Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘futbol’ Category


m sarpÇok önce demiştim “Mustafa Sarp gelmesin” diye… Geldiğinde de Gelecek yıl Avrupa Ligi’nde Galatasaray’la mücadele edebilecek çapta bir yeteneğe sahip değil. ” demiştim… Söylediklerimin doğru çıkmaya başlaması haklı olduğumun kanıtlanıp egomun okşanmasından çok, Galatasaray’ın kayıplarının çoğalması üzüyor beni.

Evet ileride uçta 6 tane birbirinden kariyerli ve yetenekli adamlarımız var. Fakat bu 6 adamın yükünü ne kadar kaldırabiliyor Mustafa Sarp? Ve Ayhan tabi ki… Deniyordu ya, “Galatasaray henüz üst düzey bir takımla oynamadı. Galibiyetler yanıltıcı olabilir”… Onlar da genel olarak değil ama orta ikilinin zayıflığı konusunda haklı çıktılar, ne yazık ki… (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »


arda-turanHakediş” demiştim kaptanlık ve 10 numara verildiğinde. Saha dışı kişiliği ve saha içi oyunuyla bu iki unvana layık görülmesi pek normaldi. Fakat fazla mı pembeyi o anda gözlüklerimiz? Hem milli takımın, hem de ülkenin en büyük kulüplerinden Galatasaray’ın yetiştirdiği dünya yıldızı sıfatını alan son isimdi. Pazar gününe dek de kendisine verilen kaptanlığı gerçekten çok iyi götürmüştü.

Maç öncesi bir haftasonu gazetesinde ropörtajı çıkmıştı. “Allah bana o formayı giydirmesin” diyordu: “Ben o kadar profesyonel değilim…” Ne kadar profesyonel acaba sorusuna cevabını yine kendisi verdi Kadıköy’deki derbiye ısınırken… (daha&helliip;)

Read Full Post »


todareistodo

Tüm stadında “to dare is to do” yazar büyük puntolarla White Hart Lane’in tribünlerinin hepsinde. “Yapmak Cesaret Etmektir” diye çevrilebilir. Şimdi bulamadım ama daha önceki Tottenham yazılarımdan birinde bundan bahsetmiştim. Ve Tottenham’ın tarihi hakkında daha ayrıntılı yazılar yazacağımı da belirtmiştim. Bu projemi de bugünkü maçın ardından gerçekleştireceğimi tekrardan bildiriyorum. İkinci kez söyledikten sonra da yazmamazlık edersem kendime büyük ayıp olacak. Haydi maça geçelim. (daha&helliip;)

Read Full Post »


obama-topaloğluEvet Trabzon havaalanında böyle karşılanıyorsunuz. Bence dünyanın en komik durumu. Bir yanda Obama, diğer yanda Topaloğlu. Görür görmez ne yaşayacağını şaşırıyor insan. Zaten uçak inerken sağıma bakıyorum uçak evlerin dibinden geçiyor. Soluma bakıyorum deniz var. Nereye indiğimizi tam anlayamamanın şoku ve havaalanının yerine olan hayranlığım katılıyor. Ardından da bu reklamı görünce dumur olmakla karadenizli zekasını övmek arasında kalmaktan ne yapacağını bilemiyor ve sadece gülüyorsun. Sabahın 8buçuğunda böyle neşeli bir şekilde karşılanmak tabi ki ilaç gibi geliyor. Bir anda uykusu açılıyor insanın. E peki ne işim var benim sabahın köründe orada değil mi? (daha&helliip;)

Read Full Post »


polatSabah’ın ilk ışıkları değil belki ama öğrenci bir kişi olarak saat 9.30’da işte olmak sabahın ilk saatleri demektir. Kalkıp geldik işe. Gazetleri okudum bir bir. Sonra sıra ajans takibine geldi. Klasik rutinler bunlar. Ntvspor’da başlayan Fuat Akdağ ve Mehmet Demirkol’un 11.30-12.30 arasında yaptığı “gülmenin yasak olduğu” Spor Servisi programı da artık bir rutin olarak yerini aldığından onu da açtık izliyoruz. Fuat Akdağ arada bir laf etti ki şaştım gerçekten. Adnan Polat’a yeni uygulamasından dolayı teşekkürlerini sunuyordu. Sezon başı ve ortası kamplarda çok klişe bir durum olan taraftar-basın-baklava-futbolcu ilişkisi tersine dönmüştü. Bu sefer ilişkinin sıralaması Galatasaray Yönetimi-baklava-basın olarak yer değiştirmişti. Öğle saatlerine doğru İmam Çağdaş imzalı baklavalar bizim servise de ulaşmıştı. Yemeğin üzerine gelen baklavalar ilaç gibi gelmişti. Adnan Polat’ın yaptığı bu uygulamayı nefis “tatlı” buldum. İnanılmaz bir hareket. Kulübü herkesten büyük görüp, ego şişirmektense, birliktelik ve hiyerarşiyi ortadan kaldıran bir mesaj veriyordu. Belki de transferlerin hiçbirini tutturamayan basın mensuplarına “siz bizim transferleri konuşmayın. buyrun tatlımızdan alın üstüne de soğuk bir su için.” demeye getirmek istedi. Bilemeyiz. =) Darısı Aziz Yıldırım ve Yıldırım Demirören başta olmak üzere diğer kulüp başkanlarımızın başına…

Read Full Post »


özer-sakat

İlk gördüğümde çok güldüm. Ne yani, “deliyim gözü kara deliyim yakarım Roma’yı da yakarım ben…” mi demek istiyor dedim Özer. Ama bence harbiden delice bir açıklama. Ya da bunlar basının çarptırmaları da diyebiliriz. Çünkü Özer’in demek istediği aslında çok açık. Haberi okuyunca da bu çok rahat anlaşılıyor. “Öncelikle hafif bir korku oluyor insanın içinde. Tekrarlar mı korkusu veya ikili mücadelelerde doğal olarak bir korku var ve kontrollü oynuyorsunuz” diyor Özer mikrofonlara ya da ses kayıt cihazlarına ama şu cümlesi beni derinden “yaraladı” hakkaten.

Özer Hurmacı: Fiziksel olarak bir sakatlığım kalmadı. Şimdi sadece psikolojik olarak bir küçük sakatlığım var. Nasıl yani?

Ne yazık ki, çok sevdiğim, Fenerbahçe’nin transfer etmesine en çok üzüldüğüm, oyununu çok beğendim bir oyuncunun böyle bir açıklama yapması beni kendisinden soğuttu valla… En azından klişe bir yorum çıkmamış kendisinden, farklı demeçler verme çabasından dolayı kendisini tebrik eder ivedilikle yeşil sahalarda görmek isteriz.

Read Full Post »


turkcell-cellocan

published @ insidefutbol on 07/08/2009

Super Lig was one of the most exciting for many years, partly because of its unpredictability. For large parts of the campaign it really did seem as if Sivasspor would claim the title and break the monopoly of the big Istanbul clubs. If that had happened it would have been an earth shattering event for the Turkish game. In the end Besiktas came through to take the title, but the pain for Istanbul was still evident as Galatasaray and Fenerbahce both did appallingly.

Both Galatasaray and Fenerbahce have new coaches and have invested in talent once again to try to ensure last season does not repeat itself. There is also quality further down the league and no-one can take anything for granted. It looks like the excitement will continue!
 
Galatasaray (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »