim zaten futbol anlayışım da bu şekilde olduğu için oynadığım pozisyondan memnunum. Neyse daha fazla kendimi övüyormuş gibi gösterip canınızı sıkmayayım. Sadece neden defansta oynadığımdan bahsetmek istemiştim…hali-saha

(devamını oku…)

Read Full Post »


Dün ilk defa izledim yeni Galatasaray’ı. Staj, GSTV,D-Smart, Digiturk derken hiç bir hazırlık maçını izleyemedim. Önce maçın NTV’de yayınlanıyor olmasına, sonra da kadrodaki forvet hattına biraz şaşkınlık gösterdikten sonra bize böyle bir teknik adam gerekliydi diye düşünerek maçı izlemeye koyuldum. Neden böyle bir teknik adam gerekliydi? Çünkü ilk resmi maçta Alpaslan, Yaser, Erhan, Aydın gibi genç oyunculara formayı vermişti Arda ve Baros’u kenarda oturtup. Aynı hareketi Skibbe ya da Gerets ya da Kalli yapsaydı, ki nokta atışı bir örnek veremesem de yapmıştır, hemen bugün bileti kesilirdi. Demem şu ki aslında bu saydığım teknik direktörlerin birbirlerinden tek farkı kariyerlerinin getirdiği güven duygusu, yoksa hepsi genç oyunculara şans verecek kadar aynı cesarette insanlar.

orkun-gol (devamını oku…)

Read Full Post »


adebayor-thinking

15.07.2009

Bir broşür transferi daha mutlu sonla tamamlandı. Adebayor, Manchester City’nin sağlık kontrolünden sorunsuz geçmiş. İş buraya kadar geldiyse anlaşma olmuş-bitmiş demektir diyebiliriz. Ancak imza atarken Adebayor’u durdurabilecek tek şey birinin çıkıp “Durun o imzayı atarken tüm dünyada biyolojik silahlar harekete geçecek” gibi bir isyanda bulunması halinde anlaşma düşebilir. Dünya bu her şey olur! mu demek isterken bir anda acaba çok mu dizi izliyorum düşünceleri beni benden alırken aklıma aceto’nun Arsenal ilk üçe bile giremez tezi takılıyor. (devamını oku…)

Read Full Post »


zlatan ibrahimovic inter barcellona tuttosportHaberi duydum ve şaşırdım. Beklemiyordum. Bekleniyordu belki de. Ben neden beklemedim bilmiyorum. Yok biliyorum galiba. Zlatan gibi itici bulduğum bir futbolcuyu, belki de dünyanın en sempatik takımı Barcelona’ya yakıştıramıyordum. Bir de Eto’o gitmek istemiyordu Barca’dan takasla. Ben takasla transfer olmam da nası mantıksız bir düşüncedir. Takas edilmek istediğin kulüp Inter’se neyin egosundasın? Bonservis olarak giren çıkan kulübe. Takas olunca yıllık ücretinden bir şey kaybetmiyorsun ki… Neyse. Neden bu kadar takas muhabbeti geçtiğine geleyim.

Dün gece La gazetta della sport Inter Başkanı Moratti, Barcelona Başkanı Laporta ve Barcelona Sportif Direktörü Txiki Begiristain Milano da buluşup yemek yemiş. Yanlış anlamadıysam hem iade-i ziyaret hem de transfer konuşmak için bir araya gelmişler. Transferdeki isimler ise Zlatan Ibrahimovic ve Samuel Eto’o tabi ki. İki kulüp de birbirinin oyuncusunu isityor. Eh krizdeyken takas yapmak kalıyor ama bu nasıl bir takas ki ben çözemedim. Bu sabah hem AS hem de MARCA gazetelerinde okuduğuma göre Zlatan’ın ederi 35-40 milyon Euro civarında bir para ve Eto’o ve bir yıllık kiralik Hleb’miş. Bunun hesaplamasını nasıl yapıyorlar algılaması kolay değil. (devamını oku…)

Read Full Post »


owen7.thumbnail2Bugün açıklandı Manchester United’da gelecek sezon kimin hangi formayı giyeceği. En çok merak edilen konu da elbetteki 7 numaranın sahibinin kim olacağıydı. Herkes Cristiano Ronaldo’nun forması diye bahseder olmuş o ‘sihirli’ numaradan. Eski numaralandırma sistmine göre klasik bir sağ açık numarasını, sanki Portekizli oyuncu efsane haline getirmiş gibi konuşuyorlar. Görüldüğü gibi o 7 numaranın hastası değil, 9 numaraya sattı hemen ‘efsane’ numarayı. Gerçi o da biraz Raul etkisi ancak farketmez 77 giyebilirdi =). Zaten Manchester United’a ilk geldiğinde de 7 numara aklında yoktu. Zira Manchester’a ilk geldiğinde 28 numarayı istemiş amaFerguson ona 28 numarayı değil de, ”Manchester’da 7 numarayı efsaneler giyer” diyip 7 numarayı vermişti. (Bknz. Kanatları olmadan uçabilen tek canlı) Sir, bu sefer aynı davranışı (devamını oku…)

Read Full Post »


10numaraArdaŞu an hafızamı zorlamaktayım. En son birinci ligdeki hangi takım 22 yaşındaki bir oyuncusuna kaptanlık vermişti? Ben bir Gökdeniz’i hatırlıyorum. Çünkü biz de kaptanlık 30 yaşüstü futbolcu işidir hep. Abidir, tecrübelidir, işini bilir. Kişiliği önemli değildir! Galatasaray zamanında Emre’ye bugün yaptığını yapabilseydi, Emre şu anda çok daha iyi yerlerde olurdu. Ya da Inter’e kaçaradaım gitmeyip sabretseydi bugün Arda’nın konumunda olur ve Türk futbolunun gerçekten efsane isimlerinden biri olurdu. Şimdi ne yazık ki en çok olumsuz eleştiri alan ve tartışılan futbolculardan biri.
Arada bir yaptığı yaramazlıklara bile tahammül edilmese de, çok çalışan, dersini iyi yapan her çocuk gibi onun da yaramazlıkları olacak. Olmalı da. Yoksa hayat robot gibi geçmez. Ayrıca ne kadar tevazu sahibi bir insan ki, kendisinin kaptan olduğunun açıklandığı basın toplantısında “Ayhan Akman’a teşekkür ederim. İnanılmaz bir ağabeylik yaptı ve 22 yaşında birine kaptanlığı verdi. Herhalde kendi oğluna verilse bu kadar mutlu olurdu.” diyebildi. Ve o kadar samimi ki “Kusura bakmayın 22 yaşındayım heyecanlandım.” demekten çekinmedi. Ve bu kaptanlığı o kadar hakediyor ki “Ayhan Akman, Emre Aşık,Sabri’ye büyük saygım var.Bu kaptanlığı yaparken desteği onlardan alacağım. Karar alırken onlarla birlikte alacağım.” sözleriyle, takım kaptanlığının bireysellikle değil takımdaşlıkla, takımı bir arada tutarak, takımın abileriyle ortak kararlar-adımlar atarak  yürütülebileceğinin altını çizdi. “Ben 10 yaşında iken Harry Kewell’a karşı oynayan takımımı bir kasanın üzerinde izledim.” derken de bu formayı hala o 10 yaşındaki çocuğun yaşadığı heyecanla-tutkuyla taşıdığını anlattı. “Bilinmesini isterim takımda Emre Aşık’ın lafının üzerine laf söylenmeyecektir.” Emre Aşık’ın takımın has abisi olduğunu da herkese duyurarak, Emre Aşık’ın tüm takım için ne kadar önemli bir yeri olduğunu söyledi.

Arda yeni sezonda 10 numarayı giymek istemediğini de söyledi. Yani yine mütevazi bir futbolcu kişiliği olarak 66 numarasıyla devam edecekti futbol hayatına. Fakat göreve geldiğinden beri takımı, teknik direktörü ve transferleri çok iyi yöneten Haldun Üstünel ve Murat Yalçındağ, Arda’ya 10 numaralı formayı giydirmekte ısrar etti ve böylece sarı-kırmızılı takımın kendi efsanesi yarattı. Altyapıdan gelip bu onura erişen Bülent Korkmaz’dan sonra Arda Turan da efsane olmayı haketmişti. Arda Turan’a verilen bu forma bir hakediş tazminatıdır.

metin+oktayToplantının en baba lafı da Haldun Üstünel’in, bir gazeteciye tokat gibi cevabıdır. “Bu forma Lincoln’ün forması değil, Metin Oktay’ın formasıdır“…

Toplantının tam metni için tıkla. Bir de burada bak.

Yeni efsanemiz hepimize hayırlı olsun.

not: Arda’nın düzenleyeceği takım toplantılarında herkesin gülmekten yarılacağına eminim… =)

arda-turan-resim-5

Read Full Post »


SoccerFabio_468x328Liverpool’un defans oyuncusu Fabio Aurelio, yaz tatilinde çocuklarıyla futbol oynarken sakatlanmış. Ama öyle, kol-bacak şişmesi ya da 2 hafta da geçecek bir kırık değil sakatlığı. Bayaa dizi dönmüş adamın. Artık çocukları makasa mı aldılar, dize taban mı kaldırdılar naptılar anlamadım. Ama Aurelio’nun bu sakatlığı ısınmadan top oynayanlara ders olsun kardeşim. Artık ameliyathane mecburi istikamet oldu Brezilyalı için. Nereden baksan 6 ay sahalardan uzak. Bu da sezon açılışını kaçırdı demek anlamına geliyor. Hani diyorduk ya Rüştü’ye kramponunu temizlerken elini falçatayla kestiğinde geçirdiği sakatlık yüzünden “Sen profesyonel oyuncusun sağlığına dikkat edeceksin. Bu yüzden avrupada oynayamıyor bizimkiler efendim… peh keh teh…” Geçelim bunları arkadaşlar. Hepimiz insanız. Yumurta kırarken tavaya elimiz çarpabilir ve elimiz yanabilir, çay koyarken evdeki köpeğin çaydanlığı üzerine devirebilir vs… Bunlar normal şeyler… Bu haberin ardından Aurelio’nun sakatlığına benzer sakatlıklar ilk 10’u çıkarmış telegraph.co.uk. Of akıllara zarar…

Neyse biraz futbol yönüne dönelim işin. Bu sakatlığın Benitez için farklı anlamları da var tabi ki… Kendisinden istediği verimi alamadığı İtalyan Dossena’yı 7 milyon paund karşılığında Juventus’a satmanın hesaplarını yaparken planlar altüst oldu. Şimdi n’apsam diye kara kara düşünüyordur İspanyol. Bence hiç tereddüt etmeden satma kararının arkasında durabilir. Çünkü geçen yıldan yetiştirmeye başladığı Arjantinli Emilliano Insua o bölgeyi kapatabilecek yetenekte bir isim. Tecrübesi elbette tartışılır ama Arsenalli Kieran Gibbs, benim izlediğim maçlarda formasının ve bölgesinin hakkını vermişti. Ayrıca aynı bölgeye yazın PSG’den transfer edilen Chris Mavinga’nın da önemli katkı sağlayabileceği düşüncesindeyim. Hiç izlemedim 1991 doğumlu oyuncuyu ama Benitez onu Arsene Wenger’in elinden kaptıysa bu çocukta iş vardır.

Fabio Aurelio’ya acil şifalar dileklerimi iletirken, onu en kısa zamanda sahalarda bu güzel-alttaki golüne benzer golleriyle dönmesini bekliyor olacağım.

Fabio_Aurelio_1384250i

Vodpod videoları artık kullanılamıyor.

BU MAÇIN GOLLERİ İÇİN TIKLA!!-  CLICK TO WATCH 8 GOALS OF THIS GAME!!

Read Full Post »


Adidas’ın Güney Afrika’da düzenlenecek dünya kupası öncesi reklam kampanyası. Çizimler fena değil. En güzeli, en benzeri Gerrard ve Pienaar olmuş. Nereden bulduğumu hatırlamıyorum ama buldum işte. Koyalım bloglayalım evelallah dedim. Paylaşalım dedim. Paylaşım için sağol, yüreğine sağlık diyenlerinizi duyar gibiyim, duymazdan geleyim…

adidasgerrard

adidaskaka

adidaspienaar

adidasmorris

adidasmessi

Her çizimin üzerinde Kopanya yazıyor ya. Dedim nedir bu kopanya. Vuvuzela vari bir şey mi acaba derken öğrendim ki adidasın dizayn ettiği resmi dünya kupası topunun adıymış. Şuna benziyor…

kopanya

kopanya2

Read Full Post »


944168_medium

1. Hafta
(7-9 Ağustos)
Gaziantepspor-Galatasaray

Antalyaspor-Ankaraspor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Beşiktaş
Gençlerbirliği-Kayserispor
Bursaspor-Kasımpaşa
Manisaspor-Eskişehirspor
Diyarbakırspor-Ankaragücü
Sivasspor-Trabzonspor
Denizlispor-Fenerbahçe

2. Hafta:
(14-16 Ağustos)

Ankaraspor-Gençlerbirliği
Trabzonspor-Diyarbakırspor
Ankaragücü-Manisaspor
Eskişehirspor-Bursaspor
Beşiktaş-Antalyaspor
Kayserispor-Gaziantepspor
Galatasaray-Denizlispor
Kasımpaşa-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Fenerbahçe-Sivasspor

3. Hafta:
(21-23 Ağustos)

Denizlispor-Sivasspor
Gençlerbirliği-Beşiktaş
Bursaspor-Ankaragücü
Gaziantepspor-Ankaraspor
Antalyaspor-Kasımpaşa
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Eskişehirspor
Diyarbakırspor-Fenerbahçe
Galatasaray-Kayserispor
Manisaspor-Trabzonspor

4. Hafta:
(28-30 Ağustos)

Eskişehirspor-Antalyaspor
Beşiktaş-Gaziantepspor
Sivasspor-Diyarbakırspor
Ankaragücü-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Kasımpaşa-Gençlerbirliği
Ankaraspor-Galatasaray
Kayserispor-Denizlispor
Trabzonspor-Bursaspor
Fenerbahçe-Manisaspor

5. Hafta:
(11-13) Eylül

Gaziantepspor-Kasımpaşa
Kayserispor-Ankaraspor
Galatasaray-Beşiktaş
Denizlispor-Diyarbakırspor
Gençlerbirliği-Eskişehirspor
Antalyaspor-Ankaragücü
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Trabzonspor
Bursaspor-Fenerbahçe
Manisaspor-Sivasspor

6. Hafta:
(18-20) Eylül

Beşiktaş-Kayserispor
Ankaraspor-Denizlispor
Fenerbahçe-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Ankaragücü-Gençlerbirliği
Eskişehirspor-Gaziantepspor
Kasımpaşa-Galatasaray
Diyarbakırspor-Manisaspor
Sivasspor-Bursaspor
Trabzonspor-Antalyaspor

7. Hafta:
(25-27) Eylül

Gaziantepspor-Ankaragücü
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Sivasspor
Ankaraspor-Beşiktaş
Gençlerbirliği-Trabzonspor
Antalyaspor-Fenerbahçe
Bursaspor-Diyarbakırspor
Kayserispor-Kasımpaşa
Galatasaray-Eskişehirspor

Denizlispor-Manisaspor

8. Hafta:
(2-4 Ekim)

Fenerbahçe-Gençlerbirliği
Eskişehirspor-Kayserispor
Sivasspor-Antalyaspor
Ankaragücü-Galatasaray
Kasımpaşa-Ankaraspor
Beşiktaş-Denizlispor
Manisaspor-Bursaspor
Diyarbakırspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Trabzonspor-Gaziantepspor

9. Hafta:
(16-18 Ekim)

Antalyaspor-Diyarbakırspor
Beşiktaş-Kasımpaşa
Galatasaray-Trabzonspor
Gaziantepspor-Fenerbahçe
Gençlerbirliği-Sivassppor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Manisaspor
Ankaraspor-Eskişehirspor
Kayserispor-Ankaragücü
Denizlispor-Bursaspor

10. Hafta:
(23-25 Ekim)

Diyarbakırspor-Gençlerbirliği
Trabzonspor-Kayserispor
Fenerbahçe-Galatasaray
Ankaragücü-Ankaraspor
Eskişehirspor-Beşiktaş
Kasımpaşa-Denizlispor
Bursaspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Manisaspor-Antalyaspor
Sivasspor-Gaziantepspor

11. Hafta:
(30-31 Ekim-1 Kasım)

Beşiktaş-Ankaragücü
Ankaraspor-Trabzonspor
Denizlispor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Gaziantepspor-Diyarbakırspor
Gençlerbirliği-Manisaspor
Antalyaspor-Bursaspor
Kasımpaşa-Eskişehirspor
Kayserispor-Fenerbahçe
Galatasaray-Sivasspor

12. Hafta:
(6-8 Kasım)

Bursaspor-Gençlerbirliği
Diyarbakırspor-Galatasaray
Trabzonspor-Beşiktaş
Fenerbahçe-Ankaraspor
Ankaragücü-Kasımpaşa
Eskişehirspor-Denizlispor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Antalyaspor
Manisaspor-Gaziantepspor
Sivasspor-Kayserispor

13. Hafta:
(20-22 Kasım)

Gaziantepspor-Bursaspor
Ankaraspor-Sivasspor
Kayserispor-Diyarbakırspor
Gençlerbirliği-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Eskişehirspor-Ankaragücü
Kasımpaşa-Trabzonspor
Beşiktaş-Fenerbahçe
Galatasaray-Manisaspor
Denizlispor-Antalyaspor

14. Hafta:
(27-29 Kasım)

Antalyaspor-Gençlerbirliği
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Gaziantepspor
Trabzonspor-Eskişehirspor
Fenerbahçe-Kasımpaşa
Ankaragücü-Denizlispor
Bursaspor-Galatasaray
Manisaspor-Kayserispor
Diyarbakırspor-Ankaraspor
Sivasspor-Beşiktaş

15. Hafta:
(4-6 Aralık)

Gaziantepspor-Antalyaspor
Kasımpaşa-Sivasspor
Kayserispor-Bursaspor
Gençlerbirliği-Denizlispor
Eskişehirspor-Fenerbahçe
Beşiktaş-Diyarbakırspor
Ankaraspor-Manisaspor
Galatasaray-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Trabzonspor-Ankaragücü

16. Hafta:
(11-13 Aralık)

İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Kayserispor
Diyarbakırspor-Kasımpaşa
Denizlispor-Trabzonspor
Fenerbahçe-Ankaragücü
Gençlerbirliği-Gaziantepspor
Antalyaspor-Galatasaray
Bursaspor-Ankaraspor
Manisaspor-Beşiktaş
Sivasspor-Eskişehirspor

17.Hafta:
(18-20 Aralık)

Gaziantepspor-Denizlispor
Beşiktaş-Bursaspor
Galatasaray-Gençlerbirliği
Ankaragücü-Sivasspor
Eskişehirspor-Diyarbakırspor
Kasımpaşa-Manisaspor
Ankaraspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Kayserispor-Antalyaspor
Trabzonspor-Fenerbahçe

Read Full Post »


keita!

Galatasaray’ın flaş bir açıklama ile transferini açıkladığı Fildişi Sahilli futbolcu Abdul Kader Keïta orta sahada kanatlarda, özellikle sağ açıkta (forvet) forma giyebiliyor. Fildişi Milli Takımı’nın önemli bir elementi olan Keita Afrika Sports’ta başladığı kariyerine sırasıyla Tunus ekibi Etoile du Sahel, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Al Ain ve Katar’dan Al Sadd takımında forma giymişti.

2005 yılında Fransa’ya Lille ekibine gelen Keita’nın burada gösterdiği büyük çıkış futbol dünyasında sansasyon yaratmıştı ve Keita 2007 yazında 16 milyon avro bonservis bedeliyle Lyon’a transfer olmuştu. Lyon’da bu süreç içinde 52 maça çıkarken 5 gol kaydetti. Lille’den sonra Lyon’da bekleneni verememişti. Fildişi Sahilli futbolcunun adı daha önce Manchester United, Inter, AC Milan ve Liverpool gibi Avrupa’nın dev ekipleriyle geçmişti. Keita’nın futbol açısından en büyük özelliği ise sürati, çizgide rahat adam geçmesi ve ofansif yönünün kuvvetli oluşu, özellikle şutları…

KÜNYE
Tam ad: Abdul Kader Keïta
Doğum tarihi: 6 Ağustos, 1981
Doğum yeri: Abidjan, Fildişi Sahili
Boy: 1.84
Mevkii: Orta saha, Forvet
Kariyeri;
1999-2000 Africa Sports 23 (4)
2000-2001 Etoile du Sahel 22 (7)
2001-2002 Al Ain 19 (6)
2002-2005 Al Sadd 71 (23)
2005-2007 Lille 63 (14)
2007-2009 Lyon 52 (5)
2009-….    Galatasaray

kaynak: sporx

Elbette kendi yorumlarımı da yazacağım bu transferle ilgili! Öyle copy-paste bloggerlığı yapmam. Geçici bir çözümdür bu.  Şimdilik biraz bekleteceğim sizleri. Sadece ters köşeye yatacağımızı biliyorduk. (Bknz. alt başlık Transfersiz de yeterli. Verimli transfer yapmak gerek alt başlığının hemen üstü.) Videosu için durmayın tıklayın!!!

(devamını oku…)

Read Full Post »


ozer_hurmaci_fb-250x250Bir Galatsaraylı olarak, takımımda görmek istediğim ne kadar yerli futbolcu varsa Fenerbahçe’ye, Beşiktaş’a gittiler. Mehmet Topuz değil belki ama Özer Hurmacı’yı inanılmaz istiyordum. Hatta Mehmet Topal gidecekse, Özer gelsindi takıma. Zira Özer, Topal’ın hem defansif hem de ofansif yeteneklerinden bir kademe daha iyi bir oyuncu bence. Neyse gitti Fener’e ya da paraya bilemeyiz o kadarını. Benim için artık önemli olan Ulusal Takım’ın aldığı başarıları olduğundan bu transferin bir şekilde ve illa ki Ay-Yıldızlı formaya olumlu etki edeceğini düşünüyorum. Aynı dileklerim Bekir İrtegün için de geçerli.

Beşiktaş da İsmail Köybaşı’nı kadrosuna kattı. Hiç izlemediğim ama Uğur Meleke tarafından çok methedilen Karşıyaka’lı sağ bek Rıdvan’ın da eli kulağında anlaşılana göre. Fakat bu transferde çok büyük bir zaaf var bence. (devamını oku…)

Read Full Post »


BRITAIN SOCCEROh be hacı Liverpool’a da transfer olduk

Haydee, şappi şappi…

Liverpool bir kaç sezondur şampiyonluğu kazanmak yolunda önemli ve istikrarlı bir yönetim tarzı uyguladı fakat Manchester United’ın C.Ronaldo’lu hegemonyası buna izin vermedi. Cheslea’nin parası, Arsenal’in gençleri derken ilk dört istikrarına devam ettiler. Geçen sezon çok yaklaşmışlardı fakat rotasyonun nasıl yapılacağını çok güzel bir şekilde Rafael Benitez’e öğreten Alex Ferguson, yamulmuyorsam Şubat ve sonrasında liderliği tekrar ele geçirdi. C.Ronaldo’nun Real Madrid’e transferi sonrası “Artık sıra bizde” demişti F.Torres bir kaç gün evvel. Yani aslında Liverpool’un golcüsü bile kendilerini umutsuzmuş geçen sezon. Konuyu amma da dağıtmışım haberim yok. Var var bak nasıl toparlayacağım şimdi. (devamını oku…)

Read Full Post »


servetcetinDün ilk aceto‘dan okudum. Servet’in Marsilya’ya gitmesi için iki kulüp küçük pürüzler dışında oyuncunun bonservisi konusunda anlaşmıştı. Yani yönetimden Servet’in gidişi konusunda onay çıkmıştı. Polat söylediği bir sözün daha arkasında duramıyordu. Ancak yönetimin “iyi bir teklif geldiği takdirde çok ısrar etmeyiz” düşüncesi de herkes tarafından bilinen bir gerçek. Bu yüzden “ulan yine sözünü tutamadın be Polat. Ne biçim başkansın!” gibi lafların anlamı. Devre arasında Meira’nın gidişi ne kadar takımın geleceği için kötü sonuçlar doğurduysa da maddi açıdan en isabetli transferdi. Meira’yı bir daha 1,5 milyo Euro farkla satmak şansı doğmayabilirdi. Meira gitmeseydi de kazanmak için mücadele ettiğimiz tüm kupaların bizim olacağı garanti miydi hem…

İşte Servet de tam da bu yüzden gitmeli. An itibariyle resmi sayfadan henüz bir açıklama yok… (devamını oku…)

Read Full Post »

Older Posts »